İçeriğe geç
KPSSCini - sınav kazandırıyoruz!
Deneme sınavıKPSS

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 18

30 soru60 dakikaOrta

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 18 güncel sınav yılına uygun olarak hazırlanmış sorular ile oluşturulmuştur.

Reklam
Soru sayısı
30
Süre
60 dakika
Değerlendirme
4 yanlış 1 doğruyu götürür
Üye girişi yaparsan sonuçların ve yanlışların kaydedilir.
Testteki soruları önizle
  1. Soru 1

    Günümüzde büyük sanatçı olarak anılan pek çok

    yazarın bile eserlerinde birçok dil kusuruna rastlı­

    yoruz. Ancak o ne söylediğine değil, onu nasıl söy­

    lediğine bakmıştır her zaman. Bu konuda öyle us-

    talaşmıştırki eserlerinde dil kusurlarına neredeyse

    hiç rastlanmaz.

    Bu parçada geçen “ne söylediğine değil, onu na­

    sıl söylediğine bakmak" sözüyle anlatılmak iste­

    nen aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)Herkesten farklı konuları ele almak
    2. B)Duygu dünyasını okurun gözü önüne sermek
    3. C)Yazı alanındaki ustalarını örnek almak
    4. D)Konudan çok üsluba önem vermek
    5. E)Bağlı olduğu akımın özelliklerini yansıtmak
  2. Soru 2

    Zeugma’daki mozaikler on üç rengin — oluşuyor.

    Üç blok olarak — Zeugma Mozaik Müzesi, mo­

    zaik ve arkeoloji müzeleriyle sergi ve konferans

    salonu olarak hizmet veriyor. Zeugma’dan gelen

    mozaiklerin — müzede dünyaca ünlü “Çingene

    Kızı" mozaiği de sergilenmektedir.

    Bu parçada boş bırakılan yerlere getirilmesi

    gereken sözler aşağıdakilerin hangisinde sıra­sıyla verilmiştir?

    1. A)türünden - kullanılan - belirtildiği
    2. B)armonisinden - inşa edilen - sergilendiği
    3. C)farkından - yapılan - bilindiği
    4. D)güzelliğinden - bilinen - anlatıldığı
    5. E)benzerliğinden - tasarlanan - planlandığı
  3. Soru 3

    (I) Oğuz Atay, bireyi edebiyat dizgesinin merkezi­

    ne koyan belli başlı birkaç yazarımızdan biri olsa

    gerek. (II) Bireyselliğin izleri Halit Ziya Uşakligil’e

    kadar götürülebilir ve devamındaki zincirde de

    Oğuz Atay önemli bir halka oluşturur. (III) Çünkü

    Oğuz Atay’ın edebiyat yaptığı dönem, toplumsal­

    lığın zirvelerine yaklaştığı döneme denk gelir. (IV)

    Edebiyatta yükselen köy ve kırsal anlatılarının

    gölgesinde kalıyor belki de anlattığı şeyler: (V) O

    yüzden de Tutunamayanlar, devrinde pek anla­

    şılamıyor, eleştirmenler tarafından romanın içine

    elindeki tüm malzemeyi boca etmekle suçlanıyor;

    hâlbuki romanda esinlendiği yazarlardan biri ola­

    rak Nabokov’u gösteren bir edebiyatçı için haksız

    bir suçlama bu.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili

    aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    1. A)I. cümlede, Oğuz Atay ile ilgili bir tahminde bulunulmuştur.
    2. B)II. cümlede, Oğuz Atay ve Halit Ziya ile ilgili bir ön yargı söz konusudur.
    3. C)

      III. cümlede, kendisinden önceki yargının ne­
      deni açıklanmıştır.

    4. D)

      IV. cümlede, sözü edilen eserlerle ilgili öznel
      bir yargı'söz konusudur.

    5. E)

      V. cümlede, yazar, eleştirmenlerin düşüncesi­
      ne katılmadığını belirtmiştir.

  4. Soru 4

    Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirliğine göre diğerlerinden farklıdır?

    1. A)

      Hüseyin Cahit Yalçın’ın çevirdiği “Edebiyat ve
      HukuK’ adlı makale nedeniyle Servetifünun dergisi kapatılmıştır.

    2. B)

      1860 yılında Şinasi ve Agâh Efendi’nin çıkardı­ğı Tercümanıahval gazetesiyle Tanzimat ede­
      biyatı başlamıştır.

    3. C)İntibah, Namık Kemal'in Tanzimat Dönemi’nde yazdığı “ilk edebî roman” örneğidir.
    4. D)Tanzimat Dönemi sanatçısı Ahmet Mithat Efendi çok sayıda eser kaleme aldığı için “Yazı Makinesi” olarak da tanınmıştır.
    5. E)

      Abdülhak Hamit Tarhan, romantizm akımının
      etkisinde, oldukça etkileyici bir üslupla şiirler
      kaleme almıştır.

