KPSS Türkçe Deneme Sınavı 23
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 23 güncel sınav yılına uygun olarak hazırlanmış sorular ile oluşturulmuştur.
Testteki soruları önizle
- Soru 1
Aşağıdaki seçeneklerde altı çizili kelime nicelik
bildirmez?
- A)Pazardaki çoğu kişi pahalılıktan yakındı.
- B)Okuduğu kimi şiirlerde aşkı tanıdı.
- C)Yerde yatan birkaç kitabı kaldırmamıştı.
- D)Kalın bir sopa ile üstüne saldırdılar.
- E)Derin düşünceler onu küçüklüğüne götürmüştü.
- Soru 2
Çok badireler atlatmıştı. Aç kalmış, savaşın ortasında, çatışmalar arasında gecelerini geçirmişti. Dönüp köyüne geldiğinde bir göz odalı evini perişan halde bulmuştu. Günlerce harç kardı, tuğla dizdi. Tek başına evini tamamladı sonra sevdiğini evine getirdi. Zorluklarla yaptığı evi artık sıcacık bir yuvaydı. Hasan arkasına yaslandı, "Korkmuyorum hayattan, karada ölüm yok bana." diyerek çayından bir yudum aldı.
Yukarıdaki metinde altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bugünden sonra acılı günler geride kaldı.
- B)Hayat zor do olsa yaşamak güzeldir.
- C)
Bundan sonra herhangi bir sıkıntı ile karşılaşma
ihtimali yok. - D)Ölüm acıdır ve kaçışı yoktur.
- E)Zorluklar insanı yıldırmamalıdır.
- Soru 3
(I) Okul yeni açılmıştı ve ben, yeni yeni kaynaştığım arkadaşlarımla birlikte yavru kargalara benzediğimiz siyah önlüklerimizle bahçede koşuyor, neşe içinde oynuyorduk. (II) Çantamda defterlerim kaplıydı, etiketlerinde adım yazıyordu. (III) Ben değil, bir yaş büyük olan ağabeyim yazmıştı. (IV) Bulutlar arasında uçuyordum. (V) Benim de bir öğretmenim vardı. (VI) Öğretmenlere yakın, hem de çok yakındım!
Yukarıdaki metinde hangi cümle kendinden önceki cümlenin gerekçesidir?
- A)II
- B)III
- C)IV
- D)V
- E)VI
- Soru 4
Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde, birinci dize
ikinci dizede gösterilen eylemin amacı durumundadır?
- A)
Arkasından bakmıştı ve sarsılarak
Yansımıştı o güzel resmi dalgalara - B)
Aşk içerisinde ölmek için delikanlı
Bırakmış kendini zamanın nehirlerine - C)
Kaynaklar armağan etmişti gelip geçene
Ve serin gölgeler, bütün kıyılar - D)
Ama tüm ağırlığıyla vadiye sarkmıştı
Temellerine kadar iklimlerin parçaladığı - E)
Canlı bir sarmaşık gibi görüntüler
Dökülmüştü kalenin üstünden
- A)
- Soru 5
Teknolojiyi tümüyle yermek, tuzdan arındırılmış deniz suyu ile yeşeren bahçeleri görmezlikten gelmek;
onu gözü kapalı övmek ise Hiroşima'yı unutmak demektir.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak
istenen düşünceye en yakındır?
- A)
İnsan teknolojinin faydalı yönlerini göz önünde
bulundurarak, teknolojiyi eleştirmemelidir. - B)İnsan teknolojinin yararlarını ve zararlarını görmezlikten gelmemelidir.
- C)İnsanlar teknolojinin gelişmesiyle birlikte çelişkiler yaşamaya başlamıştır.
- D)Teknolojinin zararlarını gören insanoğlu teknolojik gelişmelerden rahatsız olmaktadır.
- E)
Teknoloji yararlarıyla, zararlarıyla hayatımızın
vazgeçilmez bir parçası olmuştur.
