İçeriğe geç
KPSSCini - sınav kazandırıyoruz!
Deneme sınavıKPSS

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 21

30 soru60 dakikaOrta

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 21 güncel sınav yılına uygun olarak hazırlanmış sorular ile oluşturulmuştur.

Reklam
Soru sayısı
30
Süre
60 dakika
Değerlendirme
4 yanlış 1 doğruyu götürür
Üye girişi yaparsan sonuçların ve yanlışların kaydedilir.
Testteki soruları önizle
  1. Soru 1

    Roman okumanın kültürü yaratacağı yerde, kültü­rün romanı------bir gerçektir. Çünkü romanı en gizli köşe bucaklarına kadar aydınlatan, okuyucunun

    kültürüdür. Yalnız romanı, şiiri değil, doğayı ve toplumu ------- insanın kültürü ile orantılıdır.

    Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

    1. A)yazdığı - bilmek
    2. B)ürettiği - yazmak
    3. C)yarattığı - kavramak
    4. D)sattığı - okumak
    5. E)biçimlediği - incelemek
  2. Soru 2

    Her çağın edebiyatında olduğu gibi bugünkü ede­biyatımızın da elbette firesi olacaktır. Yeni yetişen

    genç şairlerimizin birbirlerini izlediklerini, çoğu yaz­dıklarının hep birbirine benzediğini söyleyenlere

    ben de katılırım. Biri bir yol tutup kendini gösterdi mi arkasına takılan takılana.

    Bu parçada altı çizili ifade ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)Özgün yazarların zamanla artacağı
    2. B)Özgün yazarların zamanla azalacağı
    3. C)Özgün yazarların zamanla yetişeceği
    4. D)Özgün yazarların zamanla beğenileceği
    5. E)Özgün yazarların zamanla zenginleşeceği
  3. Soru 3

    (I) Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Hüseyin Rahmi'nin yıldızı sönmeye başlar, yazdıkları okun­maz olur. (II) Çünkü onun anlattığı insanlar, canlandırdığı sahneler artık yok olup gitmiştir. (III) Bu­gün atlı tramvaylarla, eski Kâğıthane âlemleriyle, mahalle kadınlarının dedikodularıyla, Batı kültü­rünü hazmetmemiş boş kafalı, züppe tiplerle artık kim ilgilensin? (IV) Zamanındaki olaylarla yetinen romancıların, bu olaylar değişince romanları da er geç bir köşeye atılır. (V) Onun romanları olsa olsa, bu memleketin töreleri, folkloru ile uğraşanları ilgilendirebilir.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    1. A)I. cümlede Hüseyin Rahmi’nin Cumhuriyet ön­cesi ilgi gören bir yazar olduğu söylenmiştir.
    2. B)II. cümlede onun anlattığı hayatın öldüğünden bahsedilmiştir.,
    3. C)III, cümlede Cumhuriyet sonrasında insanların eski ile pek ilgilenmediğine değinilmiştir.
    4. D)

      IV. cümlede Hüseyin Rahmi’nin romanlarının
      ilgi görmediği yönünde saptamada bulunulmuş­tur.

    5. E)V. cümlede Hüseyin Rahmi’nin romanlarının halk bilimi açısından önemsiz oluşundan söz edilmiştir.
  4. Soru 4

    (I) Günümüzde, edebiyat dergilerini istila eden ma­kale türünün kazandığı mesafeden rahatsız olma­mak mümkün değil. (II) Makale türü yazıların hac­

    mi, edebiyat ve sanat dergilerimizde eleştiriyi, de­nemeyi ve emsali yazı türlerini iyice köşeye sıkıştır­

    dı. (ili) Bu durum, adı geçen türün tabiatından ziya­de, edebiyata ve sanata karşı alakasızlığımızın ya­rattığı boşluktan kaynaklanıyor. (IV) Artık okuduğu­nuz her yazı, gazete sayfalarına özgü kalması ge­reken bu türün kokusunu yansıtıyor. (V) Bugün sa­nat dünyasındaki cansızlık edebiyat dergilerindeki edebî eserlerin azalmasına bağlı olsa gerek.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde neden - sonuç ilişkisi yoktur?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V,
  5. Soru 5

    (I) Hikâye, nüansları yakalama sanatıdır. (II) O, roman gibi bütün bir hayat topuyla kucaklamaz. (III) İyi bir

    hikâyede gereksiz, tablosunu çizdiği enstantane içinde hedefini bulmamış kelimeler yoktur. (IV) Hikâyeci, kelimelerini hesaplayarak ve bir seçime bağlı tutarak

    kullanmak zorundadır. (V) Onun alanı, romanın soluk­lu ve geniş alanından yoksundur çünkü.