  5. Soru 5

    (I) Çevremizdeki acıların hepsini bizim de çekme­

    miz gerekir. (II) Hepimizin tek bir bedeni ve gelişimi

    var. (III) Bu durum da şu ya da bu şekilde bize tüm

    acıları yaşatır. (IV) Bu konuda adalete yer yoktur.

    (V) Acı çekmekten ürkmeye ya da acı çekmeyi ka­

    zanım olarak nitelemeye de yer yoktur.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­

    sinden sonra “Nasıl ki çocuk belli bir gelişim so­

    nucu yaşamın tüm evrelerinden geçer, biz de dün­

    yanın tüm açılarını yaşayarak gelişiriz." cümlesi

    getirilmelidir?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  6. Soru 6

    (I) Sembolleştirmek gerekirse romanda iki göl, iki

    de nehir var: Mevlana ve Ella göl, Şems ve Aziz

    ise nehir. (II) Elif Şafak’ın ünlü romanı “AşK’ dün­

    yanın bir ucunda başlayıp diğer ucunda sonuçla­

    nan, cezbedici bir hikâye her yaştan okuyucu için.

    (İli) Yazarın dili yer yer ağırlaşsa da bu durum

    okuyucuyu pek fazla zorlamıyor doğrusu. (IV) Bu

    üslup değişkenliğini yazarın diğer bazı romanların­

    da daha yoğun bir şekilde görebiliyoruz. (V) Çünkü

    Mevlana’nın yaşadığı zamanlan anlatabilmek için

    bugün kullandığımız sözcükler yetersiz ve basit

    gelirdi, diye düşünmeye başlıyor okuyucu romanı

    okurken.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  7. Soru 7

    I. Bu yeni kültürün adı “popüler kültür”düıv

    II. Bu durum, gelişmiş ülkelerin ve bazı güçlerin kitle iletişim araçlarını ele geçirme istediğini kamçılamıştır.

    III. Kitle iletişim araçlarının hızla gelişmesi saye­ sinde, her yerde ve herkes için hazır olan bu kültür, sınır tanımayan kargo kültürüne veya dünya çapında kültüre dönüşmektedir.

    IV. Çünkü kitle iletişim araçları, bir yandan gele­ neksel kültürde değişikliğe neden olurken bir yandan da hâkim güçlerin ürettiği medya kül­ türünün egemen bir kültür hâline gelmesinde önemli bir rol üstlenmiştir.

    V. İçinde bulunduğumuz yüzyılda teknolojinin hız­ la gelişmesiyle kitle iletişim araçlarının ferdi ve sosyal hayatımızdaki yeri ve önemi artmıştır.

    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle anlam­lı bir bütün oluşturulduğunda hangisi baştan dördüncü olur?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  8. Soru 8

    "Al şu karpuzu!” dedi babası, “Kimseye gösterme­den götür eve, tamam mı? (I)”. Babasının verdiği karpuzu iki yanından kucakladı. Ağırdı.(II) “Nasıl götürürüm bu koca karpuzu?” diye hem düşünüyor, (III) hem yürüyordu. En azından beş kilo çekerdi. Belki o kadar değildi de, (IV) ona öyle geliyordu. Kamburunu çıkararak bir süre taşıdı karpuzu. Şaşılacak şey! (V) Yürüdükçe ağırlaşıyordu.

    Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaret­lerinden hangileri yanlış kullanılmıştır?

    1. A)I. ve II.
    2. B)I. ve III.
    3. C)ll. ve V.
    4. D)III.ve IV.
    5. E)IV. ve V.
  9. Soru 9

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

    1. A)Beni birdenbire karşısında görünce ne yapacağını şaşırmıştı.
    2. B)Pencereyi açınca rüzgâr masadaki bütün kâ­ğıtları dağıttı.
    3. C)Şirketin başkanı bu konuda herhangi bir açık­lama yapmadı.
    4. D)içeri girdiğim de her yerin dağınık olması beni çok kızdırdı.
    5. E)

      Bana çizimlerim için bir takım aldı, ben de alıp
      hemen işe koyuldum.

