İçeriğe geç
KPSSCini - sınav kazandırıyoruz!
Deneme sınavıKPSS

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 16

30 soru60 dakikaOrta1 kez çözüldü

KPSS Türkçe Deneme Sınavı 16 güncel sınav yılına uygun olarak hazırlanmış sorular ile oluşturulmuştur.

Reklam
Soru sayısı
30
Süre
60 dakika
Değerlendirme
4 yanlış 1 doğruyu götürür
Üye girişi yaparsan sonuçların ve yanlışların kaydedilir.
Testteki soruları önizle
  1. Soru 1

    Güzel sanatlar ve - - - - duygulara şekil ve mana

    veren birinci sınıf vasıtalardır. Resim, musiki, tiyat­ro, dans, sinema ve edebiyat insanın gözüne, ku­lağına, vücuduna, hayaline ahenk, canlılık ve taze­lik verir. Güzel sanatlarda-----arka planda kalır ve esasen kalmalıdır.

    Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

    1. A)sinema - müzik
    2. B)tiyatro - ses
    3. C)edebiyat - fikir
    4. D)televizyon - söz
    5. E)radyo - sanatçı
  2. Soru 2

    Türk şiirinde kuruluk aldı başını gidiyor. Okurun içi­ni ısıtacak, yüreğini heyecanlandıracak metinlerin hasretini çekiyoruz. Dilin rayihasını bulan, okuru bu

    tatlı aromayla adeta sarhoş eden şairlerin sayısı gi­derek azalıyor.

    Bu parçada altı çizili ifadelerle şairlere ilişkin

    olarak anlatılmak istenen aşağıdakiierden han­gisidir?

    1. A)Dile şiirde kendine özgü bir etkileyicilik ve tatlı­lık kazandırdıkları
    2. B)Dile şiirde ilgi çekicilik kazandırdıkları
    3. C)Dili şiirde kuruluktan çıkararak, dile doğallık kazandırdıkları
    4. D)

      Dili şiirde dar bir çerçeveden çıkararak geniş
      okuyucu kitlesine ulaştırdıkları

    5. E)Dile şiirde anlaşılırlık kazandırdıkları
  3. Soru 3

    Halk sanatında dâhiler yok. Sağlam, aydınlık gele­

    nekler var. Yol başlarını tutan, meraklıları meslek­

    ten yıldıran dâhiler yerine, herkesi mesleğe çağıran

    güler yüzlü gelenekler var.

    Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen

    aşağıdakiierden hangisidir?

    1. A)Aydınlık fikirlerle yol gösteren
    2. B)Halk sanatında etkin olarak söz sahibi olan
    3. C)Etkili eserler ortaya koyan
    4. D)Halk sanatında yeni tarzlar üreten
    5. E)Halk sanatı geleneğine sahip çıkan
  4. Soru 4

    Eğlence, eğlence diyoruz boyuna. Bir sözcük ki tür­

    lü anlamlar veriyoruz, türlü------ . Kavramların an­

    lamlarının sınırlarını bu kadar genişletmeye, ezip

    büzmeye hakkımız var mı, diyeceksiniz. Soralım

    öyleyse: “Nedir eğlence, nedir eğlenmek?” Solu­

    ğumuzu kesecek bir ilgi duymak mı?-------? Ama

    düşünün, vakit geçirmekle ilgi duymak arasında bir

    ayrım mı var? Ne olursa olsun ilgimiz bir yapıt ya

    da bir nesne üzerinde toplanmadıkça, dikkatimiz bir

    yere bağlanmadıkça vakit geçiremeyiz.

    Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakiler-

    den hangileri getirilebilir?

    1. A)

      kavramlar - Dans etmek mi
      kazandırıyoruz
      ona

    2. B)

      çerçevelerde - Kitap okumak mı
      kullanıyoruz onu

    3. C)

      alışkanlıklar - Müzik dinlemek mi
      kazandırıyoruz

    4. D)

      kılıklara sokuyoruz - Vakit geçirmek mi
      onu

    5. E)

      içerikler buluyoruz - Kafa dinlemek mi
      ona

  5. Soru 5

    Aşağıdaki cümleler anlamsal olarak değerlen­dirildiğinde hangisi, ayraç içinde verilenlerle

    uyuşmamaktadır?