    Bu parçada ki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına uygun olarak '‘Bu yüzden iyl bir romano her zaman jyi bir

    hikâyeci olmayabilir.’’ cümlesi getirilebilir?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  6. Soru 6

    (I) Çanakkale Muharebelerinin devam ettiği günler­ de yeya harp sonrasında bazı heyetler Çanakka­le harp, sahasını ziyaret etmişlerdir. (II) Bu heyet­lerin, bir kısmı yerli bir kısmı da yabancıdır. (III) He­yet mensupları arasında gazeteciler, edebiyatçılar ve milletvekilleri gibi farklı kişiler bulunmaktadır. (IV) Kurtuluş:Savacı sırasında gazeteci ve edebiyatçı­lardan oluşan bir heyet de Ege Bölgesi'ni gezer. (V) Savaş sırasında Çanakkale cephesi’ne yapılan zi­yaretlerin, bir yanıyla askere moral verilmesi bir ya­nıyla da cephede savaşan askerlerin kahramanlık ve fedakârlıklarının cephe gerisine anlatılması ba­kımından önemi büyüktür.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  7. Soru 7

    L Suya;atılan taşların oluşturduğu halkalar gibi dağılıp gidiyordu düşünceleri.

    II. Bir gece, herkes uykuya dalınca düşündüğü mektubu yazmaya koyuldu.

    llL Önu rahatşız edecek hiçbir şey ve hiç kimse olmadiği hâlde, çok heyecanlıydı.

    IV. Önce, mektuba nasıl başiaması gerektiğini sor­du kendi kendine,

    V„ Onıi yazdi.olmadı, bunu yazdı olmadı. Yazdıkla­rını hiç beğenmiyordu.

    Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında han­gisi baştan beşinci olur?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  8. Soru 8

    Hayalleri süsleyen şehir İstanbul ... (I)  bana göre

    baharda gezilmeli. Kışın rahatsız edecek kadar

    soğuk olmasa da yazın nemli ... (II) çok sıcak oluyor.

    Baharın ılık .... (III) serin günlerinde üşüöeden ... (IV)

    terlemeden .... (V) yazın bunaltıcı havasını solumadan

    İstanbul’u gezmek en güzeli.

    Bu parçadaki numaralanmış virgüllerden hangi­sinin işlevi diğerlerinden farklıdır?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  9. Soru 9

    (I) Bu durum onu yıldırmıyor, hiç kimseden yardım

    beklemeden mücadele ediyordu. (İl) Artık blrşeyler

    yapmanın vakti gelmedi mi, diye sorup duruyordu

    ortalıkta; (III) Olan biten karşısında çabalıyor fakat

    dostları onu hep yanlız bırakiyordü. (IV) Onun yap­tığını Donklşötluk olarak düşünenler bile vardı. (V)

    Ne diyelim, bu çağda şövalyelik yapmak bir işe ya­rar mı acaba?

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde yazım yanlışı yoktur?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  10. Soru 10

    Yemeklerini yedikten sonra bir süre yürüyor ve mi­desini rahatlatıyor, sonra denize balıklama atlayıp yüzerek epeyce açılıyordu.

    Bu parçada kim i sözcüklerin yapısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    1. A)“ yemeklerini” sözcüğünde' birden fazla çekim eki kullanılmıştır.
    2. B)“midesini” sözcüğünde tamlanan eki kullanıl­mıştır.
    3. C)“rahatlatıyor” sözcüğünde isimden fiij yapını eki kullanılmıştır.
    4. D)“balıklama” sözcüğünde fiilden fiil yapım eki kullanılmıştır.
    5. E)'‘açılıyordu” sözcüğünde yapırh ekiyle Çekim; eki bir arada kullanılmıştır.
  11. Soru 11

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlüsü düşmüş bir kelime yoktur?

