İçeriğe geç
KPSSCini - sınav kazandırıyoruz!
Deneme sınavıKPSS

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 17

30 soru60 dakikaOrta11 kez çözüldü

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 17 güncel sınav yılına uygun olarak hazırlanmış sorular ile oluşturulmuştur.

Reklam
Soru sayısı
30
Süre
60 dakika
Değerlendirme
4 yanlış 1 doğruyu götürür
Üye girişi yaparsan sonuçların ve yanlışların kaydedilir.
Testteki soruları önizle
  1. Soru 1

    1-2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    (I) Bir insan bazen başka bir insanın düşüncesi­ni anlamsız veya komik bulabilir. (II) O düşünceyi

    duyduğunda veya okuduğunda kimi zaman güle­bilir, kimi zaman alay edebilir. (III) Aslında bunlar­

    dan dolayı kimse birilerine hesap vermek zorunda değildir. (IV) Aksine kimsenin bunlara laf söyleme hakkı bile yoktur. (V) Ama gelgelelim iş yazıya dö­külünce o düşüncelerin yanlış olduğunu belirtmek­ten, kişisel düşüncelerimizi dile getirmekten öteye geçmemiz “tartışma” sözcüğünün kalıpları içeri­sine sığmaz. (VI) Ayrıca ne yazık ki günümüzde

    sadece anlamsız veya gülünç olduğu düşünülen görüşler değil, tüm karşıt düşünceler de alaya alı­nıp acımasızca saldırıya uğruyor.

    Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    1. A)Genelleme yapılmıştır.
    2. B)Deyim kullanılmıştır.
    3. C)Öznellik söz konusudur.
    4. D)Olumsuz anlamlı cümleler kullanılmıştır.
    5. E)İkileme kullanılmıştır.
  2. Soru 2

    1-2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    (I) Bir insan bazen başka bir insanın düşüncesi­ni anlamsız veya komik bulabilir. (II) O düşünceyi

    duyduğunda veya okuduğunda kimi zaman güle­bilir, kimi zaman alay edebilir. (III) Aslında bunlar­

    dan dolayı kimse birilerine hesap vermek zorunda değildir. (IV) Aksine kimsenin bunlara laf söyleme hakkı bile yoktur. (V) Ama gelgelelim iş yazıya dö­külünce o düşüncelerin yanlış olduğunu belirtmek­ten, kişisel düşüncelerimizi dile getirmekten öteye geçmemiz “tartışma” sözcüğünün kalıpları içeri­sine sığmaz. (VI) Ayrıca ne yazık ki günümüzde

    sadece anlamsız veya gülünç olduğu düşünülen görüşler değil, tüm karşıt düşünceler de alaya alı­nıp acımasızca saldırıya uğruyor.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisi, parçanın ana düşüncesini içermektedir?

    1. A)IV
    2. B)II
    3. C)VI
    4. D)V
    5. E)III
  3. Soru 3

    Eserleri arasında hem roman hem de öykü bulu­nan usta yazar da öyküye farklı bir yönden yak­laşanlar arasında yer alıyor. Usta kalem özellikle

    kısa öykünün bir tür parmak jimnastiği olarak gö­rülüp bu şekilde değerlendirilmesine karşı çıkıyor.

    Usta yazarın kısa öyküyle ilgili olarak karşı çık­tığı durum aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)Okur topluluğunun farklı gösterilmesi
    2. B)Hacimsiz olarak kabul edilmesi
    3. C)Yeterli niteliğe sahip olmadığının sanılması
    4. D)Kolayca yazıldığının düşünülmesi
    5. E)Anlatımının etkileyici olarak görülmemesi
  4. Soru 4

    (I) Usta yazar, epey akıcı bir dille yazmış bu eseri­ni. (II) Oradan buradan duyduklarıyla değil, kendi deneyimleri ve okudukları üzerine kurmuş eserin yapısını. (III) Ama yararlandığı kaynakları tam ola­rak açıklamamış, yani kimse nelerden yararlandı­ğını bilmiyor. (IV) Şüphesiz böyle akıcı bir eserin meydana gelmesine kaynaklık eden şeyler açıkla­nırsa bu durum okuru afallatır ama eserin sonuna bir kaynakça konsa hiç fena olmazdı. (V) Böylelik­le bu usta yazarımızın eserlerindeki bilgilerin izleri­ni sürer, daha da zevkli ve renkli okumalara doğru yelken açardık.

