KPSS Türkçe Deneme Sınavı 21
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 21 güncel sınav yılına uygun olarak hazırlanmış sorular ile oluşturulmuştur.
Testteki soruları önizle
- Soru 1
Roman okumanın kültürü yaratacağı yerde, kültürün romanı------bir gerçektir. Çünkü romanı en gizli köşe bucaklarına kadar aydınlatan, okuyucunun
kültürüdür. Yalnız romanı, şiiri değil, doğayı ve toplumu ------- insanın kültürü ile orantılıdır.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
- A)yazdığı - bilmek
- B)ürettiği - yazmak
- C)yarattığı - kavramak
- D)sattığı - okumak
- E)biçimlediği - incelemek
- Soru 2
Her çağın edebiyatında olduğu gibi bugünkü edebiyatımızın da elbette firesi olacaktır. Yeni yetişen
genç şairlerimizin birbirlerini izlediklerini, çoğu yazdıklarının hep birbirine benzediğini söyleyenlere
ben de katılırım. Biri bir yol tutup kendini gösterdi mi arkasına takılan takılana.
Bu parçada altı çizili ifade ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Özgün yazarların zamanla artacağı
- B)Özgün yazarların zamanla azalacağı
- C)Özgün yazarların zamanla yetişeceği
- D)Özgün yazarların zamanla beğenileceği
- E)Özgün yazarların zamanla zenginleşeceği
- Soru 3
(I) Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Hüseyin Rahmi'nin yıldızı sönmeye başlar, yazdıkları okunmaz olur. (II) Çünkü onun anlattığı insanlar, canlandırdığı sahneler artık yok olup gitmiştir. (III) Bugün atlı tramvaylarla, eski Kâğıthane âlemleriyle, mahalle kadınlarının dedikodularıyla, Batı kültürünü hazmetmemiş boş kafalı, züppe tiplerle artık kim ilgilensin? (IV) Zamanındaki olaylarla yetinen romancıların, bu olaylar değişince romanları da er geç bir köşeye atılır. (V) Onun romanları olsa olsa, bu memleketin töreleri, folkloru ile uğraşanları ilgilendirebilir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)I. cümlede Hüseyin Rahmi’nin Cumhuriyet öncesi ilgi gören bir yazar olduğu söylenmiştir.
- B)II. cümlede onun anlattığı hayatın öldüğünden bahsedilmiştir.,
- C)III, cümlede Cumhuriyet sonrasında insanların eski ile pek ilgilenmediğine değinilmiştir.
- D)
IV. cümlede Hüseyin Rahmi’nin romanlarının
ilgi görmediği yönünde saptamada bulunulmuştur. - E)V. cümlede Hüseyin Rahmi’nin romanlarının halk bilimi açısından önemsiz oluşundan söz edilmiştir.
- Soru 4
(I) Günümüzde, edebiyat dergilerini istila eden makale türünün kazandığı mesafeden rahatsız olmamak mümkün değil. (II) Makale türü yazıların hac
mi, edebiyat ve sanat dergilerimizde eleştiriyi, denemeyi ve emsali yazı türlerini iyice köşeye sıkıştır
dı. (ili) Bu durum, adı geçen türün tabiatından ziyade, edebiyata ve sanata karşı alakasızlığımızın yarattığı boşluktan kaynaklanıyor. (IV) Artık okuduğunuz her yazı, gazete sayfalarına özgü kalması gereken bu türün kokusunu yansıtıyor. (V) Bugün sanat dünyasındaki cansızlık edebiyat dergilerindeki edebî eserlerin azalmasına bağlı olsa gerek.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde neden - sonuç ilişkisi yoktur?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V,
- Soru 5
(I) Hikâye, nüansları yakalama sanatıdır. (II) O, roman gibi bütün bir hayat topuyla kucaklamaz. (III) İyi bir
hikâyede gereksiz, tablosunu çizdiği enstantane içinde hedefini bulmamış kelimeler yoktur. (IV) Hikâyeci, kelimelerini hesaplayarak ve bir seçime bağlı tutarak
kullanmak zorundadır. (V) Onun alanı, romanın soluklu ve geniş alanından yoksundur çünkü.
