KPSS Türkçe Deneme Sınavı 17
KPSS Türkçe Deneme Sınavı 17 güncel sınav yılına uygun olarak hazırlanmış sorular ile oluşturulmuştur.
Testteki soruları önizle
- Soru 1
1-2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Bir insan bazen başka bir insanın düşüncesini anlamsız veya komik bulabilir. (II) O düşünceyi
duyduğunda veya okuduğunda kimi zaman gülebilir, kimi zaman alay edebilir. (III) Aslında bunlar
dan dolayı kimse birilerine hesap vermek zorunda değildir. (IV) Aksine kimsenin bunlara laf söyleme hakkı bile yoktur. (V) Ama gelgelelim iş yazıya dökülünce o düşüncelerin yanlış olduğunu belirtmekten, kişisel düşüncelerimizi dile getirmekten öteye geçmemiz “tartışma” sözcüğünün kalıpları içerisine sığmaz. (VI) Ayrıca ne yazık ki günümüzde
sadece anlamsız veya gülünç olduğu düşünülen görüşler değil, tüm karşıt düşünceler de alaya alınıp acımasızca saldırıya uğruyor.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Genelleme yapılmıştır.
- B)Deyim kullanılmıştır.
- C)Öznellik söz konusudur.
- D)Olumsuz anlamlı cümleler kullanılmıştır.
- E)İkileme kullanılmıştır.
- Soru 2
1-2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Bir insan bazen başka bir insanın düşüncesini anlamsız veya komik bulabilir. (II) O düşünceyi
duyduğunda veya okuduğunda kimi zaman gülebilir, kimi zaman alay edebilir. (III) Aslında bunlar
dan dolayı kimse birilerine hesap vermek zorunda değildir. (IV) Aksine kimsenin bunlara laf söyleme hakkı bile yoktur. (V) Ama gelgelelim iş yazıya dökülünce o düşüncelerin yanlış olduğunu belirtmekten, kişisel düşüncelerimizi dile getirmekten öteye geçmemiz “tartışma” sözcüğünün kalıpları içerisine sığmaz. (VI) Ayrıca ne yazık ki günümüzde
sadece anlamsız veya gülünç olduğu düşünülen görüşler değil, tüm karşıt düşünceler de alaya alınıp acımasızca saldırıya uğruyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, parçanın ana düşüncesini içermektedir?
- A)IV
- B)II
- C)VI
- D)V
- E)III
- Soru 3
Eserleri arasında hem roman hem de öykü bulunan usta yazar da öyküye farklı bir yönden yaklaşanlar arasında yer alıyor. Usta kalem özellikle
kısa öykünün bir tür parmak jimnastiği olarak görülüp bu şekilde değerlendirilmesine karşı çıkıyor.
Usta yazarın kısa öyküyle ilgili olarak karşı çıktığı durum aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Okur topluluğunun farklı gösterilmesi
- B)Hacimsiz olarak kabul edilmesi
- C)Yeterli niteliğe sahip olmadığının sanılması
- D)Kolayca yazıldığının düşünülmesi
- E)Anlatımının etkileyici olarak görülmemesi
- Soru 4
(I) Usta yazar, epey akıcı bir dille yazmış bu eserini. (II) Oradan buradan duyduklarıyla değil, kendi deneyimleri ve okudukları üzerine kurmuş eserin yapısını. (III) Ama yararlandığı kaynakları tam olarak açıklamamış, yani kimse nelerden yararlandığını bilmiyor. (IV) Şüphesiz böyle akıcı bir eserin meydana gelmesine kaynaklık eden şeyler açıklanırsa bu durum okuru afallatır ama eserin sonuna bir kaynakça konsa hiç fena olmazdı. (V) Böylelikle bu usta yazarımızın eserlerindeki bilgilerin izlerini sürer, daha da zevkli ve renkli okumalara doğru yelken açardık.
Bir yazar ve eserinin anlatıldığı bu parçadaki
numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda
verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A)I. cümlede, eserin biçemine ilişkin bir bilgi verilmiştir.
- B)
II. cümlede, eserin kulaktan dolma bilgilerle
oluşturulmadığından söz edilmiştir. - C)III. cümlede, eserdeki bazı bilgilerin gizli kalmasının zorunluluğu dile getirilmiştir.