    Bir yazar ve eserinin anlatıldığı bu parçadaki

    numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda

    verilenlerden hangisi yanlıştır?

    1. A)I. cümlede, eserin biçemine ilişkin bir bilgi verilmiştir.
    2. B)

      II. cümlede, eserin kulaktan dolma bilgilerle
      oluşturulmadığından söz edilmiştir.

    3. C)III. cümlede, eserdeki bazı bilgilerin gizli kal­masının zorunluluğu dile getirilmiştir.
    4. D)IV. cümlede, bir öneri sakıncasıyla birlikte orta­ya konmuştur.
    5. E)V. cümlede, IV. cümledeki önerinin yerine getirilmesinin okura sağlayacağı yarara yer verilmiştir.
  5. Soru 5

    Kendi yolunu çizmek, kimseye öykünmeden yapıt­larını ortaya koymak kolay bir iş değildir. Bu ba­kımdan bir yazarın, ikide bir okura gözü kaymadan

    bir yapıt ortaya koyması saygı duyulacak bir şey­dir. Bir yazar bunu başarırsa kendisini istediği gibi ifade edebilir ve özgün yapıtlar ortaya koyabilir.

    Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)Okura hiç değer vermemek
    2. B)Kendi görüşlerinin dışına çıkmamak
    3. C)Farklı bir anlayış ortaya koymak
    4. D)Beğenilme kaygısı taşımamak
    5. E)Düşüncelerinde tutarsız olmak
  6. Soru 6

    I. Tıp okumak üzere gönderildiği üniversitede, tıp

    yerine matematiği seçmesi, İtalyan bilim ada­mının tüm yaşamını belirleyecek sürecin baş­langıcı oldu.

    II. Matematik giderek İtalyan bilim adamı için ya­şamın bütün gizlerini açabilecek bir anahtar

    hâline geldi.

    III. Ünlü İtalyan bilim adamı, Rönesans ile Aydın­lanma Çağı’nın etkilerinin gözle görülür hâle

    geldiği bir dönemde yaşadı.

    IV. Bu, bilimsel çalışmalarına da yansıdı ve fizik

    biliminin hem matematikselleşmesinde hem de modern biçimine kavuşmasında büyük rol

    oynadı.

    V. Bu dönem sadece siyaset, sanat, din alanların­

    da değil, bilim alanında da ciddi bir yenileşme­nin yaşandığı, doğayı matematikle kavramanın

    daha temel bir yaklaşım hâline geldiği bir dö­nemdi.

    Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluştu­racak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?

    1. A)I
    2. B)II
    3. C)III
    4. D)IV
    5. E)V
  7. Soru 7

    Dergi deyip geçmemek gerekiyor çünkü özellikle kültür, sanat ve edebiyat dergileri; bir ulusun, bir ülkenin kültür yaşamını, geçmişteki edebî ortam­larını ve gelişmelerini, düşünce hareketlerini izle­yebilmek açısından çok önemli yayınlardır. Dergi­ler, bir başka deyişle ait olduğu dönemlerin kültür sanat belgeleridir. Sanki sürekli bir gelgit hâlinde yükselen, kabaran veya alçalan, etkisini yitirenkültür ve sanat dünyasını bütün çıplaklığıyla orta­ya koyan haftalık, aylık veya iki aylık çizelge de di­yebiliriz dergilere. Ayrıca dergilerin, geçmişin kül­tür ve sanat mirasını, gelecek nesillere aktarmak yönünden de çok önemli göreve sahip olduğunu söyleyebiliriz.