    1. A)

      Bilgelik hayatı sever; güzelliği, zaferi ve sağlığı
      sever, (öznellik)

    2. B)

      Doğuştan iyi ve akıllı olan ruhlar aynı adımlar­la yürürler ve davranışlarında erdemli bir ruhu
      temsil ederler. (Saptama)

    3. C)Deneme kelimesini yeni bir edebiyat türüne ilk defa ad olarak koyan Montaigne olmuştur. (Ta­nımlama)
    4. D)Mektup türünde diğer edebî türlere göre daha yetenekli olduğumu söylerler. (Karşılaştırma)
    5. E)

      Toprak kulübeler ve kerpiç duvarlarla önümüzü
      kesen bu yemyeşil köy, yolculuğumuzun ilk du­
      rağıydı. (Betimleme)

  6. Soru 6

    (I) Onun büyük bir vatan şairi olduğu unutularak;

    aşk, ölüm ve özlem gibi sayılı duygulardan kurtul­

    madığı ileri sürülmüştür. (II) Ama hangi büyük şair

    bu duyguların esiri olmamıştır ki? (III) Günlük olay­

    ların uyandırdığı yankılar gelip geçer; geçmeyen,

    geçeceği de olmayan, bu sonrasız duygulardır.

    (IV) Yeter ki şair bu duyguları kendi soluğu ile ısı­

    tarak yaşatabilsin. (V) “Yahya Kemal, bu üç duygu­

    nun esiridir fakat onun şiirleri hiçbir zaman birbirine

    benzememiştir.”

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili

    olarak aşağıdakilerin hangisi yanlıştır?

    1. A)I. cümlede şairle ilgili bir eleştiriden söz edilmiştir.
    2. B)II. cümlede eleştirilen hususla ilgili örnek veril­miştir.
    3. C)III. cümlede aşk, ölüm ve özlem gibi duygularla ilgili açıklama yapılmıştır.
    4. D)

      IV. cümlede eleştirilen hususa ilişkin çözüm
      yolu belirtilmiştir.

    5. E)V. cümlede değerlendirme yapılmıştır.
  7. Soru 7

    I. Gelgit; Ay ile Güneş’in kütle çekim kuvveti etki­siyle, Dünya üzerinde oluşan deniz seviyesin­deki değişmelerdir.

    II. Dünya kendi ekseni etrafında döndükçe Ay’a en yakın olan kısımlarda sular yükselir.

    III. Her gün iki büyük gelgit meydana gelir.

    IV. Kıyıda yaşayan bitkiler ve hayvanlar yaşamları­nı sular gelgit olayıyla yükseldiğinde deniz su­yunda, alçaldığında ise karada sürdürmek zo­rundadır.

    V. Ayrıca kıyıya çarpan dalgaların zararlarından korunmanın yollarını bulmak zorundadır.

    Gelgit olayına ilişkin olarak aşağıda verilenler­den hangisi yanlıştır?

    1. A)I. cümlede gelgit olayına ilişkin bir tanımlama yapılmıştır.
    2. B)II. cümlede gelgit olayının sonucu belirtilmiştir.
    3. C)III. cümlede bir saptama yapılmıştır.
    4. D)

      IV. cümlede gelgit olayının canlıların yaşamı
      üzerinde yarattığı bir zorunluluk dile getirilmiştir.

    5. E)V. cümlede gelgit olayının canlılara verdiği zararların neler olduğundan söz edilmiştir.
  8. Soru 8

    (I) Her çağın kendi idealine göre gördüğü sosyal

    manalı bazı rüyalar vardır. (II) Oğuz Kağan’ın yaş­

    lı veziri, rüyasında doğudan batıya uzanan büyük

    bir altın yay ve kuzeye uçan oklar görür. (III) Oğuz

    Kağan Destanı, Türklerin yerleşik medeniyete geç­

    meden önceki yaşayış tarzlarını ve ideallerini ifade

    eder. (IV) Bu tam atlı göçebe medeniyetine has bir

    cihangirlik rüyasıdır. (V) Oğuz, bütün dünyayı fet­

    hetmek ister ki destan, bu fetihleri hikâye eder. (VI)