    1. A)Beni birden karşısında görünce beti benzi attı, ne diyeceğini bilemedi.
    2. B)Ne derlerse desinler benim almm açık başım dik, dedi.
    3. C)Onu bulduğumda, karnı çok aç olduğu için he­men ona bir şeyler yedirdim.
    4. D)Size yanlış bilgi vermiş olmayayım, sanırım bu olay geçen yazdı.
    5. E)Kedi birkaç gün içinde âdeta ailemizin bir ferdi oldu.
  12. Soru 12

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kötü” sözcüğü diğerlerinden farklı türdedir?

    1. A)Odayı biraz havalandıralım, oldukça kötü kokuyor dedi.
    2. B)Ülkenin kötü yönetildiğini düşünen halk seçim­leri bekliyordu.
    3. C)

      Kimseye karşı kötü düşünmüyor, herkese iyilik
      yapmaya çalışıyordu.

    4. D)Bugünkü harcamalarına bakmamak lazım, vak­tiyle kötü günleri de oldu.
    5. E)Ekonomide kötü giden bir şeyler yok mu diye soranlar da vardı.
  13. Soru 13

    Aşağıdakilerin hangisinde isim tamlamasının unsurlarından biri cümle biçimindedir?

    1. A)Güzel haberi almanın sevinciyle kendinden geçti ve bir süre ne diyeceğini bilemedi.
    2. B)Suya atılan taşların oluşturduğu halkalar gibi dağılıp gidiyordu düşünceleri.
    3. C)Yakında fiyatlar bir hayli artacak haberi, herke­sin marketlere hücumuna sebep olmuştu.
    4. D)

      Bir gece herkes uykuya dalınca, düşündüğü
      mektubu yazmaya koyuldu.

    5. E)Önce, mektuba nasıl başlaması gerektiğini sordu kendi kendine.
  14. Soru 14

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çıkma (ayrıl­ma) durumu eki diğerlerinden farklı bir işlevde

    kullanılmıştır?

    1. A)Yarın Ankara’ya gideceğinden akşamdan valizi­ni hazırladı.
    2. B)

      Yol yapım çalışmalarından dolayı sokakta bü­
      yük bir gürültü vardı.

    3. C)Üniversiteyi kazandığını öğrenince sevinçten havalara uçtu.
    4. D)

      Artık, lisedeki arkadaşlarından ayrılma vakti
      gelmişti.

    5. E)

      Kayıt gününü iple çektiğinden günlerdir âdeta
      uyku uyumuyordu.

  15. Soru 15

    (I) Üniversiteye adım atacak olmanın telaşı içindey­di. (II) Kaydını yaptırdığı için annesi de çok sevin­mişti. (III) İlk zamanlar Sınıfta kendisini çok yalnız hissetti. (IV) Ancak birkaç hafta içinde yeni arkadaş­ları oldu. (V) Dersleri dikkatle dinliyor.ve hocalarının anlattıklarını not alıyordu.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir sözcüğün yapısındaki iyelik eki çıka­rıldığında cümlenin anlamı bozulmaz?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  16. Soru 16

    Edebiyat benim ne işime yarayacak diye soranla­ra her zaman rastlanmıştır. Hayatın amacı yiyip iç­mekten, uyuyup gezmekten ibaret bir anlamla sı­nırlıysa zaten geriye diyecek bir söz kalmıyor. Şiirin hayatımızda neyi değiştirdiği konusu, aslına bakılır­sa, bu işe hayatlarını vakfetmiş insanların bile ko­lay kolay somut cevaplar veremeyecekleri bir soru­dur. Şiirin her şeyden önce bizim bilincimizi değiştir­ildiğini söylemek bence yeterlidir. Bilincimiz değişir­se hayata ve kendi hayatımıza müdahale edebilme

    yeteneği kazanmış oluruz.

    Bu parçaya göre şiir okumakla ilgili olarak aşa­ğıda kilerden hangisi söylenemez?