    Bu parçada dergilerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

    1. A)Kendi dönemine tanıklık ettiğine
    2. B)Süreli ve belirli aralıklarla yayımlandığına
    3. C)Yeni yazarlar için bir fırsat anlamı taşıdığına
    4. D)Bir toplumun düşünce dünyasına ayna tutan bir ürün olduğuna
    5. E)Eskiyle yeni arasında bir köprü görevi taşıdığına
  8. Soru 8

    8-10. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    (I) Çocukluğumda binmeyi en çok sevdiğim şey

    salıncaktı ve biz mahalledeki arkadaşlarla mahal­

    lemizden epey uzakta olan bir parka kadar gidip

    bu salıncaklara binerdik. (II) Aslında mahallemiz-

    den çok uzakta olan bu salıncaklar, yürümekten

    yorulduğumuz için bizi çok zorlardı. (III) Bazen bu

    parklardaki salıncaklar yerine mahallemize arada

    bir uğrayan seyyar salıncaklar, benim ilgimi çok

    çekerdi. (IV) Ama ben bu salıncaklara, dönerken

    düşerim korkusuyla hiçbir zaman binememiştim.

    (V) Geçen gün Alaşehir’de bir meydanda rastla­

    dım bir seyyar salıncağa. (VI) Keşke o zamanlar

    bu saçma korkumu yenip de bu güzel oyuncaklara

    binseymişim.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisi, düşüncenin akışını bozmaktadır?

    1. A)III.
    2. B)VI.
    3. C)II.
    4. D)V.
    5. E)IV.
  9. Soru 9

    8-10. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    (I) Çocukluğumda binmeyi en çok sevdiğim şey

    salıncaktı ve biz mahalledeki arkadaşlarla mahal­

    lemizden epey uzakta olan bir parka kadar gidip

    bu salıncaklara binerdik. (II) Aslında mahallemiz-

    den çok uzakta olan bu salıncaklar, yürümekten

    yorulduğumuz için bizi çok zorlardı. (III) Bazen bu

    parklardaki salıncaklar yerine mahallemize arada

    bir uğrayan seyyar salıncaklar, benim ilgimi çok

    çekerdi. (IV) Ama ben bu salıncaklara, dönerken

    düşerim korkusuyla hiçbir zaman binememiştim.

    (V) Geçen gün Alaşehir’de bir meydanda rastla­

    dım bir seyyar salıncağa. (VI) Keşke o zamanlar

    bu saçma korkumu yenip de bu güzel oyuncaklara

    binseymişim.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisinde bir “hayıflanma” söz konusudur?

    1. A)V.
    2. B)III.
    3. C)VI.
    4. D)I.
    5. E)II.
  10. Soru 10

    8-10. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    (I) Çocukluğumda binmeyi en çok sevdiğim şey

    salıncaktı ve biz mahalledeki arkadaşlarla mahal­

    lemizden epey uzakta olan bir parka kadar gidip

    bu salıncaklara binerdik. (II) Aslında mahallemiz-

    den çok uzakta olan bu salıncaklar, yürümekten

    yorulduğumuz için bizi çok zorlardı. (III) Bazen bu

    parklardaki salıncaklar yerine mahallemize arada

    bir uğrayan seyyar salıncaklar, benim ilgimi çok

    çekerdi. (IV) Ama ben bu salıncaklara, dönerken

    düşerim korkusuyla hiçbir zaman binememiştim.

    (V) Geçen gün Alaşehir’de bir meydanda rastla­

    dım bir seyyar salıncağa. (VI) Keşke o zamanlar

    bu saçma korkumu yenip de bu güzel oyuncaklara

    binseymişim.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gilerinde yargı gerekçesiyle birlikte verilmiş­tir?

    1. A)I ve III
    2. B)II ve IV
    3. C)II ve V
    4. D)III ve VI
    5. E)IV ve VI
  11. Soru 11

    11-12. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    (I) Tanzimat Dönemi’nden sonra sürekli roman

    yazan ve romanı her yönüyle ön plana çıkaran,

    içlerinde Namık Kemal ve Recaizade Mahmut

    Ekrem gibi isimler olmasına rağmen, sanatçımız

    azdır. (II) Bu dönemdeki sanatçılar daha çok siya­

    setle ve düşünce sistemleriyle uğraşmış, bir kısmı

    da birer roman yazıp başka işlere yönelmişlerdir.