    Yay ve ok, at sırtında yaşayan, bir yerde oturmak ve

    kök salmaktan hoşlanmayan atlı göçebenin sembo­

    lüdür.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    1. A)I
    2. B)II
    3. C)III
    4. D)IV
    5. E)V
  9. Soru 9

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yan­lışı vardır?

    1. A)Dün itibarıyla PTT'ye iş başvurusunda bulun­dum.
    2. B)

      Guruba karşı seninle oturup sohbet etmeyi ne
      özlemişim.

    3. C)

      Bir takım olayların gerçekleşmesinin önüne
      geçmek imkânsız artık.

    4. D)Sınavın 12 Kasım’da yapılacağını yeni öğren­dim.
    5. E)Ağrı Dağı ile ilgili efsaneyi dinlediğimde çok etkilenmiştim.
  10. Soru 10

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir noktalama

    işareti yanlış kullanılmıştır?

    1. A)

      Hayatında bunlardan başka hiçbir şey yoktu:
      Testler, sorular, çalışma kâğıtları..

    2. B)Biz gördük, o da gördü ama hiç sesimizi çıkaramadık.
    3. C)En son “Kuşlar Yasına Gider”i böyle ağlamıştım.
    4. D)Asyalı’ların bu duygusallığı, bütün sanat eserle­rinde hissedilmekte.
    5. E)

      Bize: “Ne fısıldaşıyorsunuz bakalım orda?” diye
      sordu gülümseyerek.

  11. Soru 11

    Sanatın kaynağı duygu ve hayaldir. Fikir, ideoloji,

    inanç, ancak (I) onu organize edici bir değer taşır.

    Tabiri caizse o, kasnak ve iskelettir. Eser ortaya çı­kınca onu göremezsiniz. Siyasetin buram buram (II)

    koktuğu sanat eserleri, bundan dolayı bizde estetik (III)

    bir duygu uyandırmazlar. Akıllı sanatçılar ekseriya (IV)

    deli görünmeyi tercih ederler. Zira (V) delilik, akıldan

    daha çok heyecan vericidir.

    Bu parçada altı çizili sözcüklerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak ve­rilmiştir?

    1. A)
    2. B)
    3. C)
    4. D)
    5. E)
  12. Soru 12

    Aşağıdaki dizelerin hangisinde altı çizili tamla­ma diğerlerinden farklıdır?

    1. A)Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır.

    2. B)Bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa.

    3. C)Hele de yitik ekmekler gibi ayrılık türküleri.

    4. D)Ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında.

    5. E)Helâl sofralar donatan gönlüme ne diyeceğim.

  13. Soru 13

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme farklı

    bir görevde kullanılmıştır?

    1. A)

      İyi kötü bir ağırlığımız var mahallede, onu da
      bozmayalım.

    2. B)

      Dışarıda fazla dolaşmayın, burası köy yeri, laf
      söz olur.

    3. C)Uzaktan tek tük ışıklar seçiliyordu, hemen yolu­muzu değiştirdik.
    4. D)Unutulmaz bir film sahnesinde adam deste des­te paraları, yüksek bir binadan savuruyordu.
    5. E)

      Deniz kenarından topladığı irili ufaklı taşlardan
      öyle güzel eşyalar yapmış ki, şaşarsın.

  14. Soru 14

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-n” eki, eylemi

    dönüşlü yapmıştır?

    1. A)

      Bazı insanların davranışları öyle çelişkilidir ki,
      aynı insan tarafından ortaya konmuş olmaları
      imkânsız gibi görünür.