Bu parçada ki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına uygun olarak '‘Bu yüzden iyl bir romano her zaman jyi bir
hikâyeci olmayabilir.’’ cümlesi getirilebilir?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V.
- Soru 6
(I) Çanakkale Muharebelerinin devam ettiği günler de yeya harp sonrasında bazı heyetler Çanakkale harp, sahasını ziyaret etmişlerdir. (II) Bu heyetlerin, bir kısmı yerli bir kısmı da yabancıdır. (III) Heyet mensupları arasında gazeteciler, edebiyatçılar ve milletvekilleri gibi farklı kişiler bulunmaktadır. (IV) Kurtuluş:Savacı sırasında gazeteci ve edebiyatçılardan oluşan bir heyet de Ege Bölgesi'ni gezer. (V) Savaş sırasında Çanakkale cephesi’ne yapılan ziyaretlerin, bir yanıyla askere moral verilmesi bir yanıyla da cephede savaşan askerlerin kahramanlık ve fedakârlıklarının cephe gerisine anlatılması bakımından önemi büyüktür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V.
- Soru 7
L Suya;atılan taşların oluşturduğu halkalar gibi dağılıp gidiyordu düşünceleri.
II. Bir gece, herkes uykuya dalınca düşündüğü mektubu yazmaya koyuldu.
llL Önu rahatşız edecek hiçbir şey ve hiç kimse olmadiği hâlde, çok heyecanlıydı.
IV. Önce, mektuba nasıl başiaması gerektiğini sordu kendi kendine,
V„ Onıi yazdi.olmadı, bunu yazdı olmadı. Yazdıklarını hiç beğenmiyordu.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan beşinci olur?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V.
- Soru 8
Hayalleri süsleyen şehir İstanbul ... (I) bana göre
baharda gezilmeli. Kışın rahatsız edecek kadar
soğuk olmasa da yazın nemli ... (II) çok sıcak oluyor.
Baharın ılık .... (III) serin günlerinde üşüöeden ... (IV)
terlemeden .... (V) yazın bunaltıcı havasını solumadan
İstanbul’u gezmek en güzeli.
Bu parçadaki numaralanmış virgüllerden hangisinin işlevi diğerlerinden farklıdır?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V.
- Soru 9
(I) Bu durum onu yıldırmıyor, hiç kimseden yardım
beklemeden mücadele ediyordu. (İl) Artık blrşeyler
yapmanın vakti gelmedi mi, diye sorup duruyordu
ortalıkta; (III) Olan biten karşısında çabalıyor fakat
dostları onu hep yanlız bırakiyordü. (IV) Onun yaptığını Donklşötluk olarak düşünenler bile vardı. (V)
Ne diyelim, bu çağda şövalyelik yapmak bir işe yarar mı acaba?
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V.
- Soru 10
Yemeklerini yedikten sonra bir süre yürüyor ve midesini rahatlatıyor, sonra denize balıklama atlayıp yüzerek epeyce açılıyordu.
Bu parçada kim i sözcüklerin yapısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)“ yemeklerini” sözcüğünde' birden fazla çekim eki kullanılmıştır.
- B)“midesini” sözcüğünde tamlanan eki kullanılmıştır.
- C)“rahatlatıyor” sözcüğünde isimden fiij yapını eki kullanılmıştır.
- D)“balıklama” sözcüğünde fiilden fiil yapım eki kullanılmıştır.
- E)'‘açılıyordu” sözcüğünde yapırh ekiyle Çekim; eki bir arada kullanılmıştır.
- Soru 11
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlüsü düşmüş bir kelime yoktur?
- A)Beni birden karşısında görünce beti benzi attı, ne diyeceğini bilemedi.
- B)Ne derlerse desinler benim almm açık başım dik, dedi.
- C)Onu bulduğumda, karnı çok aç olduğu için hemen ona bir şeyler yedirdim.
- D)Size yanlış bilgi vermiş olmayayım, sanırım bu olay geçen yazdı.