    (III) Mesela Samipaşazade Sezai, Nabizade Na­

    zım, Şemsettin Sami gibi yazarları bu kategoriye

    sokabiliriz. (IV) Bunların hemen hemen hepsi bi­

    rer romandan sonra dikkatlerini başka alanlara

    yönelttiklerinden Türk romanının bütün yükü Ah­

    met Mithat Efendi’ye kalmıştır. (V) Ahmet Mithat

    Efendi, yüze yakın öykü, roman ve tercüme roman

    yayımlamıştır. (VI) Zaten Ahmet Mithat’a da “yazı

    makinesi" denmesinin en büyük nedeni de budur.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde neden-sonuç ilişkisi vardır?

    1. A)II.
    2. B)I.
    3. C)V.
    4. D)VI.
    5. E)IV.
  12. Soru 12

    11-12. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    (I) Tanzimat Dönemi’nden sonra sürekli roman

    yazan ve romanı her yönüyle ön plana çıkaran,

    içlerinde Namık Kemal ve Recaizade Mahmut

    Ekrem gibi isimler olmasına rağmen, sanatçımız

    azdır. (II) Bu dönemdeki sanatçılar daha çok siya­

    setle ve düşünce sistemleriyle uğraşmış, bir kısmı

    da birer roman yazıp başka işlere yönelmişlerdir.

    (III) Mesela Samipaşazade Sezai, Nabizade Na­

    zım, Şemsettin Sami gibi yazarları bu kategoriye

    sokabiliriz. (IV) Bunların hemen hemen hepsi bi­

    rer romandan sonra dikkatlerini başka alanlara

    yönelttiklerinden Türk romanının bütün yükü Ah­

    met Mithat Efendi’ye kalmıştır. (V) Ahmet Mithat

    Efendi, yüze yakın öykü, roman ve tercüme roman

    yayımlamıştır. (VI) Zaten Ahmet Mithat’a da “yazı

    makinesi" denmesinin en büyük nedeni de budur.

    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci

    paragraf hangi cümleyle başlar?

    1. A)IV.
    2. B)V.
    3. C)II.
    4. D)VI.
    5. E)III.
  13. Soru 13

    Şu kısacık dünyada insanlar ömrünü sevdiği in­

    sanlarla geçirmek ister. Onları hep yanında gör­

    mek ister. Onların başına kötü bir şey gelse çok

    üzülür “Allah esirgesin, eksikliğini göstermesin.”

    der. Ama tabii ki bir insanın çevresindeki herkesi

    sevmesi söz konusu değildir. Sevilmeyen, hoş­

    lanılmayan bir kimse zorluk içinde kaldığında ve

    bunu hak ettiği düşünüldüğünde ise “— ” denir.

    Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki söz­lerden hangisi getirilmelidir?

    1. A)Allah geçinden versin.
    2. B)Şeytan azapta gerek.
    3. C)Su testisi su yolunda kırılır.
    4. D)İyilik et, denize at; balık bilmezse Halik bilir.
    5. E)Kimsenin ahi, kimsede kalmaz.
  14. Soru 14

    14-15. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    Bir yazarın yazma tutkusu küçük yaşlardan itiba­

    ren başlar. Adeta yazmak için yaşar, yaşamak için

    yazar. Yazarak güçlü biri olma baskısı hisseder.

    Her durumda, her koşulda, her dönemde düşün­

    celerini ve duygularını kağıda dökmek ister. Kendi

    döneminin insanlarına ve belki de kendinden son­

    raki nesillere bir kılavuz olsun diye yazar. Kim bilir

    kırk yıl, seksen yıl, yüz yıl ,iki yüz yıl sonra... Kim

    karıştırır bu yaprakları? Kim çevirir teker teker?

    Her gün binlerce yazı, binlerce kitap yayımlanıyor.