- A)
- Soru 6
Zaman şairler için büyük bir eleştirmen. Geçmişte olduğu gibi bugün de şiir yazanların sayısı fazla. Hatta
okurdan çok yazar var. Türk şiirinde değişik dönemlerde farklı şairler ortaya çıkmış. Ancak her dönemden günümüze ancak sınırlı sayıda şair kalabilmiş.
Bu pardaça asıl anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A)
Zaman gerçek şairleri günümüze taşıyan bir
eleştirmen konumundadır. - B)
Geçmişte ve günümüzde şairlerin sayısı okurdan
fazladır. - C)
Türk edebiyatının her döneminde büyük şairler
yetişmiştir. - D)Bazı şairler tarihin derinliklerinde kalır, geleceğe uzanamazlar.
- E)
Geçmişteki şairler günümüz şairlerinden daha
kaliteli şiirler yazmışlardır.
- A)
- Soru 7
"Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir." sözü bir işi başarmada aşağıdakilerden
hangisinin önemini vurgulamaktadır?
- A)Önemseme
- B)Sabırsızlık
- C)Deneyim
- D)Güç
- E)Kararlılık
- Soru 8
Dün olduğu gibi bugün de tarihe sarkacak şairler var. Bana göre bugün de nitelikli şiirler yazılıyor. Ama onları dikkatle ve önyargısız olarak okumak gerekiyor.
Geçmişten devraldığımız şiir zevkimizi yenilemeliyiz hem okur olarak, hem yazar olarak.Diğer dillerde
yazılan şiirleri az da olsa bilen biri olarak diyebilirim ki bugün Türkiye'de yazılan şiir diğer birçok ülkede
yazılandan daha iyi, daha nitelikli.
Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A)Günümüz şairlerinden bazılarının gelecekte unutulmayacağına,
- B)Ön yargılı davranmadan okunursa bugün de kaliteli şiirlerin yazıldığının görüleceğine,
- C)Şairlerin geçmişten gelen şiir geleneğiyle günümüz şiirini kaynaştırması gerektiğine,
- D)
Şairlerin ve okurların geleneksel şiir zevklerini
yenilemelerinin gerekli olduğuna, - E)Türkiye'de yazılan şiirlerin birçok ülkede yazılan şiirden daha nitelikli olduğuna,
- Soru 9
9 ve 10 Soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayanız.
Keçe, yünün ya da kılın su ve sabunla çiğnenip dövülerek liflerin birbirine kaynaştırılmasıyla elde edilen ve örtü, yaygı, çadır ya da giysi yapmada kullanılan bir tür kaba kumaştır. Keçenin geçmişi milattan önce ki yüzyıllara dayanmaktadır. Koyun ve keçinin olduğu her coğrafyada yapılan kazılarda keçe buluntularına rastlanmıştır. Bulunan eşyalara bakıldığında, göçerlerde yaşamın her alanında keçenin kullanıldığı görülür. Yündeki keçeleşme, dokuma ve giyim endüstrisinde, liflerin bir kusuru, bir sorun olarak görülmüş ve önlenmesi için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Oysa göçerler, yünün bu özelliğinden yararlanmış, üretimi oldukça zahmetli olan ve beceri gerektiren keçeyi üetirken üzerine yaptıkları motiflerle duygu ve düşüncelerini aktarmışlar ve bu ürünleri birer sanat yapıtına dönüştürmüşlerdir. Bu açıdan bakıldığında, keçenin, insanın elinde var olanı değerlendirmesinin, zor koşullarda bile var olmaya çalışmasının, bu varoluş sürecinde kendini ifade edebilmesinin, dolayısıyla sabrın ve emeğin bir simgesi olduğu söylenebilir. Yerleşik yaşamla birlikte değişen koşullarla kaybolmaya yüz tutan, günümüzde çeşitli etkinliklerle yeniden gündeme gelen keçe, bize bu değerleri hatırlatması açısından da önemlidir.Dokuma ve giyim endüstrisinde seri üretim yaygınlaştıkça, pazarlar birbirini tekrarlayan ürünlerle doldu. Üreticiler bu sorunu el sanatlarının estetiğinden ve geleneksel üretim yöntemlerinden faydalanarak çözmeye çalışıyor. Üreticinin kendi kültüründen yola çıkarak özgün ürünler yaratma çabası içine girmesi açısından keçe iyi bir örnektir.
Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi keçenin özelliklerinden biri değildir?
- A)Yün ve kıl liflerinin sıkıştırılmasıyla elde edilmesi
- B)Üretiminde insan gücüne ihtiyaç duyulması
- C)Çeşitli eşyaların yapımında kullanılması
- D)Geçmişten günümüze önemini koruması
- E)Motiflerin belli anlamlar içermesi
- Soru 10
9 ve 10 Soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayanız.
Keçe, yünün ya da kılın su ve sabunla çiğnenip dövülerek liflerin birbirine kaynaştırılmasıyla elde edilen ve örtü, yaygı, çadır ya da giysi yapmada kullanılan bir tür kaba kumaştır. Keçenin geçmişi milattan önce ki yüzyıllara dayanmaktadır. Koyun ve keçinin olduğu her coğrafyada yapılan kazılarda keçe buluntularına rastlanmıştır. Bulunan eşyalara bakıldığında, göçerlerde yaşamın her alanında keçenin kullanıldığı görülür. Yündeki keçeleşme, dokuma ve giyim endüstrisinde, liflerin bir kusuru, bir sorun olarak görülmüş ve önlenmesi için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Oysa göçerler, yünün bu özelliğinden yararlanmış, üretimi oldukça zahmetli olan ve beceri gerektiren keçeyi üetirken üzerine yaptıkları motiflerle duygu ve düşüncelerini aktarmışlar ve bu ürünleri birer sanat yapıtına dönüştürmüşlerdir. Bu açıdan bakıldığında, keçenin, insanın elinde var olanı değerlendirmesinin, zor koşullarda bile var olmaya çalışmasının, bu varoluş sürecinde kendini ifade edebilmesinin, dolayısıyla sabrın ve emeğin bir simgesi olduğu söylenebilir. Yerleşik yaşamla birlikte değişen koşullarla kaybolmaya yüz tutan, günümüzde çeşitli etkinliklerle yeniden gündeme gelen keçe, bize bu değerleri hatırlatması açısından da önemlidir.Dokuma ve giyim endüstrisinde seri üretim yaygınlaştıkça, pazarlar birbirini tekrarlayan ürünlerle doldu. Üreticiler bu sorunu el sanatlarının estetiğinden ve geleneksel üretim yöntemlerinden faydalanarak çözmeye çalışıyor. Üreticinin kendi kültüründen yola çıkarak özgün ürünler yaratma çabası içine girmesi açısından keçe iyi bir örnektir.
Yukarıdaki parçanın anlatım türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Tartışma - Betimleme
- B)Tanımlama - Açıklama
- C)Öyküleme - Tartışma
- D)Karşılaştırma - Açıklama
- E)Tartışma - Açıklama
- Soru 11
"Bu civarda bayan pantolon satan bir dükkân yok mu?"
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin
hangisinden kaynaklanmaktadır?
- A)Gereksiz sözcük kullanımı
- B)Anlamca çelişen sözcüklerinbir arada kullanılması
- C)Özne eksikliği
- D)İyelik eki eksikliği
- E)Çatı uyuşmazlığı
- Soru 12
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
- A)O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırdım.
- B)Senin on yıl sonraki halini hatırladıkça üzülüyorum.
- C)Çocukları çok sevdiğini ve asla zarar veremeyeceğini söyledi.
- D)Ağabeyim ders çalışıyor, ben de bağlama çalıyordum.
- E)Sevmek, yalnızlığı göze alabilmektir çoğu zaman.
- Soru 13
Aşağıdaki cümlelerden hangisi yapısına göre diğerlerinden farklıdır?
- A)Duyarım yosunların benim için ağladıklarını.
- B)
Dalgalar her gün bir başka kıyıya beni atarken
gözyaşlarım akıyordu. - C)İçindeki o kanlı cam kırıklarını gör, çektiğin acıdan ağla.
- D)Ben acılar denizinde boğulmuşum ki yoluma devam edemiyordum.
- E)Bütün gemiler sönmüş ışıklarını yeniden yakmıştı.