- E)Kedi birkaç gün içinde âdeta ailemizin bir ferdi oldu.
- Soru 12
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kötü” sözcüğü diğerlerinden farklı türdedir?
- A)Odayı biraz havalandıralım, oldukça kötü kokuyor dedi.
- B)Ülkenin kötü yönetildiğini düşünen halk seçimleri bekliyordu.
- C)
Kimseye karşı kötü düşünmüyor, herkese iyilik
yapmaya çalışıyordu. - D)Bugünkü harcamalarına bakmamak lazım, vaktiyle kötü günleri de oldu.
- E)Ekonomide kötü giden bir şeyler yok mu diye soranlar da vardı.
- Soru 13
Aşağıdakilerin hangisinde isim tamlamasının unsurlarından biri cümle biçimindedir?
- A)Güzel haberi almanın sevinciyle kendinden geçti ve bir süre ne diyeceğini bilemedi.
- B)Suya atılan taşların oluşturduğu halkalar gibi dağılıp gidiyordu düşünceleri.
- C)Yakında fiyatlar bir hayli artacak haberi, herkesin marketlere hücumuna sebep olmuştu.
- D)
Bir gece herkes uykuya dalınca, düşündüğü
mektubu yazmaya koyuldu. - E)Önce, mektuba nasıl başlaması gerektiğini sordu kendi kendine.
- Soru 14
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çıkma (ayrılma) durumu eki diğerlerinden farklı bir işlevde
kullanılmıştır?
- A)Yarın Ankara’ya gideceğinden akşamdan valizini hazırladı.
- B)
Yol yapım çalışmalarından dolayı sokakta bü
yük bir gürültü vardı. - C)Üniversiteyi kazandığını öğrenince sevinçten havalara uçtu.
- D)
Artık, lisedeki arkadaşlarından ayrılma vakti
gelmişti. - E)
Kayıt gününü iple çektiğinden günlerdir âdeta
uyku uyumuyordu.
- Soru 15
(I) Üniversiteye adım atacak olmanın telaşı içindeydi. (II) Kaydını yaptırdığı için annesi de çok sevinmişti. (III) İlk zamanlar Sınıfta kendisini çok yalnız hissetti. (IV) Ancak birkaç hafta içinde yeni arkadaşları oldu. (V) Dersleri dikkatle dinliyor.ve hocalarının anlattıklarını not alıyordu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir sözcüğün yapısındaki iyelik eki çıkarıldığında cümlenin anlamı bozulmaz?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V.
- Soru 16
Edebiyat benim ne işime yarayacak diye soranlara her zaman rastlanmıştır. Hayatın amacı yiyip içmekten, uyuyup gezmekten ibaret bir anlamla sınırlıysa zaten geriye diyecek bir söz kalmıyor. Şiirin hayatımızda neyi değiştirdiği konusu, aslına bakılırsa, bu işe hayatlarını vakfetmiş insanların bile kolay kolay somut cevaplar veremeyecekleri bir sorudur. Şiirin her şeyden önce bizim bilincimizi değiştirildiğini söylemek bence yeterlidir. Bilincimiz değişirse hayata ve kendi hayatımıza müdahale edebilme
yeteneği kazanmış oluruz.
Bu parçaya göre şiir okumakla ilgili olarak aşağıda kilerden hangisi söylenemez?
- A)Hayatın gayesi içinde şiir okumaya da yer ayrılmalıdır.
- B)Şiir okumak İnsanın bilincinin yerinde olmasını ve gelişmesini sağlar.
- C)Şiir okumanın insan hayatına etkisini gözle görülür bir şekilde ortaya koymak zordur.
- D)Şiir okumak insanın bilincini değiştiren faktörlerden biridir.
- E)Şiir, okuyana hayata müdahale edebilme yeteneği kazandırır.