    Yüzlerce hatta binlerce insan yazılar yazıyor. Biz­

    den önceki insanlar da yazdıkça yazmışlar, yaz­

    mışlar... Peki en önemli soru: Bugüne bunların

    kaçı kalmış? Kaçı zamanın acımasızlığına yenil­

    meden günümüze kadar gelebilmiş? Bunlardan

    kaçı gerçekten ölümsüz bir değer taşıyor? Ben

    size söyleyeyim cevabı: Pek azı. Üstelik yüzyıllar

    önce kalıcı sanılan veya adlandırılan pek çok eser

    yok olup gitmiş, aksine kimsenin değer vermediği

    eserler dimdik ayakta ve bizi selamlamakta.

    Bu parçanın anlatımıyla ilgili hangisi söylenemez?

    1. A)Kişileştirmeye başvurulmuştur,
    2. B)Yinelemelere yer verilmiştir.
    3. C)Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
    4. D)Konuşma havası içinde yazılmıştır.
    5. E)Olasılık söz konusudur.
  15. Soru 15

    14-15. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    Bir yazarın yazma tutkusu küçük yaşlardan itiba­

    ren başlar. Adeta yazmak için yaşar, yaşamak için

    yazar. Yazarak güçlü biri olma baskısı hisseder.

    Her durumda, her koşulda, her dönemde düşün­

    celerini ve duygularını kağıda dökmek ister. Kendi

    döneminin insanlarına ve belki de kendinden son­

    raki nesillere bir kılavuz olsun diye yazar. Kim bilir

    kırk yıl, seksen yıl, yüz yıl ,iki yüz yıl sonra... Kim

    karıştırır bu yaprakları? Kim çevirir teker teker?

    Her gün binlerce yazı, binlerce kitap yayımlanıyor.

    Yüzlerce hatta binlerce insan yazılar yazıyor. Biz­

    den önceki insanlar da yazdıkça yazmışlar, yaz­

    mışlar... Peki en önemli soru: Bugüne bunların

    kaçı kalmış? Kaçı zamanın acımasızlığına yenil­

    meden günümüze kadar gelebilmiş? Bunlardan

    kaçı gerçekten ölümsüz bir değer taşıyor? Ben

    size söyleyeyim cevabı: Pek azı. Üstelik yüzyıllar

    önce kalıcı sanılan veya adlandırılan pek çok eser

    yok olup gitmiş, aksine kimsenin değer vermediği

    eserler dimdik ayakta ve bizi selamlamakta.

    Bu parçada eserlerin aşağıdaki özelliklerinden

    hangisi üzerinde durulmuştur?

    1. A)Toplumlara yön verdikleri derecede değer kazanmaları
    2. B)Ölümsüzlüğe ulaşırken birçok değişikliğe uğramaları
    3. C)Kendilerine has bir zamanlarının olması
    4. D)

      Geçici olmalarındaki ana nedenlerin epey bir
      zaman sonra fark edilmesi

    5. E)Kalıcılığa ulaşmalarının çok uzun bir süre son­ra ortaya çıkması
  16. Soru 16

    Tüm dünyada da ülkemizde de her dönem, ken­

    di sanatsal iktidarını içinde barındırarak yoluna

    devam eder. Mesela dünyada sembolistlerin yani

    simgecilerin döneminde klasisizm yanlıları, sürre­

    alistlerin döneminde de sembolistler saygınlığın­

    dan çok şey kaybetmiştir. Bizim edebiyatımızda

    da durum böyledir. Garipçilerin döneminde nasıl

    Beş Hececiler gündemden düşmüşse İkinci Yeni­

    cilerin döneminde de Garipçiler saygınlıklarını bir

    nebze de olsun yitirmiştir. Böyle durumlarda tabii

    ki sanatçılar ve yapıtlarını yok sayamayız. Bu, çok

    büyük bir haksızlık olur. Sadece onların araçları ve

    dilleri aşılır ve yerlerine başka bir anlayış popüler

    olur. Aslında bu durum bir bakıma, edebiyatın ge­

    leneksel yasasıdır. —

    Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre,

    aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    1. A)Geçmişte kalan edebî akımlar ve sanatçıları unutulmaya mahkûmdur.
    2. B)Edebiyat içerisinde bu tür durumlar sıklıkla ya­şanır ve bu durum doğal karşılanır.
    3. C)Oysaki her edebî hareket kendinden öncekile­rin bir yansıması olduğunu ilk başlarda göre­mez.
    4. D)Bir sonraki edebî hareket, bir sonraki dil önce­kinin de güncelliğini yitirmesine neden olur.
    5. E)

      Her edebî oluşumun sanatçıları, ne yazık ki bir
      gün unutulacaklarını bile bile yazmaya devam ederler.