- Soru 14
Aşağıdakilerden hangisinde ögelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?
- A)Yahya Kemal'de sık sık dile gelen İstanbul sevgsi/tarihsel ve kültürel bütünlük içinde/şiirsel olarak / verilir.
- B)
Türk sinemasında / toplumsal içerikli filmler / ilk
olarak / köylülük ve göç sorunlarının işlenmesiyle
/ ortaya çıkmıştır. - C)
Tiyatromuz, / batılı yönelişin ilk adımlarından bu
yana / toplumu merkezine almış bir çizgi / izlemiştir. - D)
Dönüp baktığımızda, / her önemli şair gibi / Turgut Uyar'ın da bize büyük bir mıknatıs bıraktığını
/ görüyoruz. - E)
Merdiven basamaklarının hemen altında / arkası kerpiç duvara dayanmış peykenin üzerinde, /
gençten,/ bıyıklı biri / uyuyordu.
- Soru 15
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım ve noktalama yanlışı yapılmamıştır?
- A)Türkçe'nin sorunları T.D.K'nin düzenlediği bu panelde tartışılacak.
- B)Odada üç kişiydik: Ahmet, Selim ve ben...
- C)Öff! artık bizi rahat bırak.
- D)Sayısal derslerden kimyayı, fiziği; sözel derslerden Türkçeyi, coğrafyayı çok seviyorum.
- E)Ortalık dağınıktı: Hemen odayı toparlamaya başladım.
- Soru 16
Adaçayımdan birkaç yudum aldım. Etrafıma bakındım. Gelen giden yoktu. Yerimden kalktım kapının
önüne kadar geldim. Cep telefonum çaldı. Telefonu açtığımda daha evden yeni çıktığını, on beş yirmi
dakikada burada olacağını söyledi. Ben çay oağına döndüğümde oturulacak yer kalmadığını gördüm. O
gelinceye kadar ayakta dikildim.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
- A)Tartışmaya
- B)Örnekleme
- C)Karşılaştırmaya
- D)Öykülemeye
- E)Tanık göstermeye
- Soru 17
İngilizler, Jön Türkler'e "Bir süre Osmanlı Devleti'nin idaresini bize bırakın." deselerdi, Jön Türkler bunu hemen kabul ederlerdi. O derece ulusal duygulardan yoksundular. Sizinle açık konuşuyorum, çünkü bu bir tarih meselesidir. Edebiyat açısından ben uzun süre bocaladım. Çünkü o zamanki edebiyat, Fransız edebiyatının bir kopyasıydı. Daha doğrusu bir kuklasıydı.
Yukarıdaki parça aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa anlamlı bir bütün oluşturur?
- A)Böyle bir edebiyattan anlayan kimse yoktu.
- B)
Hâlbuki ben mutlaka toprak kokan, milliyetçi bir
edebiyat taraftarıydım. - C)
Milliyetçi edebiyat denilince kaba saba yazılar
yazmak akla geliyordu. - D)En yakın arkadaşlarım bile benim çektiğim azabı anlamıyordu.
- E)Bunun için de milliyetçi yazılarımı hep yadırgadılar.
- Soru 18
(I) Odamın penceresi bahçenin tenha ve yemyeşil bir köşesine bakar. (II) Yalnız kaldığım zamanlar pencerenin önünde oturur, çimlere, ağaçlara, rüzgâr elinde yaprakların oynaşmasına bakarak gözlerimi eğlendirirdim. (III) Bu bahçe köşesinde kuşların pencereme kadar yaklaşması ve bir böcek parçası için
kanat kanada dövüşmesi çok eğlenceliydi. (IV) Hele ağaçlardan inen kına renkli sincabın çimenler üzerinde sıçraya sıçraya gitmesi, iki de bir yerde bulduğu
yiyeceği elleri arasına alıp iki ayağı üzerinde kalkması ne dinlendirici bir tabiat tablosuydu. (V) Sincapları yakından tanırım. (VI) Çocukluğum dağlık, yabani bir memlekette geçti çünkü.
Yukarıdaki parçadan iki paragraf oluşturulmak istenirse ikinci paragraf kaçıncı cümleyle başlar?