  10. Soru 10

    (I) Romanları ve şiirleri 14 farklı dile çevrilen şair

    Gioconda Belli, Pen Club ve Nikaragua Dil Aka­

    demisi üyesidir. (II) Pek çok ulusal ve uluslararası

    gazetede yazıları yayımlanan Belli, aynı zaman­

    da dört çocuk annesidir. (III) 1973 yılında Sobre

    la Grama isimli şiir kitabıyla Nikaragua edebiyatı­

    na şiirsel duyarlılığı ile yeni bir yön vermiştir. (IV)

    Şair, Linea de Fuego ile 1978 yılında Küba’nın en

    prestijli Casa de las Americas Ödülü'ne layık gö­

    rülmüştür. (V) Bu eserleri çeşitli kitaplar izlemiştir.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili

    aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    1. A)I. cümlede, özne bir söz öbeğinden oluşmuştur.
    2. B)II. cümlede, eylemin miktarını belirten sözcük vardır.
    3. C)III. cümlede, birleşik fiil kullanılmıştır.
    4. D)IV. cümlede, sıfat kullanılmıştır.
    5. E)V. cümlede, yüklem ek fiil almıştır.
  11. Soru 11

    Bu rüya herkese uğruyor, insan gecenin karnında

    kalkar

    Olduğu yerden olmadığı yere bakar

    Görmek için evde kalanı

    Seslenir karanlığa: Git, benim gözlerimi getir.

    Ellerimi unuttuğum o soğuk sudan bir riya yükselir

    Bu dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangi­si yoktur?

    1. A)Ünsüz yumuşaması
    2. B)Ünlü düşmesi
    3. C)Ünlü değişimi
    4. D)Ünsüz düşmesi
    5. E)Ünsüz benzeşmesi
  12. Soru 12

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin kim

    tarafından yapıldığı belli değildir?

    1. A)

      Şirketimizde, durumu değerlendirmek için her
      hafta toplantı yapılır.

    2. B)

      Sevdiği insanlarla her zaman görüşür, onların
      sorunlarını halleder.

    3. C)

      Meslek hayatım boyunca her türlü gelişmeyi
      mutlaka takip ettim.

    4. D)

      Yaz aylarında erkenden kalkıp ya bahçeye ya
      da tarlaya gider.

    5. E)

      Kimse işlerini tamamen bitirmeden iş yerinden
      ayrılmaz buradan.

  13. Soru 13

    (I) Buraya geldiğimiz gün güneş, karların üzerinde

    parlıyordu. (II) Buradan ayrılırken ise Ankara’nın

    keskin ayazı nedeniyle donmuştuk. (III) Hava ka­

    rarmaya başlamıştı, ortalıkta da kimsecikler gö­

    rünmüyordu. (IV) Yerler, ayaz nedeniyle buz tut­

    muştu, zor adım atıyorduk. (V) Otobüse binene

    kadar oldukça zorlandık.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin han­gisinde tamlananı niteleyici sözcük almış bir

    isim tamlaması vardır?

    1. A)I.
    2. B)II.
    3. C)III.
    4. D)IV.
    5. E)V.
  14. Soru 14

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-den (-dan, -ten, -tan)” ekini alan sözcük diğerlerinden fark­lı bir anlamda kullanılmıştır?

    1. A)Törenin yapıldığı bahçede herkes sıcaktan iyi­ce bunalmıştı.
    2. B)Yaşadığı büyük sıkıntıdan saçları ağarmış, gözlerinin altında halkalar belirmişti.
    3. C)Son günlerde herkes edebiyat dünyasının durgunluğundan söz ediyor.
    4. D)Bahçesinde özenle baktığı bazı çiçekler, susuzluktan kuruyup gitmiş.
    5. E)Gerekli önlemler alınmadığından bölgedeki insanlar salgın tehdidiyle karşı karşıya.
  15. Soru 15

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

    1. A)Bu işi kurarken harcadığım masraflara şimdi üzülüyorum.
    2. B)Bu tür filmler, daha çok gençlerin ilgisini çeki­yor.
    3. C)Sınava çalışmak için ayırdığım zaman sanırım yetmeyecek.
    4. D)Fuarda pek çok farklı ürün, meraklılarına su­nuldu.
    5. E)

      Belediyenin düzenlediği caz festivali bu yıl çok
      renkli geçti.

  16. Soru 16

    Yunanlılar usta mimarlardı. Çevrelerine uygun,

    iyi orantılı binalar tasarlama imkânı veriyordu

    matematik onlara. MÖ 447’de tanrıça Athena’nın

    tapınağı Parthenon'un yapımına Atina üzerinde­

    ki Acropolis’te başlandı. MÖ 5 yüzyılda Yunanlı

    mimarlar İktinös ve Kallikrates tarafından tasarla­

    nan bu dev yapı MÖ 432 yılında tamamlandı. Yu­

    nanlılar MÖ 300 yılında, artık, kent planlamasına

    başlamışlardı. Kentleri bütün ayrıntılarına varana

    kadar ve ızgara şeklinde tasarlıyorlardı. Orta Ame­

    rika’nın kent yapımcıları da kendilerine bu tasarıyı

    model almışlardı.

    Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    1. A)Yunanlıların mimaride matematikten yararlan­dığına
    2. B)Yunanlıların kent planlaması konusunda tama­men özgün olduğuna
    3. C)Parthenon tapınağının MÖ 5 yy.da inşa edildi­ğine
    4. D)Yunanlıların kent planlamasında ayrıntılı tasarlamalar yaptığına
    5. E)Yunanlıların tasarımlarının başka milletlerce örnek alındığına
  17. Soru 17

    Sinema, çoğu zaman ihtiyaç duyduğumuz katarsis

    duygusunu en yoğun hissettiren sanat dallarından

    biri. Filmler sayesinde gündelik hayatta sahip ola­

    madığımız pek çok duyguya erişebiliyor; yeri gel­

    diğinde asla olamayacağımız karakterlere dönü­

    şüyor, bazen iyilik yapıyor, bazen cezalandırıyor,

    bazen de dünyayı kurtarıyoruz! Ve tüm bunları ya­

    parken suç ve ceza kavramlarını sorgulamayı bir

    kenara bırakıyor ve kendi adaletimizi sağlamanın

    haklı meşrutiyetini yaşıyoruz. —

    Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışı­na göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    1. A)Sinema, insan hayatının en çok ihtiyaç duydu­ğu sanat dallarından biridir.
    2. B)Yani, sinemada kendi duygu ve düşüncelerimi­zi yansıtmak, sorunlara kendimizce çözümler bulmak gururumuzu okşar.
    3. C)Peki, herkesin eşit olduğunu savunan bir film suç ve ceza kavramlarının neresinde durmalıdır.
    4. D)Sinema yazarlığı bir dünyadır, yazarın iç dün­yası ne İstiyorsa sinemada onu görürüz.
    5. E)

      Filmlerde adalet duygusunu iyi işlemeliyiz ki
      seyirci de filmden güzel şeyler alsın.

  18. Soru 18

    “Sanat” adı verilen kavram, aslında bir kurgudur

    ve dolayısıyla bir üretimdir. Hem hayalden hem

    de gerçeklikten beslenir. Gerçek kişi, gerçek kişi­

    dir; roman kişisi, roman kişisidir. Soyutlama veya

    kurgu yapmadan gerçek hayattaki bir kişiyi alıp

    romana yerleştirmek mümkün değildir. Buna bağlı

    olarak eserlerde karşılaşılan bazı durumlar gerçe­

    ğin tıpatıp aynısı değil, onun farklı yanlarıyla yan­sımasıdır.

    Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisi üze­rinde durmaktadır?

    1. A)Sanatsal üretimin gerçek hayattan farklı olduğu
    2. B)“Sanat” kavramının pek çok insanca yanlış anlaşıldığı
    3. C)Roman kahramanlarının gerçeğe yakın olması gerektiği
    4. D)Soyutlamanın çok olduğu eserlerin gerçeklik­ten uzaklaştığı
    5. E)Hayalî unsurların gerçeğin tıpatıp aynısı ol­maktan çıkardığı
  19. Soru 19

    19 - 20 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­nıtlayınız.

    Akdeniz, köpek balıklarının biyoçeşitliliği yönüyle

    önemli bir bölgedir. Dünya deniz alanlarının %1’ini

    oluşturmasına rağmen küresel köpek balığı fa­

    unasının %6,5’luk kısmı Akdeniz’de yaşamakta­

    dır. Ülkemiz kıyılarında yaşayan 36 köpek balığı

    türünden 28’inin nesli tehdit altında olup "Kırmızı

    Liste” içinde yer almaktadır. Bu türlerden biri de

    Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki koyla­

    ra üreme amacıyla gelen kum köpek balıklarıdır.

    Bu bölge, türün dünyada en fazla bilinen iki üreme

    alanından biridir. Yaklaşık 4 km’lik bir sahil şeridine

    sahip olan bu koyun kıyılarından açık denize doğ­

    ru gidildiğinde deniz hızla derinleşerek kıyının 5 m

    açığında 15 m derinliğe erişmektedir. Koyun orta­

    sı ise yaklaşık 60 metre derinliğe sahiptir. Koyun

    aniden derinleşen yapısı ve kıyıdaki dik kayalıklar,

    kum köpek balıklarının etrafta rahatça dolaşabil­

    mesine ve korktukları zaman kaçabilmesine imkân

    verir.