- D)IV. cümlede, bir öneri sakıncasıyla birlikte ortaya konmuştur.
- E)V. cümlede, IV. cümledeki önerinin yerine getirilmesinin okura sağlayacağı yarara yer verilmiştir.
- Soru 5
Kendi yolunu çizmek, kimseye öykünmeden yapıtlarını ortaya koymak kolay bir iş değildir. Bu bakımdan bir yazarın, ikide bir okura gözü kaymadan
bir yapıt ortaya koyması saygı duyulacak bir şeydir. Bir yazar bunu başarırsa kendisini istediği gibi ifade edebilir ve özgün yapıtlar ortaya koyabilir.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Okura hiç değer vermemek
- B)Kendi görüşlerinin dışına çıkmamak
- C)Farklı bir anlayış ortaya koymak
- D)Beğenilme kaygısı taşımamak
- E)Düşüncelerinde tutarsız olmak
- Soru 6
I. Tıp okumak üzere gönderildiği üniversitede, tıp
yerine matematiği seçmesi, İtalyan bilim adamının tüm yaşamını belirleyecek sürecin başlangıcı oldu.
II. Matematik giderek İtalyan bilim adamı için yaşamın bütün gizlerini açabilecek bir anahtar
hâline geldi.
III. Ünlü İtalyan bilim adamı, Rönesans ile Aydınlanma Çağı’nın etkilerinin gözle görülür hâle
geldiği bir dönemde yaşadı.
IV. Bu, bilimsel çalışmalarına da yansıdı ve fizik
biliminin hem matematikselleşmesinde hem de modern biçimine kavuşmasında büyük rol
oynadı.
V. Bu dönem sadece siyaset, sanat, din alanların
da değil, bilim alanında da ciddi bir yenileşmenin yaşandığı, doğayı matematikle kavramanın
daha temel bir yaklaşım hâline geldiği bir dönemdi.
Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
- A)I
- B)II
- C)III
- D)IV
- E)V
- Soru 7
Dergi deyip geçmemek gerekiyor çünkü özellikle kültür, sanat ve edebiyat dergileri; bir ulusun, bir ülkenin kültür yaşamını, geçmişteki edebî ortamlarını ve gelişmelerini, düşünce hareketlerini izleyebilmek açısından çok önemli yayınlardır. Dergiler, bir başka deyişle ait olduğu dönemlerin kültür sanat belgeleridir. Sanki sürekli bir gelgit hâlinde yükselen, kabaran veya alçalan, etkisini yitirenkültür ve sanat dünyasını bütün çıplaklığıyla ortaya koyan haftalık, aylık veya iki aylık çizelge de diyebiliriz dergilere. Ayrıca dergilerin, geçmişin kültür ve sanat mirasını, gelecek nesillere aktarmak yönünden de çok önemli göreve sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Bu parçada dergilerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
- A)Kendi dönemine tanıklık ettiğine
- B)Süreli ve belirli aralıklarla yayımlandığına
- C)Yeni yazarlar için bir fırsat anlamı taşıdığına
- D)Bir toplumun düşünce dünyasına ayna tutan bir ürün olduğuna
- E)Eskiyle yeni arasında bir köprü görevi taşıdığına
- Soru 8
8-10. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Çocukluğumda binmeyi en çok sevdiğim şey
salıncaktı ve biz mahalledeki arkadaşlarla mahal
lemizden epey uzakta olan bir parka kadar gidip
bu salıncaklara binerdik. (II) Aslında mahallemiz-
den çok uzakta olan bu salıncaklar, yürümekten
yorulduğumuz için bizi çok zorlardı. (III) Bazen bu
parklardaki salıncaklar yerine mahallemize arada
bir uğrayan seyyar salıncaklar, benim ilgimi çok
çekerdi. (IV) Ama ben bu salıncaklara, dönerken
düşerim korkusuyla hiçbir zaman binememiştim.
(V) Geçen gün Alaşehir’de bir meydanda rastla
dım bir seyyar salıncağa. (VI) Keşke o zamanlar
bu saçma korkumu yenip de bu güzel oyuncaklara
binseymişim.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır?
- A)III.
- B)VI.
- C)II.
- D)V.
- E)IV.