- Soru 17
Klasik roman iki boyutludur; zaman ve mekân boyutlarıyla bağlıdır. Klasik romanın zaman anlayışı
oldukça mekanik bir düzeyde gelişir:- Roman örgüsü, daha baştan zamanın üç hâli ile kayıtlanmıştır,
Klasik romanda, mekânın ve eşyanın görünüşü de statik bir durumdadır. Mekânla ve eşyayla insan içli dışlı değildir. Eşya ve mekân, insanın dışında ondan ayrı bir yerde durur, Ancak bu durum böyle kalmamıştır.
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre
getirilebilecek en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İnsanın zamanla olduğu kadar, mekân ve eşyayla da bir hesaplaşması vardır.
- B)
Zaman ve mekân karşısındaki bu tavır çağımız
romanında değişmeye başlamıştır. - C)Zaman ve mekân insan bilincinin dışında bir olgu hâline gelmiştir.
- D)
Klasik romanda zaman ve mekân bilincin akışı
içinde bütünleşmiştir. - E)Geleneksel romanda zaman ve mekân boyutları yeni bir boyut daha kazanmıştır.
- Soru 18
Bir an için, edebiyat eserini soyut olarak sırf haz aracı diye kabul etsek bile bize bu hazzı, tadı veren etkinin onun üslubundan, biçiminden, kabuğundaki süsten ileri geldiğini söylememiz çok güçtür. Kabuktaki süsün bunca dayanıklı olabileceğini ileri sürmek, aklı çok zorlamak olur. Aslında kabuktan ibaret eserin zaman karşısında un ufak olup gittiği bir gerçekken, zaman karşısında dayanan eserin basit bir üslup ve biçim marifeti olmadığı kendiliğinden belirir.
Bu parçaya göre, edebiyat eseri ile ilgili yanlış
anlayış aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bir edebiyat eseri sadece biçim-ve üsluptan ibaret değildir.
- B)Edebiyat eserinin biçim ve üslubu okurun beğenisini etkiler.
- C)Biçim ve üslup başarısı edebiyat eserinin ömrünü uzatan tek etken değildir.
- D)Edebiyat eserinin kıymeti yalnızca biçim ve üslup başarısından gelir.
- E)
Edebiyat eseri insana haz veren vasıta olarak
görülebilir.
- Soru 19
19 - 20 soruları parçaya göre cevaplayınız.
Makber mukaddimesi, edebiyat tarihimizde, yeni bir şiir telâkkisi ifade eden eri kuvveti! metinlerden biridir. Hâmid, burada, vücuda getirdiği ve o tarihten itibaren vücuda getirmek istediği şiirin mahiyetini, çok kesif ve bariz bir surette ahlatır; Recaîzâde-Mahmud Ekrem ve ondan sonra gelen mühim ekseriyet, bu mukaddimede ortaya konulan şiir telakkisini
tefsir ve tekrar etmiş; hatta bugün yeni sanat görüşleriyle temas etmemiş bazı kimseler, aynı telakinin nüfuzu altından kendilerini kurtaramamışlardır. Fakat hemen söylemek lazımdır ki Hâmid'in bu şiir telâkkisi ve şiiri, edebiyat tarihimizde mühim bir '‘merhale" olmuş, şiirimizin tekâmülünde büyük bir rol oynamıştır. Bununla beraber, aynı telakkinin zamanımıza kadar süren tesirinin, sakat bir cereyanı beslediği de inkâr olunamaz.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden Hangisi Abdülhak Hâmid’in edebiyat tarihimizdeki önemini belirtmektedir?
- A)Yazdığı eserlerin günümüz şairlerine bile tesir etmesi
- B)Yazdığı ve yazacağı şiirlerin mahiyetini bariz bir şekiide anlatması
- C)Yazdığı eserlerin çağdaşlarınca taklit ve tekrar edilmesi
- D)Yeni bîr şiir anlayışını dile getiren eser yazmış olması
- E)Eserlerinden Recaîzâde Mahmud Ekrem ve diğer sanatçıların etkilenmiş olması
- Soru 20
19 - 20 soruları parçaya göre cevaplayınız.