    Bu parçada köpek balıkları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    1. A)Ülkemiz sularında nesli tükenmekte olan türlerinin bulunduğuna
    2. B)Gökova’nın kum köpek balıklarının üremesi için uygun olduğuna
    3. C)Gökova'daki koyların kum köpek balıklarının yaşayışı için uygun derinliğe sahip olduğuna
    4. D)Akdeniz’in alanına oranla köpek balığı çeşitlili­ğinin yüksek olduğuna
    5. E)Gökova'nın, ülkemizin “Kırmızı Liste”de yer alan iki bölgesinden biri olduğuna
  20. Soru 20

    19 - 20 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­

    nıtlayınız.

    Akdeniz, köpek balıklarının biyoçeşitliliği yönüyle

    önemli bir bölgedir. Dünya deniz alanlarının %1’ini

    oluşturmasına rağmen küresel köpek balığı fa­

    unasının %6,5’luk kısmı Akdeniz’de yaşamakta­

    dır. Ülkemiz kıyılarında yaşayan 36 köpek balığı

    türünden 28’inin nesli tehdit altında olup "Kırmızı

    Liste” içinde yer almaktadır. Bu türlerden biri de

    Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki koyla­

    ra üreme amacıyla gelen kum köpek balıklarıdır.

    Bu bölge, türün dünyada en fazla bilinen iki üreme

    alanından biridir. Yaklaşık 4 km’lik bir sahil şeridine

    sahip olan bu koyun kıyılarından açık denize doğ­

    ru gidildiğinde deniz hızla derinleşerek kıyının 5 m

    açığında 15 m derinliğe erişmektedir. Koyun orta­

    sı ise yaklaşık 60 metre derinliğe sahiptir. Koyun

    aniden derinleşen yapısı ve kıyıdaki dik kayalıklar,

    kum köpek balıklarının etrafta rahatça dolaşabil­

    mesine ve korktukları zaman kaçabilmesine imkân

    verir.

    I.Düşsel bir anlatım hakimdir.

    II. Benzetmelere yer verilmiştir.

    III. Sayısal verilerden yararlanılmıştır.

    IV. Okura bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.

    V. Duyular arası aktarımdan yararlanılmıştır.

    Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak yukarıda­ ki numaralanmış yargılardan hangileri doğru­dur?

    1. A)I ve II
    2. B)I ve III
    3. C)II ve V
    4. D)III ve IV
    5. E)IV ve V
  21. Soru 21

    21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­

    nıtlayınız.

    Sanayi Devrimi’nden önceki üretim tarzında iş bö­

    lümü, özellikle de dikey iş bölümü fazla gelişmedi­

    ğinden tarımsal hayatta olduğu gibi imalat sektö­

    ründeki insanlar arasında hayattaki olguların nasıl

    başladığını, nasıl bir süreç içinde geliştiğini aşama

    aşama görmek, oluşumların bir süreç içinde orta­

    ya çıktığını anlamak kolaydı. Sanayi Devrimi'nden

    önceki imalat sürecinde ustalar, çıraklar, kalfalar;

    örneğin ayakkabı yapmak için ne gibi bir bilgi ve

    hünerin gerektiğini biliyorlardı. Ayrıca form ve tek­

    nikte geleneğin oluşturduğu standartlaşma ile bir­

    likte her usta için kendi üslubuna göre ayakkabı,

    kılıç, mücevher kutusu, eyer, çadır yapma, işleme

    özgürlüğü vardı. Bunlardaki özgürlük, işe karşı ya­

    bancılaşmayı azaltıyordu. Yalnızca usta değil, kal­

    fa veya çıraklar bile bir kundura tabanını keserken,

    yüzünü dikerken kendine göre değişik bir tarzda

    bıçak kullanabiliyor, küçük buluşlar yapabiliyordu.

    Bu parçaya göre Sanayi Devrimi’nden önceki

    üretim süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden

    hangisi yanlıştır?

    1. A)Üretim yapan insanlar, hayattaki olguların orta­ya çıkışını ve gelişimini rahatça anlamaktadır.
    2. B)Üretim esnasında sahip olunan özgürlük, yap­tıkları işe karşı yabancılaşmayı azaltmıştır.
    3. C)İmalat sürecinde görev alanlar, imalatın gerek­tirdiği tüm niteliklere sahiptirler.
    4. D)Her usta, ürününü kendi zevkini yansıtacak şe­kilde yapabilmektedir.
    5. E)Usta, kalfa ve çırakların özgürlüğü çeşitli yeni­liklere ortam hazırlamıştır.
  22. Soru 22

    21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­nıtlayınız.