    2. B)Varlığına bir yön belirlememiş olanların hareket­leri detaylı olarak düzenlenemez.
    3. C)

      Kitap; kendimizi tanımak, iyi yaşayıp iyi ölmeyi
      öğretecek bilgiyi aramak için okunmalı.

    4. D)Yalnız yaşamayı başarabildiğim için, dolayısıyla O memnuniyetimin kendimden başka hiçbir şeye bağlı olmadığını erken fark ettiğim için övünü­ yorum kendimle.
    5. E)

      Şan şöhret için olmadık işler yapanlardan akıl,
      fikir, izan beklenmemeli.

  15. Soru 15

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tüm­leç, belirtili isim tamlamasıdır?

    1. A)

      öğretmenin yalnızca konuşmasını ve üretmesini değil, yeri geldiğinde çocuğu dinlemesini de
      isterdim.

    2. B)

      Öğretmenin çocuğun gidişatını görmek için,
      onu önden yürütmesi gerekir.

    3. C)

      Böylece imkânları dâhilinde çocuğun seviyesi­
      ne ne derece inebileceğini görmesi iyi olur.

    4. D)

      Çocuğun sadece ruhunun değil, kaslarının da
      güçlendirilmesi gerekir.

    5. E)

      Çocuğun kişisel özelliklerini, kabiliyetlerini ön­
      ceden bilmeyen bir öğretmen, ders anlatırken
      çocuğun seviyesine inemez.

  16. Soru 16

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bo­zukluğu vardır?

    1. A)

      Romanlarında kahramanlarının gerçekçi oluşu
      uzun yıllar ilgiyle okunmasına yol açmıştır.

    2. B)

      Bazı eserler vardır ki hiç okunmadıkları, büyük
      bir değer taşımadıkları hâlde, şaheser sayılır.

    3. C)

      Bugün edebiyat kitaplarımızı yeniden gözden
      geçirmek, düzenlemek gerekmektedir.

    4. D)Bazı edebiyat tarihleri, basmakalıp yargıları tek­rarlayıp dururlar.
    5. E)

      Edebiyat kitaplarımızda tarih görüşünün yerini
      sanat görüşü almalıdır.

  17. Soru 17

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bo­zukluğu vardır?

    1. A)

      Üniversitenin açılış töreninde mezun bir öğrenci
      de konuşma yapacakmış.

    2. B)

      Akşam yürüyüşünü yemekten bir süre sonra
      yapsanız iyi olur.

    3. C)Üniversitedeki yemek artıkları çöpe değil, hay­van barınaklarına verilecekmiş.
    4. D)Hem iş aradığını söylüyor hem de hiçbir işi beğenmiyor.
    5. E)Bu akşam amcamlara değil, halamlara gidecekmişiz.
  18. Soru 18

    Modern şiirin bütün imkânlarını bilir ve kullanır. O, şiirin varoluş gereği, iletisini imalar ve sezdirmeler­le ulaştırır. Zengin bir imge dünyası vardır şiirinin.

    Şiiri özgür imgeler, çarpıcı, özgün benzetmeler ve buluşlar, kıssalar ve kahramanlarla doludur. Bu se­beple, onun şiirlerindeki ustalıkla işlenen ve örtülen

    incelikleri anlamak, algılamak için şiirinin arkasındaki kültürden haberdar olmak gerekir. Yazdığı gü­zel şiir örnekleriyle, modern şiirin, yani bir bakıma

    ölçüsüz uyaksız şiirin karşısında olanların bile be­ğenisini kazanmıştır.

    Parçada sözü edilen şairle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    1. A)Ölçüsüz ve kafiyesiz şiire karşıdır.
    2. B)Zengin bir kültürel birikime sahiptir.
    3. C)Benzetmeleri, dikkat çekici ve özgündür.
    4. D)Şiirleri kolayca anlaşılamamaktadır.
    5. E)Şiirinde gelenekten de yararlanmıştır.
  19. Soru 19

    Gerçekten kuvvetli eserler, insana güneş çarpma­

    sı gibi derhâl etki eder. Hiçbir çocuk güzel bir ma­

    salı sonuna kadar dinlemekten kendini alıkoyamaz.