  17. Soru 17

    I. İngiliz felsefeci Thomas Hobbes, temelde her

    doğa olayının bir çeşit hareketle meydana gel­

    diğini düşünüyordu.

    II. Hatta zihinsel etkinliklerin bile- düşünmek ve

    istemek de dâhil- zihnin mecazî değil, gerçek

    hareketleri olduğu görüşündeydi.

    III. Hobbes, bu konu üzerinde yoğunlaştığı dö­

    nemden birkaç yıl sonra, 1634’ten 1637’ye ka­

    dar süren bir Avrupa gezisine çıktı.

    IV. Bu görüş, pratikte etkisi olmasa da, fiziksel

    ilkelerden teorik sonuçlar çıkarmayı mümkün

    kılıyordu.

    V. Seyahati sırasında o zamanın önde gelen bilim

    insanı ve matematikçileriyle bir araya geldi ve

    onlarla fikirlerini paylaşma imkânı buldu.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gileri yer değiştirirse parçanın anlam bütünlü­ğü sağlanmış olur?

    1. A)II ve III
    2. B)II ve IV
    3. C)III ve IV
    4. D)III ve V
    5. E)IV ve V
  18. Soru 18

    Bugüne kadar pek çok türde birçok eser yazdım.

    Romanlar, öyküler, denemeler, makaleler... Yaza

    yaza gördüm ki dil; benim için bir araç değil yazdı­

    ğım eserin temeli, kurgusu, iskeleti yani her şeyi.

    Bunu anladığımda veya bu noktaya vardığımda

    artık eserimin her şeyi olan dili süslemenin, sanat

    yapmanın, mecazlarla bezemenin, bolca niteleyi­

    ci söz kullanmanın bir anlamı olmadığını gördüm.

    Açıkçası göz boyamadan, söz sanatlarının aldatıcı

    görünüşüyle içi boş imgeler oluşturmadan, olabil­

    diğince yalın yazacağım, hilesiz aldatmacasız bir

    anlatımı tercih ettim.

    I.

    Kişileştirme ve betimlemelere az yer verir.

    II. Dili, eserlerinin oluşmasına kaynaklık eden

    esas malzeme olarak görür.

    III. İnsanları ve kavramları baz alarak okurlarına

    büyülü bir dünya kurgular.

    IV. Sade bir biçemle eserlerini ortaya koyar.

    Kendisinden böyle söz eden bir yazar için yukarıdakilerden hangileri söylenemez?

    1. A)Yalnız II
    2. B)Yalnız III
    3. C)I ve III
    4. D)II ve IV
    5. E)I ve IV
  19. Soru 19

    Geçen yıl romanıma son dokunuşlarımı yapma­

    dan kafa dinlemek için Datça’ya gittim. Bu arada

    Datça’yı çok severim. Bir otobüs firmasından en

    önden bir koltuk istedim ve oraya oturdum. Yolcu­

    luğum sırasında, yüzü geniş yayla düzlükleri gibi

    rahat ve serin, gözleri yaylaların bulutsuz gökleri

    gibi aydınlık, ceketinin yağdan ve tozdan kaskatı

    kesilmiş yakasına, tıraşsız yüzüne, sigara zeh­

    rinden sararmış parmak uçlarına aldırmadan ko­

    nuşan bir Anadolu köylüsünün yanına oturdum.