- A)II.
- B)III.
- C)IV.
- D)V.
- E)VI.
- Soru 19
19-20. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE
CEVAPLAYINIZ.
İlk anlatı türlerinden biri olan destan evrimleşerek romanda soluğu aldı. İlk örnekleri 17 yüzyılda görülen
roman türü, o zamanın egemen güçlerinin uykularını kaçırdığı için anlatının şımarık çocuğu sayılmış.
Okurla buluşan roman, okurun gönlünde yer edindikçe egemen güçlerin tırmıklarından da kurtulmuş. Olay anlatıcının elinde şekilden şekle girerken, gerçekçilik yeni biçimleriyle kendini göstermiş. Anlatıcı bazen dayanamadığı romanda iyice belirginleşen bir figüre dönüşmüş. Hem dışında hem de romanın içinde olmanın tadına varmış. Ancak bu durum gerçekçileri rahatsız etmiş. Onlar roman aracılığıyla bireyi ve toplumu anlatırken romancı ile roman arasındaki kan bağını kesmeyi amaçlıyorlar. Böylelikle romanın anlatımında yazardan aktarılmış genetik ögelerin bulunmadığı, yazarın yalnızca olayın anlatıcısı olarak kaldığı bir romanı istiyorlar. Flaubert'in deyişiyle "Romancı hayata hekim gözüyle bakmalı kalemi adeta neşter gibi kullanmalıdır."
Bu parçada romanla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A)
İlk çıktığı sıralarda egemen güçlerin tepkisini
çektiğine - B)Destan türünden zaman içinde dönüşerek oluştuğuna
- C)Gerçekliği değiştirerek verdiğine
- D)İlk anlatı türlerinden biri olduğuna
- E)İlk örneklerinin 17 yüzyılda verildiğine
- A)
- Soru 20
19-20. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE
CEVAPLAYINIZ.
İlk anlatı türlerinden biri olan destan evrimleşerek romanda soluğu aldı. İlk örnekleri 17 yüzyılda görülen
roman türü, o zamanın egemen güçlerinin uykularını kaçırdığı için anlatının şımarık çocuğu sayılmış.
Okurla buluşan roman, okurun gönlünde yer edindikçe egemen güçlerin tırmıklarından da kurtulmuş. Olay anlatıcının elinde şekilden şekle girerken, gerçekçilik yeni biçimleriyle kendini göstermiş. Anlatıcı bazen dayanamadığı romanda iyice belirginleşen bir figüre dönüşmüş. Hem dışında hem de romanın içinde olmanın tadına varmış. Ancak bu durum gerçekçileri rahatsız etmiş. Onlar roman aracılığıyla bireyi ve toplumu anlatırken romancı ile roman arasındaki kan bağını kesmeyi amaçlıyorlar. Böylelikle romanın anlatımında yazardan aktarılmış genetik ögelerin bulunmadığı, yazarın yalnızca olayın anlatıcısı olarak kaldığı bir romanı istiyorlar. Flaubert'in deyişiyle "Romancı hayata hekim gözüyle bakmalı kalemi adeta neşter gibi kullanmalıdır."
Bu parçaya göre gerçekçilerin anlatıcıdan beklediği aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Egemen güçlerle mücadele etmek
- B)Gerçeği kurgulamak
- C)Tarafsız davranmak
- D)Güçlü bir kaleme sahip olmak
- E)Kahramanlardan biri olmak
- Soru 21
21-22. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE
CEVAPLAYINIZ.