    Gençler hoşlarına giden bir romanı, uykularını feda

    ederek okumaktan geri kalmazlar. “Atasözü, “Zorla

    güzellik olmaz.” der.------

    Bu parçada düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    1. A)Bence edebiyat eğitiminde en önemli şey oku­ma isteği uyandırmaktır.
    2. B)

      Bence nefis bir yemeğin bile yenilebilmesi için
      insanın isteğinin olması lazımdır.

    3. C)Bence kültür konusunda da istek önemli bir rol oynar.
    4. D)Bence bu söz edebiyat eğitiminde rehber olacak bir değer taşır.
    5. E)Bence, edebiyat kitaplarında çocuk ve gençler­de istek uyandıracak pek az parça var.
  20. Soru 20

    Niçin liselerimizde edebiyat dersleri okutulur? Bir

    sürü şair ve romancı adı öğrenmek, onların hayat­

    ları ve yaptıkları hakkında bilgi edinmek için mi?

    Yoksa öğrenciyi gerçek eserlerle tanıştırarak sa­

    nat duygusunu geliştirmek için mi? “Çocuklarımı­

    zın, kuru edebiyat bilgilerine değil şiir zevkine ihti­

    yaçları var." Bu ise, onlara her şeyden önce öz şiir­

    leri, sağlam eserleri tanıtmakla olur. Sözün kısası,

    edebiyat kitaplarımızda, tarih görüşünün yerini artık

    sanat görüşü almalıdır.

    Bu parçada edebiyat eğitimi ile ilgili aşağıdaki

    önerilerden hangisine yer verilmemiştir?

    1. A)Edebiyat kitapları yeni bir bakış açısıyla hazırlanmalıdır.
    2. B)Öğrencilere edebî bilgi verilmesinden çok edebî zevk kazandırılmalıdır.
    3. C)

      Edebiyat kitaplarına alınan metinler edebî ba­
      kımdan güçlü olmalıdır.

    4. D)

      Edebiyat dersinde şair ve yazarların adlarının
      geçmesi gereksiz olduğu için bu uygulamadan
      vazgeçilmelidir.

    5. E)Edebiyat derslerinde kuru edebiyat bilgileri verilmemelidir.
  21. Soru 21

    Yazarlık nankör iştir, lâkin yayımcılık ondan da nan­kör!.. Ediplerin kalemleriyle verdiği mücadeleyi bi­liriz; gönlümüzün kaydığı bir mücadele ise takdir

    ve hayranlıkla alkışlarız da... Fikirlerine katılmasak da fırtınaya karşı ilerleyişini görüp devrin şartlarına

    rağmen cesurca ve inatla savunduklarını okuyarak saygı duymaya başladığımız edipler de vardır. Fa­kat bin türlü badireyi atlatarak bize basılı metniyle

    ulaşmaya çalışan edibi alkışlarken o metni ulaştı­ran yayımcının daha büyük badireler atlattığını, hat­ta bir kısmını da atlatamadığını hiç hatırlamayız.

    Bu parçada söylenenlerden hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

    1. A)

      Yayımcıların kıymeti, yazarlara göre daha az
      takdir edilmektedir.

    2. B)Kimi okurlar, fikirlerini beğenmeseler de düşünce­lerini cesurca dile getiren yazarları takdir eder.
    3. C)

      Yazarlar, kimi zaman, eserlerini bastırmakta
      güçlük çekmişlerdir.

    4. D)

      Bir eserin basımından yayımcılar, yazarlara
      göre daha büyük kazançlar elde eder.

    5. E)

      Kimi edipler yazdığı eserlerle fikir mücadelesi
      verirler.