    1. A)Hayatın gayesi içinde şiir okumaya da yer ayrılmalıdır.
    2. B)Şiir okumak İnsanın bilincinin yerinde olmasını ve gelişmesini sağlar.
    3. C)Şiir okumanın insan hayatına etkisini gözle gö­rülür bir şekilde ortaya koymak zordur.
    4. D)Şiir okumak insanın bilincini değiştiren faktörler­den biridir.
    5. E)Şiir, okuyana hayata müdahale edebilme yete­neği kazandırır.
  17. Soru 17

    Klasik roman iki boyutludur; zaman ve mekân boyutlarıyla bağlıdır. Klasik romanın zaman anlayışı

    oldukça mekanik bir düzeyde gelişir:- Roman örgü­sü, daha baştan zamanın üç hâli ile kayıtlanmıştır,

    Klasik romanda, mekânın ve eşyanın görünüşü de statik bir durumdadır. Mekânla ve eşyayla insan içli dışlı değildir. Eşya ve mekân, insanın dışında ondan ayrı bir yerde durur, Ancak bu durum böyle kalmamıştır.

    Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre

    getirilebilecek en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)İnsanın zamanla olduğu kadar, mekân ve eşyayla da bir hesaplaşması vardır.
    2. B)

      Zaman ve mekân karşısındaki bu tavır çağımız
      romanında değişmeye başlamıştır.

    3. C)Zaman ve mekân insan bilincinin dışında bir olgu hâline gelmiştir.
    4. D)

      Klasik romanda zaman ve mekân bilincin akışı
      içinde bütünleşmiştir.

    5. E)Geleneksel romanda zaman ve mekân boyutları yeni bir boyut daha kazanmıştır.
  18. Soru 18

    Bir an için, edebiyat eserini soyut olarak sırf haz aracı diye kabul etsek bile bize bu hazzı, tadı ve­ren etkinin onun üslubundan, biçiminden, kabuğun­daki süsten ileri geldiğini söylememiz çok güçtür. Kabuktaki süsün bunca dayanıklı olabileceğini ile­ri sürmek, aklı çok zorlamak olur. Aslında kabuktan ibaret eserin zaman karşısında un ufak olup gitti­ği bir gerçekken, zaman karşısında dayanan eserin basit bir üslup ve biçim marifeti olmadığı kendiliğin­den belirir.

    Bu parçaya göre, edebiyat eseri ile ilgili yanlış

    anlayış aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)Bir edebiyat eseri sadece biçim-ve üsluptan iba­ret değildir.
    2. B)Edebiyat eserinin biçim ve üslubu okurun beğenisini etkiler.
    3. C)Biçim ve üslup başarısı edebiyat eserinin ömrü­nü uzatan tek etken değildir.
    4. D)Edebiyat eserinin kıymeti yalnızca biçim ve üs­lup başarısından gelir.
    5. E)

      Edebiyat eseri insana haz veren vasıta olarak
      görülebilir.

  19. Soru 19

    19 - 20 soruları parçaya göre cevaplayınız.

    Makber mukaddimesi, edebiyat tarihimizde, yeni bir şiir telâkkisi ifade eden eri kuvveti! metinlerden biri­dir. Hâmid, burada, vücuda getirdiği ve o tarihten iti­baren vücuda getirmek istediği şiirin mahiyetini, çok kesif ve bariz bir surette ahlatır; Recaîzâde-Mah­mud Ekrem ve ondan sonra gelen mühim ekseriyet, bu mukaddimede ortaya konulan şiir telakkisini

    tefsir ve tekrar etmiş; hatta bugün yeni sanat görüşleriyle temas etmemiş bazı kimseler, aynı telakinin nüfuzu altından kendilerini kurtaramamışlardır. Fakat hemen söylemek lazımdır ki Hâmid'in bu şiir telâkkisi ve şiiri, edebiyat tarihimizde mühim bir '‘merhale" olmuş, şiirimizin tekâmülünde büyük bir rol oynamıştır. Bununla beraber, aynı telakkinin za­manımıza kadar süren tesirinin, sakat bir cereyanı beslediği de inkâr olunamaz.

    Bu parçaya göre aşağıdakilerden Hangisi Abdülhak Hâmid’in edebiyat tarihimizdeki önemini belirtmektedir?

    1. A)Yazdığı eserlerin günümüz şairlerine bile tesir etmesi
    2. B)Yazdığı ve yazacağı şiirlerin mahiyetini bariz bir şekiide anlatması
    3. C)Yazdığı eserlerin çağdaşlarınca taklit ve tekrar edilmesi
    4. D)Yeni bîr şiir anlayışını dile getiren eser yazmış olması
    5. E)Eserlerinden Recaîzâde Mahmud Ekrem ve di­ğer sanatçıların etkilenmiş olması
  20. Soru 20

    19 - 20 soruları parçaya göre cevaplayınız.