Türkiye yer altı ve yer üstü suyu bakımından çok zengin bir ülke. Ancak bu su potansiyellerini iyi kullanamıyor ve bu sudan yeterli bir biçimde yararlanamıyor. Toroslardan Akdeniz'e dökülen su, Akdeniz'in sıcaklığını değiştirecek ölçüde saniyede 80 metreküp bir hacimle Antalya'da denize dökülüyor. Düden Şelalesi'nin denize dökülen suyu ile İsrail, bir yıllık su ihtiyacını karşılar. Türkiye'den Suriye'ye, Fırat Nehri'yle taşıyan suyun ne kadar olduğunu kimse bilmiyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki yakın bir gelecekte dünya bir su sıkıntısı içine girecek. Aslında Türkiye bu sıkıntıyı en rahat atlatacak ülkelerin başında geliyor. Ancak gerekli ölçüm ve planlama yapılmadığı sürece, sıkıntı Türkiye'yi de derinden etkileyecek. Türkiye özellikle su potansiyellerini belirlemeli, su havzalarının ve kaynaklarının haritasını çıkarılmalı. Bu ölçümün verileri ışığında bir plan yapmalı. Planlamada da küresel ısınmanın getirdiği iklim değişiklikleri dikkate alınmalıdır. Yer üstü sularının hareketlerinin kontrol altında tutan, ölçümlerini yapan gözlem istasyonlarının sayısı arttırılmalı ve aktif hale getirilmeli. Yeraltı suyunun ölçümünü yapan araştırma kuyuları oluşturulmalı ve somut durum tespit edilmelidir. Bilinen en derin suyumuz 650 m'deyken 1000 m, 2000 m derinliklerden haberimiz yok. Bu derinliklerle ilgili araştırmalar yapılmalı.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi su kaynaklarının değerlendirilmesi için yapılan önerilerden
biri değildir?
- A)Su kaynaklarının ölçümünü yapacak birimleri yeterli hale getirmek
- B)Türkiye'deki su kaynaklarının haritasını çıkarmak
- C)
Yeni su kaynakları keşfetmek için çok derinlere
inen araştırmalar yapmak - D)
Denize dökülen ve başka ülkelere taşınan su
miktarının ölçümünü yapmak - E)Dünyada su sıkıntısının ne zaman olacağına yönelik araştırmalar yapmak
- Soru 22
21-22. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE
CEVAPLAYINIZ.
Türkiye yer altı ve yer üstü suyu bakımından çok zengin bir ülke. Ancak bu su potansiyellerini iyi kullanamıyor ve bu sudan yeterli bir biçimde yararlanamıyor. Toroslardan Akdeniz'e dökülen su, Akdeniz'in sıcaklığını değiştirecek ölçüde saniyede 80 metreküp bir hacimle Antalya'da denize dökülüyor. Düden Şelalesi'nin denize dökülen suyu ile İsrail, bir yıllık su ihtiyacını karşılar. Türkiye'den Suriye'ye, Fırat Nehri'yle taşıyan suyun ne kadar olduğunu kimse bilmiyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki yakın bir gelecekte dünya bir su sıkıntısı içine girecek. Aslında Türkiye bu sıkıntıyı en rahat atlatacak ülkelerin başında geliyor. Ancak gerekli ölçüm ve planlama yapılmadığı sürece, sıkıntı Türkiye'yi de derinden etkileyecek. Türkiye özellikle su potansiyellerini belirlemeli, su havzalarının ve kaynaklarının haritasını çıkarılmalı. Bu ölçümün verileri ışığında bir plan yapmalı. Planlamada da küresel ısınmanın getirdiği iklim değişiklikleri dikkate alınmalıdır. Yer üstü sularının hareketlerinin kontrol altında tutan, ölçümlerini yapan gözlem istasyonlarının sayısı arttırılmalı ve aktif hale getirilmeli. Yeraltı suyunun ölçümünü yapan araştırma kuyuları oluşturulmalı ve somut durum tespit edilmelidir. Bilinen en derin suyumuz 650 m'deyken 1000 m, 2000 m derinliklerden haberimiz yok. Bu derinliklerle ilgili araştırmalar yapılmalı.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yakınılan
durumlardan biri değildir?