    Önce konuşmaya çekindim. Ama yolculuğun iler­

    leyen saatlerinde adeta beden diliyle söyledikleri­

    mizi dillendirmeye başladık. Yolculuk bittiğinde ise

    yıllarca aynı kaderi paylaşmış dostlar gibi birbirimi­

    ze sarılarak ayrıldık.

    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden han­gilerine başvurulmuştur?

    1. A)Betimleme - Öyküleme
    2. B)Karşılaştırma - Betimleme
    3. C)Açıklama - Benzetme
    4. D)Öyküleme - Tartışma
    5. E)Açıklama - Öyküleme
  20. Soru 20

    Şiir yazmak için en uygun ruh hâli hangisidir (I) diye

    soruyorlar. Benim bu soruya vereceğim cevap ga­yet açık:.(II) Hüzün. Bana göre mutluluğun şiiri

    olmaz. Mutlu olduğumuzda aklımıza kalem kâğıt gelmezken,, (III) hüzünlendiğimizde hemen ararız bu

    iki nesneyi. En güzel dediğimiz şiire bir bakalım lütfen,(IV) ya ölümü anlatır ya da ayrılığı., (V)

    Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaret­lerinden hangisinin kullanımı yanlıştır?

    1. A)V
    2. B)III
    3. C)I
    4. D)II
    5. E)IV
  21. Soru 21

    İkinci Dünva Savaşı’ndan (I) büyük yıkımla çıkan

    Avrupa’ya (II) başka (III) birçok ülkeden gelen işgücünün (IV)

    katkısı büyüktür. Bu katkı gerçekten o kadar

    büvüktü ki (V) kimse böyle bir durumu beklemiyordu.

    Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?

    1. A)III
    2. B)IV
    3. C)V
    4. D)II
    5. E)I
  22. Soru 22

    Bu dünyada yiyip içtiklerimin,

    gezip tozduklarımın,

    görüp işittiklerimin,

    dokunduklarımın, anladıklarımın

    hiçbiri, hiçbiri,

    beni bahtiyar etmedi türküler kadar.

    Nazım HİKMET

    Bu şiirde aşağıdaki ses olaylarından hangisi

    yoktur?

    1. A)Ünlü daralması
    2. B)Ünsüz benzeşmesi
    3. C)Kaynaştırma ünsüzü
    4. D)Ünsüz yumuşaması
    5. E)Ulama
  23. Soru 23

    Bu sanatçımız daha (I) kitabın başlarında uyarıyor

    okurunu: “Ötekini (II) oku; derinde, dipte duranı; ince (III)

    şeyler bunlar.” Bu sözler, onun şiirlerinin anlaşıl­ması için kendisinin cömertçe (IV) önümüze kattığı

    kılavuzlardır.

    Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

    1. A)Zamir- sıfat- sıfat- zarf
    2. B)Zarf-sıfat-sıfat-zamir
    3. C)Sıfat-zamir- sıfat- sıfat
    4. D)İsim- zamir-sıfat-zamir
    5. E)Zarf-zamir-sıfat-zarf
  24. Soru 24

    Ahmet Mithat Efendi’nin “Felâtun Bey ile Râkım

    Efendi” adlı yapıtı.(I)  Avrupa uygarlığı (II) çevresine (III)

    girmeye başlayan Türkiye’de bu yeni uygarlığı sindiremeyen “züppe” tipini anlatmaktadır. Yazar, bu

    tipi daha iyi canlandırabilmek için, Felâtun Beyin karşısına.(IV) Avrupa kültürünü kavramış Râkım Efendi

    tipini çıkarmıştır.(V)

    Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden

    hangisi yapısı bakımından diğerlerinden fark­lıdır?

    1. A)I
    2. B)II
    3. C)III
    4. D)IV
    5. E)V
  25. Soru 25

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı özelliği aranmaz?

    1. A)Kendini beğenmiş insanların bulunduğu ortamlara girmek istemezdi.
    2. B)Son kitabı çıktıktan sonra onun da yıldızı parla­maya başladı.
    3. C)Seçkin insanların sohbetine doyum olmaz.
    4. D)

      Bu kahvehanede genelde yaşlı insanlar bulu­
      nuyordu.