Makber mukaddimesi, edebiyat tarihimizde, yeni bir şiir telâkkisi ifade eden eri kuvveti! metinlerden biridir. Hâmid, burada, vücuda getirdiği ve o tarihten itibaren vücuda getirmek istediği şiirin mahiyetini, çok kesif ve bariz bir surette ahlatır; Recaîzâde-Mahmud Ekrem ve ondan sonra gelen mühim ekseriyet, bu mukaddimede ortaya konulan şiir telakkisini
tefsir ve tekrar etmiş; hatta bugün yeni sanat görüşleriyle temas etmemiş bazı kimseler, aynı telakinin nüfuzu altından kendilerini kurtaramamışlardır. Fakat hemen söylemek lazımdır ki Hâmid'in bu şiir telâkkisi ve şiiri, edebiyat tarihimizde mühim bir '‘merhale" olmuş, şiirimizin tekâmülünde büyük bir rol oynamıştır. Bununla beraber, aynı telakkinin zamanımıza kadar süren tesirinin, sakat bir cereyanı beslediği de inkâr olunamaz.
Bu parçaya göre aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
- A)Makber mukaddimesinde şiir anlayışı ifade edilmiştir.
- B)Recaîzâde Mahmud Ekrem ve bazı şairler makber mukaddimesine benzer metinler yazmışlardır.
- C)
Makber mukaddimesi şairleri olumlu yönde
besleyen bir metindir. - D)
Makber mukaddimesi şiirimizin ,gelişmesinde
büyük bir rol oynamıştır. - E)Makber mukaddimesinin tesiri zamanımıza kadar sürmüştür.
- Soru 21
21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Gerçekliğe dönüşen bilgi, sadece beynin belli bir
bölümünde değil, tamamında işlenmekte ve depo
lanmaktadır. (il) Gerçekliğin beynimizde meydana
gelişi şu şekilde gerçekleşmektedir: Beynimiz, baş-
ka bir boyuttan, zaman ve uzayı aşan anlamlı örün-
tülenmiş temel gerçeklik alanından gelen frekans
ları yorumlayarak 'somut’ gerçekliği matematiksel
olarak yaratır, (III) Buna göre, beyin, gerçekliği ora
da depolanan bilgiyi yorumlayarak (işleyerek) ger
çekliğe dönüştürür ki bu, tıpkı bilgisayarın hafıza
sındaki bilginin monitörde görülebilir, hoparlörden
duyulabilir bir konuma dönüşmesine benzemekte
dir. (IV) Beyin, gerçekten de bir bilgi işlemcisidir fa
kat aynı zamanda da bilgisayarlarla paylaşamaya
cağı başka özelliklere sahip olup zihnin çalışma tar
zı, bir bilgisayarı işleyişi ile kıyaslanamayacak ka
dar karmaşıktır. (V) Aslında bütün gerçeklik, zihin
lerimize gönderilen elektriksel sinyallerden ibarettir
ve bu durumda gerçeklik, zihnî ameliyenin bir ürü
nü ya da ona indirgenen bir ofgu olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap
olarak söylenmiş olabilir?
- A)
Gerçeklik zihnin İşleyişinin bir ürünü mü yoksa
ona indirgenen bir olgu mudur? - B)
Gerçeklik nedir ve beynimizde nasıl meydana
gelmektedir? - C)
Beynin çalışma sistemi ile bilgisayar arasında
nasıl bir benzerlik vardır? - D)Gerçeklik sadece beynin belli bîr bölümünde mi yoksa tamamında mı depolanmaktadır?
- E)Beyin somut gerçekliği matematiksel olarak nasıl yaratır?