- A)Su kaynaklarının doğru kullanılmaması
- B)Su kaynaklarıyla ilgili yeterli araştırmanın yapılmaması
- C)Başka uluslara taşınan suyun olması
- D)
Derinlerdeki su kaynakları hakkında bilgi sahibi
olunmaması - E)
Bu sıkıntısına karşı bir planlamanın yapılmamış
olması
- Soru 23
(I) Bazı yazarlar, toplumsal yapı bozukluklarını, tarihsel yanlışlıkları, özgürlüğün önündeki engelleri ironik anlatımla mahkûm eder. (II) Bunu yaparken de keskin, yumruğunu masaya vuran bir dili yoktur; ironi anlatıcıya yumuşak ve alayımsı bir üslup imkânı verir. (III) Bu alaycı ve yumuşak üslubun altında bir gizemlilik ve derinlik de vardır. (IV) Bu derinliği gizemi açığa çıkarmak da okuyucuya düşer. (V) Bazı okuyucular, bir sanat eserini kavramak, derinliklerini açığa çıkarmak için çaba harcamazlar.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelenrden hangisi parçanın anlam bütünlüğünü bozar?
- A)I
- B)II
- C)III
- D)IV
- E)V
- Soru 24
24 - 25 SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
Ben bir tiyatro oyuncusuyum. Bütün dünyam tiyatrodur. Gücümü sahne ışıklarından alırım. Sizlere
en güzel, en doğru ve en gerçekçi oyunlarla ulaşmak isterim. Böyle mutlu geçer ömrüm, yeter ki siz
burada olun. Yaşamın gerçeklerine birlikte gülelim, birlikte ağlayalım, coşalım, şaşalım, sevinelim ve birlikte düşünelim. Oyunun bitiminde tiyatronun gizemli
yaşamından gerçek yaşama alkışlarınızla birlikte uyanalım.
Paragrafın bütünü dikkate alındığında, altı çizili
cümleyle aşağıdakilerden hangisi anlatılmak istenmiştir?
- A)Tiyatronun insan yaşamının bir parçası olması
- B)Sanatçının da seyirci gibi bir insan olması
- C)Oyunun dünyasından gerçek dünyaya dönülmesi
- D)Seyircinin kendi gerçeğini tiyatroda bulması
- E)Yaşamın tiyatrolarda anlatılması
- Soru 25
24 - 25 SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
Ben bir tiyatro oyuncusuyum. Bütün dünyam tiyatrodur. Gücümü sahne ışıklarından alırım. Sizlere
en güzel, en doğru ve en gerçekçi oyunlarla ulaşmak isterim. Böyle mutlu geçer ömrüm, yeter ki siz
burada olun. Yaşamın gerçeklerine birlikte gülelim, birlikte ağlayalım, coşalım, şaşalım, sevinelim ve birlikte düşünelim. Oyunun bitiminde tiyatronun gizemli
yaşamından gerçek yaşama alkışlarınızla birlikte uyanalım.
Bu parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Birçok duyguyu bir arada yaşamaktadır.
- B)Bütün yaşamı tiyatro üzerine kurulmuştur.
- C)İyi, doğru, güzel eserler verdikçe mutlu olmaktadır.
- D)Sahnenin ışıklarından etkilenmektedir.
- E)Tiyatroyu sinemadan çok sevmektedir.
- Soru 26
26 - 27 SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
Gerçek roman, ancak burjuva yaşama biçiminin açıkça ortaya çıkmasıyla yazılabilmiştir. (I) Gelişmekte olan Fransız burjuvazisi, aristokrasiye ve onun feodal üretim biçimine karşı savaş açmış, toprağa bağlı serileri (toprak kölelerini) kısmen özgürleştir-miştir. (II) Yani sanayi kuruluşlarında zorunlu olan emek gücünü, eski serileri “işçi” durumuna getirerek sağlamıştır. (III) Batı romanı, daha doğrusu roman, “birey”i anlatır. (IV) Bireyin bitmez tükenmez çeşitlilik içinde parçalanmış iç dünyası romanda betimlenir. (V) Öyle ki bireyin günlük yaşamının en küçük ayrıntıları, ka fasından geçenler son derece önemli, değerli olaylar olarak gösterilir. (VI) Çünkü roman kahramanları artık başlı başına bir dünyadır, toplumun dünyasına eşit bir dünya.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf kaçıncı cümleyle başlar?