- Soru 9
8-10. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Çocukluğumda binmeyi en çok sevdiğim şey
salıncaktı ve biz mahalledeki arkadaşlarla mahal
lemizden epey uzakta olan bir parka kadar gidip
bu salıncaklara binerdik. (II) Aslında mahallemiz-
den çok uzakta olan bu salıncaklar, yürümekten
yorulduğumuz için bizi çok zorlardı. (III) Bazen bu
parklardaki salıncaklar yerine mahallemize arada
bir uğrayan seyyar salıncaklar, benim ilgimi çok
çekerdi. (IV) Ama ben bu salıncaklara, dönerken
düşerim korkusuyla hiçbir zaman binememiştim.
(V) Geçen gün Alaşehir’de bir meydanda rastla
dım bir seyyar salıncağa. (VI) Keşke o zamanlar
bu saçma korkumu yenip de bu güzel oyuncaklara
binseymişim.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisinde bir “hayıflanma” söz konusudur?
- A)V.
- B)III.
- C)VI.
- D)I.
- E)II.
- Soru 10
8-10. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Çocukluğumda binmeyi en çok sevdiğim şey
salıncaktı ve biz mahalledeki arkadaşlarla mahal
lemizden epey uzakta olan bir parka kadar gidip
bu salıncaklara binerdik. (II) Aslında mahallemiz-
den çok uzakta olan bu salıncaklar, yürümekten
yorulduğumuz için bizi çok zorlardı. (III) Bazen bu
parklardaki salıncaklar yerine mahallemize arada
bir uğrayan seyyar salıncaklar, benim ilgimi çok
çekerdi. (IV) Ama ben bu salıncaklara, dönerken
düşerim korkusuyla hiçbir zaman binememiştim.
(V) Geçen gün Alaşehir’de bir meydanda rastla
dım bir seyyar salıncağa. (VI) Keşke o zamanlar
bu saçma korkumu yenip de bu güzel oyuncaklara
binseymişim.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangilerinde yargı gerekçesiyle birlikte verilmiştir?
- A)I ve III
- B)II ve IV
- C)II ve V
- D)III ve VI
- E)IV ve VI
- Soru 11
11-12. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Tanzimat Dönemi’nden sonra sürekli roman
yazan ve romanı her yönüyle ön plana çıkaran,
içlerinde Namık Kemal ve Recaizade Mahmut
Ekrem gibi isimler olmasına rağmen, sanatçımız
azdır. (II) Bu dönemdeki sanatçılar daha çok siya
setle ve düşünce sistemleriyle uğraşmış, bir kısmı
da birer roman yazıp başka işlere yönelmişlerdir.
(III) Mesela Samipaşazade Sezai, Nabizade Na
zım, Şemsettin Sami gibi yazarları bu kategoriye
sokabiliriz. (IV) Bunların hemen hemen hepsi bi
rer romandan sonra dikkatlerini başka alanlara
yönelttiklerinden Türk romanının bütün yükü Ah
met Mithat Efendi’ye kalmıştır. (V) Ahmet Mithat
Efendi, yüze yakın öykü, roman ve tercüme roman
yayımlamıştır. (VI) Zaten Ahmet Mithat’a da “yazı
makinesi" denmesinin en büyük nedeni de budur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi vardır?
- A)II.
- B)I.
- C)V.
- D)VI.
- E)IV.
- Soru 12
11-12. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Tanzimat Dönemi’nden sonra sürekli roman
yazan ve romanı her yönüyle ön plana çıkaran,
içlerinde Namık Kemal ve Recaizade Mahmut
Ekrem gibi isimler olmasına rağmen, sanatçımız
azdır. (II) Bu dönemdeki sanatçılar daha çok siya
setle ve düşünce sistemleriyle uğraşmış, bir kısmı
da birer roman yazıp başka işlere yönelmişlerdir.
(III) Mesela Samipaşazade Sezai, Nabizade Na
zım, Şemsettin Sami gibi yazarları bu kategoriye
sokabiliriz. (IV) Bunların hemen hemen hepsi bi
rer romandan sonra dikkatlerini başka alanlara
yönelttiklerinden Türk romanının bütün yükü Ah
met Mithat Efendi’ye kalmıştır. (V) Ahmet Mithat
Efendi, yüze yakın öykü, roman ve tercüme roman
yayımlamıştır. (VI) Zaten Ahmet Mithat’a da “yazı
makinesi" denmesinin en büyük nedeni de budur.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci
paragraf hangi cümleyle başlar?