- A)
- Soru 22
21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Gerçekliğe dönüşen bilgi, sadece beynin belli bir
bölümünde değil, tamamında işlenmekte ve depo
lanmaktadır. (il) Gerçekliğin beynimizde meydana
gelişi şu şekilde gerçekleşmektedir: Beynimiz, baş-
ka bir boyuttan, zaman ve uzayı aşan anlamlı örün-
tülenmiş temel gerçeklik alanından gelen frekans
ları yorumlayarak 'somut’ gerçekliği matematiksel
olarak yaratır, (III) Buna göre, beyin, gerçekliği ora
da depolanan bilgiyi yorumlayarak (işleyerek) ger
çekliğe dönüştürür ki bu, tıpkı bilgisayarın hafıza
sındaki bilginin monitörde görülebilir, hoparlörden
duyulabilir bir konuma dönüşmesine benzemekte
dir. (IV) Beyin, gerçekten de bir bilgi işlemcisidir fa
kat aynı zamanda da bilgisayarlarla paylaşamaya
cağı başka özelliklere sahip olup zihnin çalışma tar
zı, bir bilgisayarı işleyişi ile kıyaslanamayacak ka
dar karmaşıktır. (V) Aslında bütün gerçeklik, zihin
lerimize gönderilen elektriksel sinyallerden ibarettir
ve bu durumda gerçeklik, zihnî ameliyenin bir ürü
nü ya da ona indirgenen bir ofgu olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili
aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A)I. cümlede gerçekliğin işlenmesi ve depolanmasından bahsedilmiştir.
- B)
II. cümlede gerçekliğin nasıl meydana geldiği
anlatılmıştır. - C)III. cümlede beynin ve bilgisayarın çalışması anlatılmıştır.
- D)IV. cümlede beyin ile bilgisayar arasında karşılaştırma yapılmıştır.
- E)
V. cümlede gerçeklik hakkında bir benzetmeye
yer verilmiştir.
- Soru 23
21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Gerçekliğe dönüşen bilgi, sadece beynin belli bir
bölümünde değil, tamamında işlenmekte ve depo
lanmaktadır. (il) Gerçekliğin beynimizde meydana
gelişi şu şekilde gerçekleşmektedir: Beynimiz, baş-
ka bir boyuttan, zaman ve uzayı aşan anlamlı örün-
tülenmiş temel gerçeklik alanından gelen frekans
ları yorumlayarak 'somut’ gerçekliği matematiksel
olarak yaratır, (III) Buna göre, beyin, gerçekliği ora
da depolanan bilgiyi yorumlayarak (işleyerek) ger
çekliğe dönüştürür ki bu, tıpkı bilgisayarın hafıza
sındaki bilginin monitörde görülebilir, hoparlörden
duyulabilir bir konuma dönüşmesine benzemekte
dir. (IV) Beyin, gerçekten de bir bilgi işlemcisidir fa
kat aynı zamanda da bilgisayarlarla paylaşamaya
cağı başka özelliklere sahip olup zihnin çalışma tar
zı, bir bilgisayarı işleyişi ile kıyaslanamayacak ka
dar karmaşıktır. (V) Aslında bütün gerçeklik, zihin
lerimize gönderilen elektriksel sinyallerden ibarettir
ve bu durumda gerçeklik, zihnî ameliyenin bir ürü
nü ya da ona indirgenen bir ofgu olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde beynin çalışma sistemindeki farklılıkların
nedeni açıklanmıştır?
- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
- E)V.
- Soru 24
24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre
cevaplayınız.
(I) Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği en büyük akım
lardan biri gerçeküstücülük; İkinci Dünya Savaşı’nın
getirdiği en dikkate değer edebiyat kuramı da top
lumcu gerçekçiliktir. (II) Son dünya savaşında Fran
sız toprakları yarı yarıya düşman eline geçince
memleketin büyük bir çoğunluğu ümitsizliğe düş
medi, canını dişine takarak ana vatanı kurtarma ör
gütünü kurdu. (111) Bu gizli örgütün içinde yazarlar,
yalnız silahlarıyla değil, halka direnme gücü ve kur
tuluş inancı vermek için kalemleriyle de savaşıyor
lardı. (IV) Fransa’nın kurtuluşuna kendini veren bu
bağımlı edebiyat, düşmana karşı bir direnmeden,
birlikte yaşanmış acı bir gerçekten doğmuştu. (V)
Ama Fransa bağımsızlığına kavuşup da kılıçlar kın
larına girince, kurtuluş hareketine katılan kalemle
rin değişik yaratılışlara, görüşlere göre düzenli ha
yata dönmelerinden daha doğal bir şey olamazdı.