- A)II
- B)III
- C)IV
- D)V
- E)VI
- Soru 27
26 - 27 SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
Gerçek roman, ancak burjuva yaşama biçiminin açıkça ortaya çıkmasıyla yazılabilmiştir. (I) Gelişmekte olan Fransız burjuvazisi, aristokrasiye ve onun feodal üretim biçimine karşı savaş açmış, toprağa bağlı serileri (toprak kölelerini) kısmen özgürleştir-miştir. (II) Yani sanayi kuruluşlarında zorunlu olan emek gücünü, eski serileri “işçi” durumuna getirerek sağlamıştır. (III) Batı romanı, daha doğrusu roman, “birey”i anlatır. (IV) Bireyin bitmez tükenmez çeşitlilik içinde parçalanmış iç dünyası romanda betimlenir. (V) Öyle ki bireyin günlük yaşamının en küçük ayrıntıları, ka fasından geçenler son derece önemli, değerli olaylar olarak gösterilir. (VI) Çünkü roman kahramanları artık başlı başına bir dünyadır, toplumun dünyasına eşit bir dünya.
Bu parçada ağır basan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Betimleme
- B)Öyküleme
- C)Tartışma
- D)Açıklama
- E)Tanık Gösterme
- Soru 28
28 - 30 SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
İki katlı ve şekildeki gibi her katında 5 oda bulunan
bir hastanede beş röntgen odası, iki aşı odası ve üç
tane de ameliyat odası vardır.
Bu odalarla ilgili bilinenler şunlardır:
• İki aşı odası birinci katta ve yan yanadır.
• İki ameliyat odası ikinci katta ve yan yanadır.
• Sadece ikinci katta iki röntgen odası yan yana olabiliyor.
İki ve sekiz numaralı odada ameliyathane olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- A)3 nolu odada röntgen odası vardır.
- B)5 nolu odada aşı odası vardır.
- C)1 nolu odada röntgen odası vardır.
- D)7 nolu odada röntgen odası olabilir.
- E)6 nolu odada röntgen odası olamaz.
- Soru 29
28 - 30 SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
İki katlı ve şekildeki gibi her katında 5 oda bulunan
bir hastanede beş röntgen odası, iki aşı odası ve üç
tane de ameliyat odası vardır.
Bu odalarla ilgili bilinenler şunlardır:
• İki aşı odası birinci katta ve yan yanadır.
• İki ameliyat odası ikinci katta ve yan yanadır.
• Sadece ikinci katta iki röntgen odası yan yana olabiliyor.
Üç ve dokuz numaralı odalarda röntgen odası olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
- A)4 odada aşı odası olabilir.
- B)2 odada röntgen odası olamaz.
- C)4 odada ameliyat odası olabilir.
- D)2 odada ameliyat odası olabilir.
- E)10 odada ameliyat odası olabilir.
- Soru 30
28 - 30 SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
İki katlı ve şekildeki gibi her katında 5 oda bulunan
bir hastanede beş röntgen odası, iki aşı odası ve üç
tane de ameliyat odası vardır.
Bu odalarla ilgili bilinenler şunlardır:
• İki aşı odası birinci katta ve yan yanadır.
• İki ameliyat odası ikinci katta ve yan yanadır.
• Sadece ikinci katta iki röntgen odası yan yana olabiliyor.
Birinci oda aşı odasıysa üçüncü ve yedinci odalarda aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- A)
- B)
- C)
- D)
- E)
Benzer testler
Online KPSS Türkçe Denemesi Çöz 5
Online KPSS Türkçe Denemesi Çöz 8
Online KPSS Türkçe Denemesi Çöz 9
Online KPSS Türkçe Denemesi Çöz 10
Online KPSS Türkçe Denemesi Çöz 7
Yorumlar (3)
- KKubilay Gürler
sözel mantık sorusu hatalı açıklamada aşı 2 aşı odası 1. katta yan yana diyor. 2. odada ameliyat odası var diyor ve 1. oda aşı odası diyor!!!!!!!!!!
- Ggül
soruları çözüyoruz ama yanlış olanların şıkların doğru cevapları gözükmüyor. bir de boş geçtiğimiz sorular da yanlış olarak görünüyor.
- MMehmet ÜNLÜTÜRK
Matematik sorularının çözümü var mı. Emeği geçen herkese TEŞEKKÜRLER...