    Makber mukaddimesi, edebiyat tarihimizde, yeni bir şiir telâkkisi ifade eden eri kuvveti! metinlerden biri­dir. Hâmid, burada, vücuda getirdiği ve o tarihten iti­baren vücuda getirmek istediği şiirin mahiyetini, çok kesif ve bariz bir surette ahlatır; Recaîzâde-Mah­mud Ekrem ve ondan sonra gelen mühim ekseriyet, bu mukaddimede ortaya konulan şiir telakkisini

    tefsir ve tekrar etmiş; hatta bugün yeni sanat görüşleriyle temas etmemiş bazı kimseler, aynı telakinin nüfuzu altından kendilerini kurtaramamışlardır. Fakat hemen söylemek lazımdır ki Hâmid'in bu şiir telâkkisi ve şiiri, edebiyat tarihimizde mühim bir '‘merhale" olmuş, şiirimizin tekâmülünde büyük bir rol oynamıştır. Bununla beraber, aynı telakkinin za­manımıza kadar süren tesirinin, sakat bir cereyanı beslediği de inkâr olunamaz.

    Bu parçaya göre aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

    1. A)Makber mukaddimesinde şiir anlayışı ifade edilmiştir.
    2. B)Recaîzâde Mahmud Ekrem ve bazı şairler mak­ber mukaddimesine benzer metinler yazmışlar­dır.
    3. C)

      Makber mukaddimesi şairleri olumlu yönde
      besleyen bir metindir.

    4. D)

      Makber mukaddimesi şiirimizin ,gelişmesinde
      büyük bir rol oynamıştır.

    5. E)Makber mukaddimesinin tesiri zamanımıza ka­dar sürmüştür.
  21. Soru 21

    21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    (I) Gerçekliğe dönüşen bilgi, sadece beynin belli bir

    bölümünde değil, tamamında işlenmekte ve depo­

    lanmaktadır. (il) Gerçekliğin beynimizde meydana

    gelişi şu şekilde gerçekleşmektedir: Beynimiz, baş-

    ka bir boyuttan, zaman ve uzayı aşan anlamlı örün-

    tülenmiş temel gerçeklik alanından gelen frekans­

    ları yorumlayarak 'somut’ gerçekliği matematiksel

    olarak yaratır, (III) Buna göre, beyin, gerçekliği ora­

    da depolanan bilgiyi yorumlayarak (işleyerek) ger­

    çekliğe dönüştürür ki bu, tıpkı bilgisayarın hafıza­

    sındaki bilginin monitörde görülebilir, hoparlörden

    duyulabilir bir konuma dönüşmesine benzemekte­

    dir. (IV) Beyin, gerçekten de bir bilgi işlemcisidir fa­

    kat aynı zamanda da bilgisayarlarla paylaşamaya­

    cağı başka özelliklere sahip olup zihnin çalışma tar­

    zı, bir bilgisayarı işleyişi ile kıyaslanamayacak ka­

    dar karmaşıktır. (V) Aslında bütün gerçeklik, zihin­

    lerimize gönderilen elektriksel sinyallerden ibarettir

    ve bu durumda gerçeklik, zihnî ameliyenin bir ürü­

    nü ya da ona indirgenen bir ofgu olarak karşımıza

    çıkmaktadır.

    Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap

    olarak söylenmiş olabilir?

    1. A)

      Gerçeklik zihnin İşleyişinin bir ürünü mü yoksa
      ona indirgenen bir olgu mudur?

    2. B)

      Gerçeklik nedir ve beynimizde nasıl meydana
      gelmektedir?

    3. C)

      Beynin çalışma sistemi ile bilgisayar arasında
      nasıl bir benzerlik vardır?