Bu parçadaki altı çizili sözcükler aşağıdakilerden hangisine gönderme yapmaktadır?
- A)Ümitsizliğe düşmek - Ümit vermek
- B)Barış zamanı - Savaş zamanı
- C)Savaş zamanı - Barış zamanı
- D)Eser yazımı - Cephede savaşma
- E)Cephede savaşma - Eser yazımı
- Soru 25
24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre
cevaplayınız.
(I) Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği en büyük akım
lardan biri gerçeküstücülük; İkinci Dünya Savaşı’nın
getirdiği en dikkate değer edebiyat kuramı da top
lumcu gerçekçiliktir. (II) Son dünya savaşında Fran
sız toprakları yarı yarıya düşman eline geçince
memleketin büyük bir çoğunluğu ümitsizliğe düş
medi, canını dişine takarak ana vatanı kurtarma ör
gütünü kurdu. (111) Bu gizli örgütün içinde yazarlar,
yalnız silahlarıyla değil, halka direnme gücü ve kur
tuluş inancı vermek için kalemleriyle de savaşıyor
lardı. (IV) Fransa’nın kurtuluşuna kendini veren bu
bağımlı edebiyat, düşmana karşı bir direnmeden,
birlikte yaşanmış acı bir gerçekten doğmuştu. (V)
Ama Fransa bağımsızlığına kavuşup da kılıçlar kın
larına girince, kurtuluş hareketine katılan kalemle
rin değişik yaratılışlara, görüşlere göre düzenli ha
yata dönmelerinden daha doğal bir şey olamazdı.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi kesin olarak çıkarılamaz?
- A)Bâzı edebiyat akımlarının ortaya çıkışında savaşlar etkili olmuştur.
- B)Fransız yazarlar, anlayışlarını doğal olarak savaş sonrasında da sürdürmüşlerdir.
- C)Fransız yazarlar savaş sırasında bağımlı edebiyat ürünleri kaleme almışlardır.
- D)
Savaş sırasında Fransız yazarlar hem cephede
hem de cephe gerisinde mücadele etmişlerdir. - E)Kurtuluş hareketine bazı Fransız yazarlar destek vermiştir.
- Soru 26
24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre
cevaplayınız.
(I) Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği en büyük akım
lardan biri gerçeküstücülük; İkinci Dünya Savaşı’nın
getirdiği en dikkate değer edebiyat kuramı da top
lumcu gerçekçiliktir. (II) Son dünya savaşında Fran
sız toprakları yarı yarıya düşman eline geçince
memleketin büyük bir çoğunluğu ümitsizliğe düş
medi, canını dişine takarak ana vatanı kurtarma ör
gütünü kurdu. (111) Bu gizli örgütün içinde yazarlar,
yalnız silahlarıyla değil, halka direnme gücü ve kur
tuluş inancı vermek için kalemleriyle de savaşıyor
lardı. (IV) Fransa’nın kurtuluşuna kendini veren bu
bağımlı edebiyat, düşmana karşı bir direnmeden,
birlikte yaşanmış acı bir gerçekten doğmuştu. (V)
Ama Fransa bağımsızlığına kavuşup da kılıçlar kın
larına girince, kurtuluş hareketine katılan kalemle
rin değişik yaratılışlara, görüşlere göre düzenli ha
yata dönmelerinden daha doğal bir şey olamazdı.
Bu parçaya göre savaş ve edebiyat ilişkisi için aşağıda kilerden hangisi söylenemez?
- A)
Savaşlar edebiyatın muhtevasını etkileyen bir
özelliğe sahiptir. - B)
Yazarlar savaş sırasında günün şartlarına göre
eser verebilir. - C)Sanat ve edebiyata akseden konulardan biri de savaşlardır.
- D)Kurtuluş mücadelelerine edebiyatın da büyük katkısı olur.
- E)
Savaşlar sırasında edebiyat, bağımsız çizgisini
sürdürmelidir.
- A)
- Soru 27
27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.
Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı
yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;
Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.
Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:
Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü
olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.
Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih
etmiştir.
Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.
Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü
ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü tercih etmiştir.
Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü
tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yapmamıştır.
İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü
tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birinde, aynı üniversitede birden fazla tercih yapılmamıştır.
Dilek hangi üniversiteyi tercih etmiştir?
- A)Ankara
- B)İstanbul
- C)Anadolu
- D)Selçuk
- E)19 Mayıs
- Soru 28
27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.
Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı
yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;
Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.
Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:
Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü
olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.
Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih
etmiştir.
Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.
Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü
ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü tercih etmiştir.
Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü
tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yapmamıştır.
İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü
tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birinde, aynı üniversitede birden fazla tercih yapılmamıştır.
Bu bilgilere göre, aşağıdakilerden hangisi kesin yanlıştır?
- A)
Alpj 19 Mayıs Üniversitesinde Hukuk bölümünü
tercih etmiştir. - B)
Berrin, Ankara Üniversitesinde İktisat bölümünü
tercih etmiştir. - C)
Berrin, Selçuk Üniversitesinde İktisat bölümünü
tercih etmiştir. - D)Alp ve Berrin, farklı üniversitelerin aynı bölümünü tercih etmiştir.
- E)Alp ve Cenk, aynı üniversitenin farklı bölümlerini tercih etmiştir.
- A)
- Soru 29
27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.
Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı
yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;
Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.
Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:
Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü
olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.
Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih
etmiştir.
Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.
Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü
ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü tercih etmiştir.
Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü
tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yapmamıştır.
İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü
tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birinde, aynı üniversitede birden fazla tercih yapılmamıştır.
Alp’in yaptığı tercihler arasında aşağıdakilerden
hangisi yer almış olabilir?
- A)Selçuk Üniversitesi Hukuk bölümü - 19 Mayıs Üniversitesi Hukuk bölümü
- B)
Ankara Üniversitesi Hukuk bölümü - İstanbul,
Üniversitesi Hukuk bölümü - C)
Ankara Üniversitesi İktisat bölümü - Anadolu
Üniversitesi iktisat bölümü - D)
19 Mayıs Üniversitesi iktisat bölümü - Anadolu
Üniversitesi İktisat bölümü - E)
19 Mayıs Üniversitesi iktisat bölümü - Selçuk
Üniversitesi iktisat bölümü
- Soru 30
27-30 soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.
Alp, Berrin,. Cenk ve Dilek isimli dört öğrenci , aynı
yıl girdikleri üniversiteye giriş sınavı sonucuna göre;
Ankara, İstanbul, Anadolu, Selçuk ve 19 Mayıs Üniversitelerinin Hukuk ve iktisat bölümlerini tercih etmiştir.
Bununla ilgili olarak aşağıdakiler bilinmektedir:
Öğrenciler, üçü Hukuk ve dördü İktisat bölümü
olmak üzere, toplam yedi tercih yapmışlardır.
Alp, iki farklı üniversitenin aynı bölümünü tercih
etmiştir.
Berrin sadece İktisat bölümü tercih etmiştir.
Cenk, Selçuk Üniversitesinin Hukuk bölümünü
ve İstanbul Üniversitesinin İktisat bölümünü tercih etmiştir.
Dilek, sadece bir üniversitenin iktisat bölümünü
tercih etmiş bunun dışında başka yer tercih yapmamıştır.
İki kişi Selçuk üniversitesinde İktisat bölümünü
tercih etmiş, bunun dışında bölümlerin hiç birinde, aynı üniversitede birden fazla tercih yapılmamıştır.
Alp, hangi üniversiteyi tercih etmiş olamaz?
- A)Ankara
- B)İstanbul
- C)Anadolu
- D)Selçuk
- E)19 Mayıs
Benzer testler
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 20
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 19
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 18
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 22
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 23
Yorumlar (1)
- SSelcan
Kardeşim sizin hazırlayacağınız teste başlayım ben ya... Türkçe testinde Türkçe'ye dair hiç birşey yok. Yazım hataları gırla, sorunun yarısı var yarısı yok! madem bir iş yapıyorsunuz hakkıyla yapın. İnsanları perişan ediyorsunuz.