    Sanayi Devrimi’nden önceki üretim tarzında iş bö­

    lümü, özellikle de dikey iş bölümü fazla gelişmedi­

    ğinden tarımsal hayatta olduğu gibi imalat sektö­

    ründeki insanlar arasında hayattaki olguların nasıl

    başladığını, nasıl bir süreç içinde geliştiğini aşama

    aşama görmek, oluşumların bir süreç içinde orta­

    ya çıktığını anlamak kolaydı. Sanayi Devrimi'nden

    önceki imalat sürecinde ustalar, çıraklar, kalfalar;

    örneğin ayakkabı yapmak için ne gibi bir bilgi ve

    hünerin gerektiğini biliyorlardı. Ayrıca form ve tek­

    nikte geleneğin oluşturduğu standartlaşma ile bir­

    likte her usta için kendi üslubuna göre ayakkabı,

    kılıç, mücevher kutusu, eyer, çadır yapma, işleme

    özgürlüğü vardı. Bunlardaki özgürlük, işe karşı ya­

    bancılaşmayı azaltıyordu. Yalnızca usta değil, kal­

    fa veya çıraklar bile bir kundura tabanını keserken,

    yüzünü dikerken kendine göre değişik bir tarzda

    bıçak kullanabiliyor, küçük buluşlar yapabiliyordu.

    Bu parçaya göre Sanayi Devrimi’nin imalat

    sektöründe engellediği nitelik aşağıdakilerden

    hangisidir?

    1. A)Form
    2. B)Standartlaşma
    3. C)Teknik
    4. D)Özgünlük
    5. E)İş bölümü
  23. Soru 23

    21 - 23 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­nıtlayınız.

    Sanayi Devrimi’nden önceki üretim tarzında iş bö­

    lümü, özellikle de dikey iş bölümü fazla gelişmedi­

    ğinden tarımsal hayatta olduğu gibi imalat sektö­

    ründeki insanlar arasında hayattaki olguların nasıl

    başladığını, nasıl bir süreç içinde geliştiğini aşama

    aşama görmek, oluşumların bir süreç içinde orta­

    ya çıktığını anlamak kolaydı. Sanayi Devrimi'nden

    önceki imalat sürecinde ustalar, çıraklar, kalfalar;

    örneğin ayakkabı yapmak için ne gibi bir bilgi ve

    hünerin gerektiğini biliyorlardı. Ayrıca form ve tek­

    nikte geleneğin oluşturduğu standartlaşma ile bir­

    likte her usta için kendi üslubuna göre ayakkabı,

    kılıç, mücevher kutusu, eyer, çadır yapma, işleme

    özgürlüğü vardı. Bunlardaki özgürlük, işe karşı ya­

    bancılaşmayı azaltıyordu. Yalnızca usta değil, kal­

    fa veya çıraklar bile bir kundura tabanını keserken,

    yüzünü dikerken kendine göre değişik bir tarzda

    bıçak kullanabiliyor, küçük buluşlar yapabiliyordu.

    Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisi­dir?

    1. A)Sanayi Devrimi’nden önceki üretim süreci
    2. B)Form ve teknikte geleneğin oluşturduğu standartlaşma
    3. C)Üretim sürecinde gerekli olan yaratıcılık
    4. D)Bilgi ve hünerin üretim sürecindeki etkileri
    5. E)Günümüzdeki üretim sürecinde yaratıcılık olmaması
  24. Soru 24

    24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­nıtlayınız.

    (I) Nasuh, özellikle geometri ve matematik alan­

    larında önemli bir bilim adamıydı. (II) Uzunluk

    ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu ko­

    nuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir.

    (III) Matematiğe ilişkin iki kitabı Cemâlü’l-Küttâb

    ve Kemalü’l-Hisâb ile Umdetü’l-Hisâb'ı I. Selim

    (Yavuz) Dönemi’nde yazmış ve padişaha ada­

    mıştır. (İV) Bu yapıtlardan sonuncusu uzun yıllar

    matematikçilerin el kitabı olarak kullanılmıştır.

    (V) Nasuh bir tarihçi olarak da önemli yapıtlar ver­

    miştir. (VI) Mecmaü’l-Tevârih adıyla Taberi Tarihini

    Türkçe'ye çevirmiştir. (VII) Ayrıca Tarih-i Sultan

    Bayezid ve Sultan Selim ile Tarih-i Sultan Selim

    adlı iki kitabında bu padişahlar dönemindeki olay­

    ları anlatmıştır. (VIII) Süleymannâme adlı kitabının

    üç ayrı nüshasında 1520 - 1537, 1543 - 1551 ve

    1542 - 1543 arasında geçen olayları ele almıştır.

    (IX) Kanuni'nin 1534 Irak Seferi'ni Beyan-ı Me-

    nazll-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han'da,

    1538 Karaboğdan Seferi’ni de Fetihnâme-i Ka-

    raboğdan'da konu etmiştir. (X) Bunların yanı sıra

    Nasuh, Kanuni’nin Fransa Kralı I. François’ya

    destek için Barbaros Hayrettin Paşa komutasında

    gönderdiği donanmaya katıldı, yol boyunca do­

    nanmanın uğradığı limanları resmetmiştir.