    5. E)

      O, çoğunlukla insanlara hep tepeden bakan
      biriydi.

  26. Soru 26

    (I) Her mevsim bir başka güzeldir bu adada. (II)

    Hangi mevsimde olursanız olun doğada, gökku­

    şağının tüm renklerini görebilirsiniz. (III) Nergisler,

    sümbüller, karanfiller süsler her yanı. (IV) Akde­

    niz’de başka hiçbir ülkede görülmeyen çeşitlilikteki

    bitkiler karşısında insan adeta büyülenir. (V) Top­

    rak ana, ilk yağmurlarla birlikte yeşil bir örtü sarı­

    nır.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisinin nesnesi, tamlayanı ile tamlananı arası­na sıfat girmiş bir belirtili isim tamlamasından

    oluşmaktadır?

    1. A)I
    2. B)II
    3. C)III
    4. D)IV
    5. E)V
  27. Soru 27

    27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan

    Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı­

    navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı

    zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı

    kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı

    dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları

    ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler

    şu şekildedir:

    • Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi­

    lizcedir.

    • P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili

    İngilizcedir.

    • L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sınava sadece bir kişi girmiştir.

    • L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.

    • S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi gir­miştir.

    • M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi gir­miştir.

    • Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olma­mıştır.

    Buna göre

    I. K

    II. N

    III. R

    adlı kişilerden hangilerinin yabancı dili İngiliz­ce olabilir?

    1. A)Yalnız I
    2. B)Yalnız II
    3. C)Yalnız III
    4. D)I ve II
    5. E)II ve III
  28. Soru 28

    27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan

    Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı­

    navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı

    zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı

    kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı

    dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları

    ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler

    şu şekildedir:

    • Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi­

    lizcedir.

    • P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili

    İngilizcedir.

    • L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sınava sadece bir kişi girmiştir.

    • L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.

    • S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi gir­miştir.

    • M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi gir­miştir.

    • Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olma­mıştır.

    Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak yanlıştır?

    1. A)Yabancı dili Almanca olan toplam iki kişi vardır.
    2. B)Yabancı dili İngilizce olan toplam dört kişi var­dır.
    3. C)Yabancı dili Fransızca olan toplam üç kişi var­dır.
    4. D)Yabancı dili İngilizce olan toplam üç kişi vardır.
    5. E)Yabancı dili Almanca olan toplam üç kişi vardır.
  29. Soru 29

    27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan

    Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı­

    navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı

    zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı

    kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı

    dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları

    ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler

    şu şekildedir:

    • Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi­

    lizcedir.

    • P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili

    İngilizcedir.

    • L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sınava sadece bir kişi girmiştir.

    • L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.

    • S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi gir­miştir.

    • M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi gir­miştir.

    • Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olma­mıştır.

    Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğru­dur?

    1. A)İkinci sırada L sınava girmiştir.
    2. B)Üçüncü sırada K sınava girmiştir.
    3. C)Dördüncü sırada N sınava girmiştir.
    4. D)Beşinci sırada S sınava girmiştir.
    5. E)Altıncı sırada R sınava girmiştir.
  30. Soru 30

    27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevapla­yınız.

    Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan

    Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı­

    navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı

    zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı

    kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı

    dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları

    ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler

    şu şekildedir:

    • Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi­

    lizcedir.

    • P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili

    İngilizcedir.

    • L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında

    sınava sadece bir kişi girmiştir.

    • L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.

    • S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi gir­miştir.

    • M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi gir­miştir.

    • Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olma­mıştır.

    En az sınavına girilen yabancı dilin Almanca ol­duğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesin

    olarak doğrudur?

    1. A)K’nin yabancı dili Almancadır.
    2. B)N’nin yabancı dili Almancadır.
    3. C)N’nin yabancı dili İngilizcedir.
    4. D)R’nin yabancı dili Almancadır.
    5. E)R’nin yabancı dili Fransızcadır.

Benzer testler

Yorumlar

Yorum yaz

Yorumlar moderasyondan sonra yayınlanır.