    4. D)Gerçeklik sadece beynin belli bîr bölümünde mi yoksa tamamında mı depolanmaktadır?
    5. E)Beyin somut gerçekliği matematiksel olarak na­sıl yaratır?
  22. Soru 22

    21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    (I) Gerçekliğe dönüşen bilgi, sadece beynin belli bir

    bölümünde değil, tamamında işlenmekte ve depo­

    lanmaktadır. (il) Gerçekliğin beynimizde meydana

    gelişi şu şekilde gerçekleşmektedir: Beynimiz, baş-

    ka bir boyuttan, zaman ve uzayı aşan anlamlı örün-

    tülenmiş temel gerçeklik alanından gelen frekans­

    ları yorumlayarak 'somut’ gerçekliği matematiksel

    olarak yaratır, (III) Buna göre, beyin, gerçekliği ora­

    da depolanan bilgiyi yorumlayarak (işleyerek) ger­

    çekliğe dönüştürür ki bu, tıpkı bilgisayarın hafıza­

    sındaki bilginin monitörde görülebilir, hoparlörden

    duyulabilir bir konuma dönüşmesine benzemekte­

    dir. (IV) Beyin, gerçekten de bir bilgi işlemcisidir fa­

    kat aynı zamanda da bilgisayarlarla paylaşamaya­

    cağı başka özelliklere sahip olup zihnin çalışma tar­

    zı, bir bilgisayarı işleyişi ile kıyaslanamayacak ka­

    dar karmaşıktır. (V) Aslında bütün gerçeklik, zihin­

    lerimize gönderilen elektriksel sinyallerden ibarettir

    ve bu durumda gerçeklik, zihnî ameliyenin bir ürü­

    nü ya da ona indirgenen bir ofgu olarak karşımıza

    çıkmaktadır.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili

    aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    1. A)I. cümlede gerçekliğin işlenmesi ve depolanmasından bahsedilmiştir.
    2. B)

      II. cümlede gerçekliğin nasıl meydana geldiği
      anlatılmıştır.

    3. C)III. cümlede beynin ve bilgisayarın çalışması anlatılmıştır.
    4. D)IV. cümlede beyin ile bilgisayar arasında karşılaştırma yapılmıştır.
    5. E)

      V. cümlede gerçeklik hakkında bir benzetmeye
      yer verilmiştir.

  23. Soru 23

    21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    (I) Gerçekliğe dönüşen bilgi, sadece beynin belli bir

    bölümünde değil, tamamında işlenmekte ve depo­

    lanmaktadır. (il) Gerçekliğin beynimizde meydana

    gelişi şu şekilde gerçekleşmektedir: Beynimiz, baş-

    ka bir boyuttan, zaman ve uzayı aşan anlamlı örün-

    tülenmiş temel gerçeklik alanından gelen frekans­

    ları yorumlayarak 'somut’ gerçekliği matematiksel

    olarak yaratır, (III) Buna göre, beyin, gerçekliği ora­

    da depolanan bilgiyi yorumlayarak (işleyerek) ger­

    çekliğe dönüştürür ki bu, tıpkı bilgisayarın hafıza­

    sındaki bilginin monitörde görülebilir, hoparlörden

    duyulabilir bir konuma dönüşmesine benzemekte­

    dir. (IV) Beyin, gerçekten de bir bilgi işlemcisidir fa­

    kat aynı zamanda da bilgisayarlarla paylaşamaya­

    cağı başka özelliklere sahip olup zihnin çalışma tar­

    zı, bir bilgisayarı işleyişi ile kıyaslanamayacak ka­

    dar karmaşıktır. (V) Aslında bütün gerçeklik, zihin­

    lerimize gönderilen elektriksel sinyallerden ibarettir

    ve bu durumda gerçeklik, zihnî ameliyenin bir ürü­

    nü ya da ona indirgenen bir ofgu olarak karşımıza

    çıkmaktadır.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde beynin çalışma sistemindeki farklılıkların

    nedeni açıklanmıştır?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  24. Soru 24

    24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre

    cevaplayınız.

    (I) Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği en büyük akım­

    lardan biri gerçeküstücülük; İkinci Dünya Savaşı’nın

    getirdiği en dikkate değer edebiyat kuramı da top­

    lumcu gerçekçiliktir. (II) Son dünya savaşında Fran­

    sız toprakları yarı yarıya düşman eline geçince

    memleketin büyük bir çoğunluğu ümitsizliğe düş­

    medi, canını dişine takarak ana vatanı kurtarma ör­

    gütünü kurdu. (111) Bu gizli örgütün içinde yazarlar,

    yalnız silahlarıyla değil, halka direnme gücü ve kur­

    tuluş inancı vermek için kalemleriyle de savaşıyor­

    lardı. (IV) Fransa’nın kurtuluşuna kendini veren bu

    bağımlı edebiyat, düşmana karşı bir direnmeden,

    birlikte yaşanmış acı bir gerçekten doğmuştu. (V)

    Ama Fransa bağımsızlığına kavuşup da kılıçlar kın­

    larına girince, kurtuluş hareketine katılan kalemle­

    rin değişik yaratılışlara, görüşlere göre düzenli ha­

    yata dönmelerinden daha doğal bir şey olamazdı.