    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istendiğinde

    ikinci paragraf numaralanmış cümlelerden hangisiyle başlar?

    1. A)II.
    2. B)III.
    3. C)IV.
    4. D)V.
    5. E)VI.
  25. Soru 25

    24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­nıtlayınız.

    (I) Nasuh, özellikle geometri ve matematik alan­

    larında önemli bir bilim adamıydı. (II) Uzunluk

    ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu ko­

    nuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir.

    (III) Matematiğe ilişkin iki kitabı Cemâlü’l-Küttâb

    ve Kemalü’l-Hisâb ile Umdetü’l-Hisâb'ı I. Selim

    (Yavuz) Dönemi’nde yazmış ve padişaha ada­

    mıştır. (İV) Bu yapıtlardan sonuncusu uzun yıllar

    matematikçilerin el kitabı olarak kullanılmıştır.

    (V) Nasuh bir tarihçi olarak da önemli yapıtlar ver­

    miştir. (VI) Mecmaü’l-Tevârih adıyla Taberi Tarihini

    Türkçe'ye çevirmiştir. (VII) Ayrıca Tarih-i Sultan

    Bayezid ve Sultan Selim ile Tarih-i Sultan Selim

    adlı iki kitabında bu padişahlar dönemindeki olay­

    ları anlatmıştır. (VIII) Süleymannâme adlı kitabının

    üç ayrı nüshasında 1520 - 1537, 1543 - 1551 ve

    1542 - 1543 arasında geçen olayları ele almıştır.

    (IX) Kanuni'nin 1534 Irak Seferi'ni Beyan-ı Me-

    nazll-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han'da,

    1538 Karaboğdan Seferi’ni de Fetihnâme-i Ka-

    raboğdan'da konu etmiştir. (X) Bunların yanı sıra

    Nasuh, Kanuni’nin Fransa Kralı I. François’ya

    destek için Barbaros Hayrettin Paşa komutasında

    gönderdiği donanmaya katıldı, yol boyunca do­

    nanmanın uğradığı limanları resmetmiştir.

    Bu parçadan;

    I. Nasuh'un geometri ve matematik dışında da

    eserler verdiği,

    II. seferleri konu edinen birden fazla eseri olduğu,

    III. matematik ve geometri alanındaki eserlerinde

    daha güçlü bir üslup olduğu yargılarından hangileri çıkarılamaz?

    1. A)Yalnız I
    2. B)I ve II
    3. C)Yalnız II
    4. D)II ve III
    5. E)Yalnız III
  26. Soru 26

    24 - 26 soruları aşağıdaki parçaya göre ya­nıtlayınız.

    (I) Nasuh, özellikle geometri ve matematik alan­

    larında önemli bir bilim adamıydı. (II) Uzunluk

    ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu ko­

    nuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir.

    (III) Matematiğe ilişkin iki kitabı Cemâlü’l-Küttâb

    ve Kemalü’l-Hisâb ile Umdetü’l-Hisâb'ı I. Selim

    (Yavuz) Dönemi’nde yazmış ve padişaha ada­

    mıştır. (İV) Bu yapıtlardan sonuncusu uzun yıllar

    matematikçilerin el kitabı olarak kullanılmıştır.

    (V) Nasuh bir tarihçi olarak da önemli yapıtlar ver­

    miştir. (VI) Mecmaü’l-Tevârih adıyla Taberi Tarihini

    Türkçe'ye çevirmiştir. (VII) Ayrıca Tarih-i Sultan

    Bayezid ve Sultan Selim ile Tarih-i Sultan Selim

    adlı iki kitabında bu padişahlar dönemindeki olay­

    ları anlatmıştır. (VIII) Süleymannâme adlı kitabının

    üç ayrı nüshasında 1520 - 1537, 1543 - 1551 ve

    1542 - 1543 arasında geçen olayları ele almıştır.

    (IX) Kanuni'nin 1534 Irak Seferi'ni Beyan-ı Me-

    nazll-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han'da,

    1538 Karaboğdan Seferi’ni de Fetihnâme-i Ka-

    raboğdan'da konu etmiştir. (X) Bunların yanı sıra

    Nasuh, Kanuni’nin Fransa Kralı I. François’ya

    destek için Barbaros Hayrettin Paşa komutasında

    gönderdiği donanmaya katıldı, yol boyunca do­

    nanmanın uğradığı limanları resmetmiştir.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde amaç anlamı vardır?

    1. A)VI.
    2. B)VII.
    3. C)VIII.
    4. D)IX.
    5. E)X.
  27. Soru 27

    27 - 30 soruları aşağıdaki parçaya göre bir­birinden bağımsız olarak cevaplayınız.