  22. Soru 22

    Eleştirmen, düşünce ve sanat hareketlerinin kay­

    naştığı, eleştirinin bir meslek sayıldığı yerlerde ye­

    tişir. Ahlak niteliklerinin yanında, sağlam bir felsefe

    temeline dayanan geniş bir sanat kültürü, derin bir

    seziş ve büyük bir çalışma gücü, büyük eleştirme­

    nin başlıca nitelikleri olarak görülmektedir. Eleştir­

    menin, aynı zamanda da büyük bir sanatçı olması

    gerekmez elbette. Baudelaire, eşine az rastlanır bir

    resim eleştirmeniydi ama ressam değildi.

    Bu parçadan hareketle eleştirmenlerle ilgili aşa­ğıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

    1. A)Şair Baudelaire’in aynı zamanda çok iyi bir re­sim eleştirmeni olduğuna
    2. B)Eleştirmenin eleştirdiği eseri ortaya koyabilecek özelliğe sahip olması gerektiğine
    3. C)Eleştirmenin, eleştirinin meslek olarak görüldü­ğü yerlerde yetişebileceğine
    4. D)

      Eleştirmenin yetişmesinde düşünce ve sanat
      akımlarının etkili olduğuna

    5. E)

      Eleştirmenin geniş kültürlü ve çalışkan olması
      gerektiğine

  23. Soru 23

    Zamanın ne olduğu, bir fizik konusu olduğu kadar felsefe dünyasının da temel meselesi olarak Antik Çağ’dan beri karşımıza çıkmaktadır. Zaman nesnel

    bir gerçeklik midir yoksa zihinsel bir gerçeklik mi­dir? Bu soru felsefe tarihini zamana yaklaşım ko­nusunda ikiye bölmüştür. Kimi filozoflar / fizikçiler, zamanın doğal olaylarla ilişkisinden dolayı, nesnel bir gerçekliğinin olduğundan bahsederken, kimileri ise zamanın gözle görülür, elle tutulur bir gerçekliği­nin olmadığından hareketle, zihinsel bir deneyim ve farkındalık durumu olduğunu söylerler.

    Bu parçadan zaman kavramı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    1. A)Zaman kavramı hem felsefecileri hem de fizikçi­leri ilgilendirmektedir.
    2. B)Çok eskiden beri tartışılan kavramlardan biri zamandır.
    3. C)Tartışmanın özünü zamanın nesnel mi öznel mi olduğu oluşturur.
    4. D)Zihinsel bir deneyim ve farkındalık durumu ol­ması zamanın nesnel olduğunu gösterir.
    5. E)Zaman, sadece gözle görülebilir ve ölçülebilir bir şey değildir.
  24. Soru 24

    Bir edebiyatçının en büyük, en zevkli işi kaynaklarını bulmak ve onlarla yetinmektir. Ancak sanat ve edebiyat

    adamlarımızın işine fazla önem vermediklerini, birkaç kitabı okumakla yetindiklerini sanıyorum. Avrupalı bizim aklımınzın almayacağı kadar okumakta ve çalışmakta

    dır. Türk edebiyatının yeteneklerine rağmen, belirli bir olduğu kalışının sebebi, kanaatime göre, edebiyatımızın büyük kaynaklara gitmeyişidir. Ne kaynaklardır bunlar: Başta, Batı sanat ve edebiyatı, tarih ve felsefesi gelir. Fakat Batıyı bilmek yeterli değildir. Bizim iki büyük sanat ve edebiyat gelene bizim vardır: Halk edebiyatı ve divan edebiyatı ...

    Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)

      Edebiyatçılarımız kaynak bulma ve onlardan
      yararlanma

    2. B)Edebiyatımızın yeterince gelişmemesinin sebebi Batı'yı taklit etmesidir.
    3. C)Edebiyatçılarımız yük eserlerden beslenmelidir.
    4. D)

      Edebiyatımızın hem divan
      yatından yararlanması gerekir.

    5. E)Edebiyatçılarımız yeterince kitap okumamaktadır.
  25. Soru 25

    25 ve 26. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    Türkçede ''aydın'' kelimesi çok genel ve belirsiz bir mana taşır. Örneğin, hangi seviyede bilgili ve okumuş insana aydın diyoruz?