- A)IV.
- B)V.
- C)II.
- D)VI.
- E)III.
- Soru 13
Şu kısacık dünyada insanlar ömrünü sevdiği in
sanlarla geçirmek ister. Onları hep yanında gör
mek ister. Onların başına kötü bir şey gelse çok
üzülür “Allah esirgesin, eksikliğini göstermesin.”
der. Ama tabii ki bir insanın çevresindeki herkesi
sevmesi söz konusu değildir. Sevilmeyen, hoş
lanılmayan bir kimse zorluk içinde kaldığında ve
bunu hak ettiği düşünüldüğünde ise “— ” denir.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki sözlerden hangisi getirilmelidir?
- A)Allah geçinden versin.
- B)Şeytan azapta gerek.
- C)Su testisi su yolunda kırılır.
- D)İyilik et, denize at; balık bilmezse Halik bilir.
- E)Kimsenin ahi, kimsede kalmaz.
- Soru 14
14-15. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Bir yazarın yazma tutkusu küçük yaşlardan itiba
ren başlar. Adeta yazmak için yaşar, yaşamak için
yazar. Yazarak güçlü biri olma baskısı hisseder.
Her durumda, her koşulda, her dönemde düşün
celerini ve duygularını kağıda dökmek ister. Kendi
döneminin insanlarına ve belki de kendinden son
raki nesillere bir kılavuz olsun diye yazar. Kim bilir
kırk yıl, seksen yıl, yüz yıl ,iki yüz yıl sonra... Kim
karıştırır bu yaprakları? Kim çevirir teker teker?
Her gün binlerce yazı, binlerce kitap yayımlanıyor.
Yüzlerce hatta binlerce insan yazılar yazıyor. Biz
den önceki insanlar da yazdıkça yazmışlar, yaz
mışlar... Peki en önemli soru: Bugüne bunların
kaçı kalmış? Kaçı zamanın acımasızlığına yenil
meden günümüze kadar gelebilmiş? Bunlardan
kaçı gerçekten ölümsüz bir değer taşıyor? Ben
size söyleyeyim cevabı: Pek azı. Üstelik yüzyıllar
önce kalıcı sanılan veya adlandırılan pek çok eser
yok olup gitmiş, aksine kimsenin değer vermediği
eserler dimdik ayakta ve bizi selamlamakta.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili hangisi söylenemez?
- A)Kişileştirmeye başvurulmuştur,
- B)Yinelemelere yer verilmiştir.
- C)Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
- D)Konuşma havası içinde yazılmıştır.
- E)Olasılık söz konusudur.
- Soru 15
14-15. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Bir yazarın yazma tutkusu küçük yaşlardan itiba
ren başlar. Adeta yazmak için yaşar, yaşamak için
yazar. Yazarak güçlü biri olma baskısı hisseder.
Her durumda, her koşulda, her dönemde düşün
celerini ve duygularını kağıda dökmek ister. Kendi
döneminin insanlarına ve belki de kendinden son
raki nesillere bir kılavuz olsun diye yazar. Kim bilir
kırk yıl, seksen yıl, yüz yıl ,iki yüz yıl sonra... Kim
karıştırır bu yaprakları? Kim çevirir teker teker?
Her gün binlerce yazı, binlerce kitap yayımlanıyor.
Yüzlerce hatta binlerce insan yazılar yazıyor. Biz
den önceki insanlar da yazdıkça yazmışlar, yaz
mışlar... Peki en önemli soru: Bugüne bunların
kaçı kalmış? Kaçı zamanın acımasızlığına yenil
meden günümüze kadar gelebilmiş? Bunlardan
kaçı gerçekten ölümsüz bir değer taşıyor? Ben
size söyleyeyim cevabı: Pek azı. Üstelik yüzyıllar
önce kalıcı sanılan veya adlandırılan pek çok eser
yok olup gitmiş, aksine kimsenin değer vermediği
eserler dimdik ayakta ve bizi selamlamakta.
Bu parçada eserlerin aşağıdaki özelliklerinden
hangisi üzerinde durulmuştur?