    Bir üniversitede görev yapan Leyla, Mehmet, Fa­

    tih, Levent, Serap, Funda, Adem, Mustafa, Ahmet

    adlı asistanlardan her biri İngilizce, Fransızca, Al­

    manca dilleriden sadece birini konuşmaktadır.

    Mehmet ve Levent'in konuştuğu diller farklıdır.

    Funda’nın konuştuğu dil Adem ile aynı, Ahmet ile farklıdır.

    Fatih, Serap ve Mustafa aynı dili konuşmakta­dır.

    Leyla Almanca konuşabilmektedir.

    Her bir dil üçer kişi tarafından konuşulmakta­dır.

    Serap’ın İngilizce konuşabildiği biliniyorsa

    aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

    1. A)Funda Almanca konuşamaz.
    2. B)Serap ve Ahmet Fransızca konuşabilir.
    3. C)Levent Fransızca konuşabilir.
    4. D)Mehmet Almanca konuşabilir.
    5. E)Ahmet Fransızca konuşabilir.
  28. Soru 28

    27 - 30 soruları aşağıdaki parçaya göre bir­birinden bağımsız olarak cevaplayınız.

    Bir üniversitede görev yapan Leyla, Mehmet, Fa­

    tih, Levent, Serap, Funda, Adem, Mustafa, Ahmet

    adlı asistanlardan her biri İngilizce, Fransızca, Al­

    manca dilleriden sadece birini konuşmaktadır.

    Mehmet ve Levent'in konuştuğu diller farklıdır.

    Funda’nın konuştuğu dil Adem ile aynı, Ahmet ile farklıdır.

    Fatih, Serap ve Mustafa aynı dili konuşmakta­dır.

    Leyla Almanca konuşabilmektedir.

    Her bir dil üçer kişi tarafından konuşulmakta­dır.

    Mustafa’nın Fransızca konuşabildiği biliniyor­sa aşağıdaki seçeneklerden hangisi kesinlikle yanlıştır?

    1. A)Ahmet İngilizce konuşabilir.
    2. B)Leyla ile Funda aynı dili konuşamaz.
    3. C)Funda ile Mehmet farklı dili konuşabilir.
    4. D)Adem ile Levent Aynı dili konuşabilir.
    5. E)Serap ile Adem farklı diller konuşabilir.
  29. Soru 29

    27 - 30 soruları aşağıdaki parçaya göre bir­birinden bağımsız olarak cevaplayınız.

    Bir üniversitede görev yapan Leyla, Mehmet, Fa­

    tih, Levent, Serap, Funda, Adem, Mustafa, Ahmet

    adlı asistanlardan her biri İngilizce, Fransızca, Al­

    manca dilleriden sadece birini konuşmaktadır.

    Mehmet ve Levent'in konuştuğu diller farklıdır.

    Funda’nın konuştuğu dil Adem ile aynı, Ahmet ile farklıdır.

    Fatih, Serap ve Mustafa aynı dili konuşmakta­dır.

    Leyla Almanca konuşabilmektedir.

    Her bir dil üçer kişi tarafından konuşulmakta­dır.

    Aşağıdaki seçeneklerden hangisi kesin olarak yanlıştır?

    1. A)Adem ile Levent Fransızca konuşabilir.
    2. B)Leyla ile Mehmet aynı dili konuşabilir.
    3. C)Adem’in konuştuğu dil Almancadır.
    4. D)Mehmet ile Funda aynı dili konuşabilir.
    5. E)Funda İngilizce konuşmaktadır.
  30. Soru 30

    27 - 30 soruları aşağıdaki parçaya göre bir­birinden bağımsız olarak cevaplayınız.

    Bir üniversitede görev yapan Leyla, Mehmet, Fa­

    tih, Levent, Serap, Funda, Adem, Mustafa, Ahmet

    adlı asistanlardan her biri İngilizce, Fransızca, Al­

    manca dilleriden sadece birini konuşmaktadır.

    Mehmet ve Levent'in konuştuğu diller farklıdır.

    Funda’nın konuştuğu dil Adem ile aynı, Ahmet ile farklıdır.

    Fatih, Serap ve Mustafa aynı dili konuşmakta­dır.

    Leyla Almanca konuşabilmektedir.

    Her bir dil üçer kişi tarafından konuşulmakta­dır.

    Aşağıdakilerden hangisinin konuşabildiği ya­bancı dil kesin olarak bililnmektedir?

    1. A)Ahmet
    2. B)Adem
    3. C)Funda
    4. D)Levent
    5. E)Mehmet

Benzer testler

Yorumlar

Yorum yaz

Yorumlar moderasyondan sonra yayınlanır.