    Bu parçadaki altı çizili sözcükler aşağıdakilerden hangisine gönderme yapmaktadır?

    1. A)Ümitsizliğe düşmek - Ümit vermek
    2. B)Barış zamanı - Savaş zamanı
    3. C)Savaş zamanı - Barış zamanı
    4. D)Eser yazımı - Cephede savaşma
    5. E)Cephede savaşma - Eser yazımı
  25. Soru 25

    24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre

    cevaplayınız.

    (I) Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği en büyük akım­

    lardan biri gerçeküstücülük; İkinci Dünya Savaşı’nın

    getirdiği en dikkate değer edebiyat kuramı da top­

    lumcu gerçekçiliktir. (II) Son dünya savaşında Fran­

    sız toprakları yarı yarıya düşman eline geçince

    memleketin büyük bir çoğunluğu ümitsizliğe düş­

    medi, canını dişine takarak ana vatanı kurtarma ör­

    gütünü kurdu. (111) Bu gizli örgütün içinde yazarlar,

    yalnız silahlarıyla değil, halka direnme gücü ve kur­

    tuluş inancı vermek için kalemleriyle de savaşıyor­

    lardı. (IV) Fransa’nın kurtuluşuna kendini veren bu

    bağımlı edebiyat, düşmana karşı bir direnmeden,

    birlikte yaşanmış acı bir gerçekten doğmuştu. (V)

    Ama Fransa bağımsızlığına kavuşup da kılıçlar kın­

    larına girince, kurtuluş hareketine katılan kalemle­

    rin değişik yaratılışlara, görüşlere göre düzenli ha­

    yata dönmelerinden daha doğal bir şey olamazdı.

    Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi ke­sin olarak çıkarılamaz?

    1. A)Bâzı edebiyat akımlarının ortaya çıkışında sa­vaşlar etkili olmuştur.
    2. B)Fransız yazarlar, anlayışlarını doğal olarak sa­vaş sonrasında da sürdürmüşlerdir.
    3. C)Fransız yazarlar savaş sırasında bağımlı edebi­yat ürünleri kaleme almışlardır.
    4. D)

      Savaş sırasında Fransız yazarlar hem cephede
      hem de cephe gerisinde mücadele etmişlerdir.

    5. E)Kurtuluş hareketine bazı Fransız yazarlar des­tek vermiştir.
  26. Soru 26

    24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre

    cevaplayınız.

    (I) Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği en büyük akım­

    lardan biri gerçeküstücülük; İkinci Dünya Savaşı’nın

    getirdiği en dikkate değer edebiyat kuramı da top­

    lumcu gerçekçiliktir. (II) Son dünya savaşında Fran­

    sız toprakları yarı yarıya düşman eline geçince

    memleketin büyük bir çoğunluğu ümitsizliğe düş­

    medi, canını dişine takarak ana vatanı kurtarma ör­

    gütünü kurdu. (111) Bu gizli örgütün içinde yazarlar,

    yalnız silahlarıyla değil, halka direnme gücü ve kur­

    tuluş inancı vermek için kalemleriyle de savaşıyor­

    lardı. (IV) Fransa’nın kurtuluşuna kendini veren bu

    bağımlı edebiyat, düşmana karşı bir direnmeden,

    birlikte yaşanmış acı bir gerçekten doğmuştu. (V)

    Ama Fransa bağımsızlığına kavuşup da kılıçlar kın­

    larına girince, kurtuluş hareketine katılan kalemle­

    rin değişik yaratılışlara, görüşlere göre düzenli ha­

    yata dönmelerinden daha doğal bir şey olamazdı.

    Bu parçaya göre savaş ve edebiyat ilişkisi için aşağıda kilerden hangisi söylenemez?