    Sadece adı ve sıfatı vermek doğru mudur? Soruları daha da çogaltabiliriz. Biz bu kelimeyi Fransızca “intellectuel ”kelimesinin karşılığı olarak kullanıyoruz.

    Fakat, Fransızca manasına göre aydın, sadece belirli bigilere sahip bir kimse değil, düşünceyi alışkanlık haline getiren, peşin kabulleri olmayan, herşeyin

    aslını araştıran bir şahsiyettir. Onun belirli bilgileri ve inançları olabilir, fakat o, bunların efendisi değil, kölesidir. Aydın, başkalarından önce kendi kendisine karşı hür olan insandır.

    Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    1. A)Türkçede aydın kelimesinin açık ve net bir karşılığı yoktur.
    2. B)Aydın kelimesi yabancı bir kelimeye karşılık olarak kullanılmaktadır.
    3. C)Her okumuş, bilgi dağarcığı zengin kişi aydın değildir.
    4. D)Aydın, ele aldığı konuları derinlemesine araştıran bir kişiliktir.
    5. E)Aydın, başkalarından önce kendi fikirlerine önem veren bir insandır.
  26. Soru 26

    25 ve 26. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    Türkçede ''aydın'' kelimesi çok genel ve belirsiz bir mana taşır. Örneğin, hangi seviyede bilgili ve okumuş insana aydın diyoruz? Sadece adı ve sıfatı vermek doğru mudur? Soruları daha da çogaltabiliriz. Biz bu kelimeyi Fransızca “intellectuel ”kelimesinin karşılığı olarak kullanıyoruz. Fakat, Fransızca manasına göre aydın, sadece belirli bigilere sahip bir kimse değil, düşünceyi alışkanlık haline getiren, peşin kabulleri olmayan, herşeyin aslını araştıran bir şahsiyettir. Onun belirli bilgileri ve inançları olabilir, fakat o, bunların efendisi değil, kölesidir. Aydın, başkalarından önce kendi kendisine karşı hür olan insandır.

    Bu parçada altı çizili ifade ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)

      Aydının başkalarına karşı kendi özgürlüğü daha
      önemlidir.

    2. B)Aydın, her şeyden önce kendi fikirlerinin esiri olmamalıdır.
    3. C)

      Aydın, öncelikle kendi, sonra da başkalarının
      özgürlüğünü düşünmelidir.

    4. D)Aydın için özgürlük her şeyin önünde olmalıdır.
    5. E)

      Aydın, her şeyden önce kendisine karşı dürüst
      olmalıdır.

  27. Soru 27

    27 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    Ankara anda şehirlerarası otobüs terminalinden, aynı anda iki ayrı yolcu otobüsü hareket etmiştir. Birinci otobüs, sırasıyla, Afyon, Burdur, Antalya'ya, ikincisi ise sırayla, Bolu, Kocaeli ve İstanbul'a gitmiştir. Ayla, Buket, Cenk, Deniz, Erhan, Fuat ve Gizem  bu şehirlere gitmek üzere otobüslere binmişlerdir.

    Bu durumda bindikleri otobüsler ve hangi şehirde oto­büsten indikleriyle ilgili olarak bilinmektedir.

    * Ayla, Afyon'da otobüsten inmiştir.

    * Cenk ve Erhan aynı otobüse binmişlerdir ve Cenk, Erhan'dan önce otobüsten inmiştir.

    * Fuat, otobüsün ulaştığı ilk şehirde otobüsten inmiştir.

    * Gizem, otobüsün ulaştığı son şehirde otobüsten inmiştir.

    * Antalya hariç, her türlü otobüslerden birer kişi inmiştir.

    * Antalya'da iki kişi otobüsten inmiştir.

    Aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?