- A)Toplumlara yön verdikleri derecede değer kazanmaları
- B)Ölümsüzlüğe ulaşırken birçok değişikliğe uğramaları
- C)Kendilerine has bir zamanlarının olması
- D)
Geçici olmalarındaki ana nedenlerin epey bir
zaman sonra fark edilmesi - E)Kalıcılığa ulaşmalarının çok uzun bir süre sonra ortaya çıkması
- Soru 16
Tüm dünyada da ülkemizde de her dönem, ken
di sanatsal iktidarını içinde barındırarak yoluna
devam eder. Mesela dünyada sembolistlerin yani
simgecilerin döneminde klasisizm yanlıları, sürre
alistlerin döneminde de sembolistler saygınlığın
dan çok şey kaybetmiştir. Bizim edebiyatımızda
da durum böyledir. Garipçilerin döneminde nasıl
Beş Hececiler gündemden düşmüşse İkinci Yeni
cilerin döneminde de Garipçiler saygınlıklarını bir
nebze de olsun yitirmiştir. Böyle durumlarda tabii
ki sanatçılar ve yapıtlarını yok sayamayız. Bu, çok
büyük bir haksızlık olur. Sadece onların araçları ve
dilleri aşılır ve yerlerine başka bir anlayış popüler
olur. Aslında bu durum bir bakıma, edebiyatın ge
leneksel yasasıdır. —
Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre,
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)Geçmişte kalan edebî akımlar ve sanatçıları unutulmaya mahkûmdur.
- B)Edebiyat içerisinde bu tür durumlar sıklıkla yaşanır ve bu durum doğal karşılanır.
- C)Oysaki her edebî hareket kendinden öncekilerin bir yansıması olduğunu ilk başlarda göremez.
- D)Bir sonraki edebî hareket, bir sonraki dil öncekinin de güncelliğini yitirmesine neden olur.
- E)
Her edebî oluşumun sanatçıları, ne yazık ki bir
gün unutulacaklarını bile bile yazmaya devam ederler.
- Soru 17
I. İngiliz felsefeci Thomas Hobbes, temelde her
doğa olayının bir çeşit hareketle meydana gel
diğini düşünüyordu.
II. Hatta zihinsel etkinliklerin bile- düşünmek ve
istemek de dâhil- zihnin mecazî değil, gerçek
hareketleri olduğu görüşündeydi.
III. Hobbes, bu konu üzerinde yoğunlaştığı dö
nemden birkaç yıl sonra, 1634’ten 1637’ye ka
dar süren bir Avrupa gezisine çıktı.
IV. Bu görüş, pratikte etkisi olmasa da, fiziksel
ilkelerden teorik sonuçlar çıkarmayı mümkün
kılıyordu.
V. Seyahati sırasında o zamanın önde gelen bilim
insanı ve matematikçileriyle bir araya geldi ve
onlarla fikirlerini paylaşma imkânı buldu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri yer değiştirirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
- A)II ve III
- B)II ve IV
- C)III ve IV
- D)III ve V
- E)IV ve V
- Soru 18
Bugüne kadar pek çok türde birçok eser yazdım.
Romanlar, öyküler, denemeler, makaleler... Yaza
yaza gördüm ki dil; benim için bir araç değil yazdı
ğım eserin temeli, kurgusu, iskeleti yani her şeyi.
Bunu anladığımda veya bu noktaya vardığımda
artık eserimin her şeyi olan dili süslemenin, sanat
yapmanın, mecazlarla bezemenin, bolca niteleyi
ci söz kullanmanın bir anlamı olmadığını gördüm.
Açıkçası göz boyamadan, söz sanatlarının aldatıcı
görünüşüyle içi boş imgeler oluşturmadan, olabil
diğince yalın yazacağım, hilesiz aldatmacasız bir
anlatımı tercih ettim.
I.
Kişileştirme ve betimlemelere az yer verir.
II. Dili, eserlerinin oluşmasına kaynaklık eden
esas malzeme olarak görür.
III. İnsanları ve kavramları baz alarak okurlarına
büyülü bir dünya kurgular.
IV. Sade bir biçemle eserlerini ortaya koyar.
Kendisinden böyle söz eden bir yazar için yukarıdakilerden hangileri söylenemez?