    1. A)

      Savaşlar edebiyatın muhtevasını etkileyen bir
      özelliğe sahiptir.

    2. B)

      Yazarlar savaş sırasında günün şartlarına göre
      eser verebilir.

    3. C)Sanat ve edebiyata akseden konulardan biri de savaşlardır.
    4. D)Kurtuluş mücadelelerine edebiyatın da büyük katkısı olur.
    5. E)

      Savaşlar sırasında edebiyat, bağımsız çizgisini
      sürdürmelidir.

  27. Soru 27

    27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.

    Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı

    yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;

    Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.

    Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:

    Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü

    olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.

    Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih

    etmiştir.

    Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.

    Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü

    ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü ter­cih etmiştir.

    Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü

    tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yap­mamıştır.

    İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü

    tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birin­de, aynı üniversitede birden fazla tercih yapıl­mamıştır.

    Dilek hangi üniversiteyi tercih etmiştir?

    1. A)Ankara
    2. B)İstanbul
    3. C)Anadolu
    4. D)Selçuk
    5. E)19 Mayıs
  28. Soru 28

    27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.

    Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı

    yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;

    Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.

    Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:

    Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü

    olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.

    Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih

    etmiştir.

    Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.

    Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü

    ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü ter­cih etmiştir.

    Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü

    tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yap­mamıştır.

    İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü

    tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birin­de, aynı üniversitede birden fazla tercih yapıl­mamıştır.

    Bu bilgilere göre, aşağıdakilerden hangisi kesin yanlıştır?

    1. A)

      Alpj 19 Mayıs Üniversitesinde Hukuk bölümünü
      tercih etmiştir.

    2. B)

      Berrin, Ankara Üniversitesinde İktisat bölümünü
      tercih etmiştir.

    3. C)

      Berrin, Selçuk Üniversitesinde İktisat bölümünü
      tercih etmiştir.

    4. D)Alp ve Berrin, farklı üniversitelerin aynı bölümü­nü tercih etmiştir.
    5. E)Alp ve Cenk, aynı üniversitenin farklı bölümleri­ni tercih etmiştir.
  29. Soru 29

    27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.

    Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı

    yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;

    Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.

    Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:

    Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü

    olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.

    Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih

    etmiştir.

    Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.

    Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü

    ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü ter­cih etmiştir.

    Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü

    tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yap­mamıştır.

    İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü

    tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birin­de, aynı üniversitede birden fazla tercih yapıl­mamıştır.

    Alp’in yaptığı tercihler arasında aşağıdakilerden

    hangisi yer almış olabilir?

    1. A)Selçuk Üniversitesi Hukuk bölümü - 19 Mayıs Üniversitesi Hukuk bölümü
    2. B)

      Ankara Üniversitesi Hukuk bölümü - İstanbul,
      Üniversitesi Hukuk bölümü

    3. C)

      Ankara Üniversitesi İktisat bölümü - Anadolu
      Üniversitesi iktisat bölümü

    4. D)

      19 Mayıs Üniversitesi iktisat bölümü - Anadolu
      Üniversitesi İktisat bölümü

    5. E)

      19 Mayıs Üniversitesi iktisat bölümü - Selçuk
      Üniversitesi iktisat bölümü

  30. Soru 30

    27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.

    Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı

    yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;

    Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.

    Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:

    Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü

    olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.

    Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih

    etmiştir.

    Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.

    Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü

    ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü ter­cih etmiştir.

    Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü

    tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yap­mamıştır.

    İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü

    tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birin­de, aynı üniversitede birden fazla tercih yapıl­mamıştır.

    Alp, hangi üniversiteyi tercih etmiş olamaz?

    1. A)Ankara
    2. B)İstanbul
    3. C)Anadolu
    4. D)Selçuk
    5. E)19 Mayıs

Benzer testler

Yorumlar (1)

  • SSelcan

    Kardeşim sizin hazırlayacağınız teste başlayım ben ya... Türkçe testinde Türkçe'ye dair hiç birşey yok. Yazım hataları gırla, sorunun yarısı var yarısı yok! madem bir iş yapıyorsunuz hakkıyla yapın. İnsanları perişan ediyorsunuz.

Yorum yaz

Yorumlar moderasyondan sonra yayınlanır.