- A)Yalnız II
- B)Yalnız III
- C)I ve III
- D)II ve IV
- E)I ve IV
- Soru 19
Geçen yıl romanıma son dokunuşlarımı yapma
dan kafa dinlemek için Datça’ya gittim. Bu arada
Datça’yı çok severim. Bir otobüs firmasından en
önden bir koltuk istedim ve oraya oturdum. Yolcu
luğum sırasında, yüzü geniş yayla düzlükleri gibi
rahat ve serin, gözleri yaylaların bulutsuz gökleri
gibi aydınlık, ceketinin yağdan ve tozdan kaskatı
kesilmiş yakasına, tıraşsız yüzüne, sigara zeh
rinden sararmış parmak uçlarına aldırmadan ko
nuşan bir Anadolu köylüsünün yanına oturdum.
Önce konuşmaya çekindim. Ama yolculuğun iler
leyen saatlerinde adeta beden diliyle söyledikleri
mizi dillendirmeye başladık. Yolculuk bittiğinde ise
yıllarca aynı kaderi paylaşmış dostlar gibi birbirimi
ze sarılarak ayrıldık.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangilerine başvurulmuştur?
- A)Betimleme - Öyküleme
- B)Karşılaştırma - Betimleme
- C)Açıklama - Benzetme
- D)Öyküleme - Tartışma
- E)Açıklama - Öyküleme
- Soru 20
Şiir yazmak için en uygun ruh hâli hangisidir (I) diye
soruyorlar. Benim bu soruya vereceğim cevap gayet açık:.(II) Hüzün. Bana göre mutluluğun şiiri
olmaz. Mutlu olduğumuzda aklımıza kalem kâğıt gelmezken,, (III) hüzünlendiğimizde hemen ararız bu
iki nesneyi. En güzel dediğimiz şiire bir bakalım lütfen,(IV) ya ölümü anlatır ya da ayrılığı., (V)
Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisinin kullanımı yanlıştır?
- A)V
- B)III
- C)I
- D)II
- E)IV
- Soru 21
İkinci Dünva Savaşı’ndan (I) büyük yıkımla çıkan
Avrupa’ya (II) başka (III) birçok ülkeden gelen işgücünün (IV)
katkısı büyüktür. Bu katkı gerçekten o kadar
büvüktü ki (V) kimse böyle bir durumu beklemiyordu.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
- A)III
- B)IV
- C)V
- D)II
- E)I
- Soru 22
Bu dünyada yiyip içtiklerimin,
gezip tozduklarımın,
görüp işittiklerimin,
dokunduklarımın, anladıklarımın
hiçbiri, hiçbiri,
beni bahtiyar etmedi türküler kadar.
Nazım HİKMET
Bu şiirde aşağıdaki ses olaylarından hangisi
yoktur?
- A)Ünlü daralması
- B)Ünsüz benzeşmesi
- C)Kaynaştırma ünsüzü
- D)Ünsüz yumuşaması
- E)Ulama
- Soru 23
Bu sanatçımız daha (I) kitabın başlarında uyarıyor
okurunu: “Ötekini (II) oku; derinde, dipte duranı; ince (III)
şeyler bunlar.” Bu sözler, onun şiirlerinin anlaşılması için kendisinin cömertçe (IV) önümüze kattığı
kılavuzlardır.
Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A)Zamir- sıfat- sıfat- zarf
- B)Zarf-sıfat-sıfat-zamir
- C)Sıfat-zamir- sıfat- sıfat
- D)İsim- zamir-sıfat-zamir
- E)Zarf-zamir-sıfat-zarf
- Soru 24
Ahmet Mithat Efendi’nin “Felâtun Bey ile Râkım
Efendi” adlı yapıtı.(I) Avrupa uygarlığı (II) çevresine (III)
girmeye başlayan Türkiye’de bu yeni uygarlığı sindiremeyen “züppe” tipini anlatmaktadır. Yazar, bu
tipi daha iyi canlandırabilmek için, Felâtun Beyin karşısına.(IV) Avrupa kültürünü kavramış Râkım Efendi
tipini çıkarmıştır.(V)
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden
hangisi yapısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
- A)I
- B)II
- C)III
- D)IV
- E)V
- Soru 25
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı özelliği aranmaz?
- A)Kendini beğenmiş insanların bulunduğu ortamlara girmek istemezdi.
- B)Son kitabı çıktıktan sonra onun da yıldızı parlamaya başladı.
- C)Seçkin insanların sohbetine doyum olmaz.
- D)
Bu kahvehanede genelde yaşlı insanlar bulu
nuyordu. - E)
O, çoğunlukla insanlara hep tepeden bakan
biriydi.
- Soru 26
(I) Her mevsim bir başka güzeldir bu adada. (II)
Hangi mevsimde olursanız olun doğada, gökku
şağının tüm renklerini görebilirsiniz. (III) Nergisler,
sümbüller, karanfiller süsler her yanı. (IV) Akde
niz’de başka hiçbir ülkede görülmeyen çeşitlilikteki
bitkiler karşısında insan adeta büyülenir. (V) Top
rak ana, ilk yağmurlarla birlikte yeşil bir örtü sarı
nır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisinin nesnesi, tamlayanı ile tamlananı arasına sıfat girmiş bir belirtili isim tamlamasından
oluşmaktadır?
- A)I
- B)II
- C)III
- D)IV
- E)V
- Soru 27
27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan
Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı
navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı
zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı
kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı
dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları
ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler
şu şekildedir:
• Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi
lizcedir.
• P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili
İngilizcedir.
• L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sınava sadece bir kişi girmiştir.
• L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.
• S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi girmiştir.
• M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi girmiştir.
• Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olmamıştır.
Buna göre
I. K
II. N
III. R
adlı kişilerden hangilerinin yabancı dili İngilizce olabilir?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)I ve II
- E)II ve III
- Soru 28
27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan
Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı
navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı
zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı
kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı
dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları
ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler
şu şekildedir:
• Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi
lizcedir.
• P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili
İngilizcedir.
• L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sınava sadece bir kişi girmiştir.
• L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.
• S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi girmiştir.
• M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi girmiştir.
• Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olmamıştır.
Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak yanlıştır?
- A)Yabancı dili Almanca olan toplam iki kişi vardır.
- B)Yabancı dili İngilizce olan toplam dört kişi vardır.
- C)Yabancı dili Fransızca olan toplam üç kişi vardır.
- D)Yabancı dili İngilizce olan toplam üç kişi vardır.
- E)Yabancı dili Almanca olan toplam üç kişi vardır.
- Soru 29
27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan
Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı
navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı
zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı
kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı
dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları
ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler
şu şekildedir:
• Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi
lizcedir.
• P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili
İngilizcedir.
• L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sınava sadece bir kişi girmiştir.
• L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.
• S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi girmiştir.
• M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi girmiştir.
• Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olmamıştır.
Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?
- A)İkinci sırada L sınava girmiştir.
- B)Üçüncü sırada K sınava girmiştir.
- C)Dördüncü sırada N sınava girmiştir.
- D)Beşinci sırada S sınava girmiştir.
- E)Altıncı sırada R sınava girmiştir.
- Soru 30
27-30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Bir kamu kurumuna memur almak için yapılan
Almanca, Fransızca ve İngilizce yabancı dil sı
navlarına gün içerisinde her biri diğerinden farklı
zamanlarda giren K, L, M, N, O, P, R ve S adlı
kişiler başvurmuştur. Her biri sadece bir yabancı
dil sınavına giren bu kişilerin sınava giriş sıraları
ve girdikleri yabancı dil sınavına ilişkin bazı bilgiler
şu şekildedir:
• Sınava ilk sırada giren O’nun yabancı dili İngi
lizcedir.
• P ve R kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sadece M kişisi vardır ve onun da yabancı dili
İngilizcedir.
• L ve S kişilerinin sınava giriş sıraları arasında
sınava sadece bir kişi girmiştir.
• L ve S kişilerinin yabancı dili Fransızcadır.
• S kişisinden hemen sonra sınava P kişisi girmiştir.
• M kişisinden sonra sınava sadece bir kişi girmiştir.
• Aynı yabancı dilden art arda sınava giriş olmamıştır.
En az sınavına girilen yabancı dilin Almanca olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesin
olarak doğrudur?
- A)K’nin yabancı dili Almancadır.
- B)N’nin yabancı dili Almancadır.
- C)N’nin yabancı dili İngilizcedir.
- D)R’nin yabancı dili Almancadır.
- E)R’nin yabancı dili Fransızcadır.