    1. A)Buket, İstanbul’da otobüsten inmiştir.
    2. B)Deniz, Burdur’da otobüsten inmiştir.
    3. C)Fuat, ikinci otobüse binmiştir.
    4. D)Ayla ve Erhan, aynı otobüse binmişlerdir.
    5. E)Buket ve Cenk farklı otobüslere binmişlerdir.
  28. Soru 28

    27 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    Ankara anda şehirlerarası otobüs terminalinden, aynı anda iki ayrı yolcu otobüsü hareket etmiştir. Birinci otobüs, sırasıyla, Afyon, Burdur, Antalya'ya, ikincisi ise sırayla, Bolu, Kocaeli ve İstanbul'a gitmiştir. Ayla, Buket, Cenk, Deniz, Erhan, Fuat ve Gizem  bu şehirlere gitmek üzere otobüslere binmişlerdir.

    Bu durumda bindikleri otobüsler ve hangi şehirde oto­büsten indikleriyle ilgili olarak bilinmektedir.

    * Ayla, Afyon'da otobüsten inmiştir.

    * Cenk ve Erhan aynı otobüse binmişlerdir ve Cenk, Erhan'dan önce otobüsten inmiştir.

    * Fuat, otobüsün ulaştığı ilk şehirde otobüsten inmiştir.

    * Gizem, otobüsün ulaştığı son şehirde otobüsten inmiştir.

    * Antalya hariç, her türlü otobüslerden birer kişi inmiştir.

    * Antalya'da iki kişi otobüsten inmiştir.

    Aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

    1. A)Deniz, ikinci otobüse binmiştir.
    2. B)Erhan, Kocaeli’de otobüsten inmiştir.
    3. C)Fuat ve Gizem, farklı otobüslere binmişlerdir.
    4. D)Buket ve Deniz aynı otobüse binmişlerdir.
    5. E)Ayla ve Cenk aynı otobüse binmişlerdir.
  29. Soru 29

    27 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

    Ankara anda şehirlerarası otobüs terminalinden, aynı anda iki ayrı yolcu otobüsü hareket etmiştir. Birinci otobüs, sırasıyla, Afyon, Burdur, Antalya'ya, ikincisi ise sırayla, Bolu, Kocaeli ve İstanbul'a gitmiştir. Ayla, Buket, Cenk, Deniz, Erhan, Fuat ve Gizem  bu şehirlere gitmek üzere otobüslere binmişlerdir.

    Bu durumda bindikleri otobüsler ve hangi şehirde oto­büsten indikleriyle ilgili olarak bilinmektedir.

    * Ayla, Afyon'da otobüsten inmiştir.

    * Cenk ve Erhan aynı otobüse binmişlerdir ve Cenk, Erhan'dan önce otobüsten inmiştir.

    * Fuat, otobüsün ulaştığı ilk şehirde otobüsten inmiştir.

    * Gizem, otobüsün ulaştığı son şehirde otobüsten inmiştir.

    * Antalya hariç, her türlü otobüslerden birer kişi inmiştir.

    * Antalya'da iki kişi otobüsten inmiştir.

    Aşağıdakilerden hangisi Kocaeli'de otobüsten inmiş olabilir?

    1. A)Cenk
    2. B)Deniz
    3. C)Erhan
    4. D)Fuat
    5. E)Gizem
  30. Soru 30

    27 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Ankara anda şehirlerarası otobüs terminalinden, aynı anda iki ayrı yolcu otobüsü hareket etmiştir. Birinci otobüs, sırasıyla, Afyon, Burdur, Antalya'ya, ikincisi ise sırayla, Bolu, Kocaeli ve İstanbul'a gitmiştir. Ayla, Buket, Cenk, Deniz, Erhan, Fuat ve Gizem bu şehirlere gitmek üzere otobüslere binmişlerdir.

    Bu durumda bindikleri otobüsler ve hangi şehirde oto­büsten indikleriyle ilgili olarak bilinmektedir.

    * Ayla, Afyon'da otobüsten inmiştir.

    * Cenk ve Erhan aynı otobüse binmişlerdir ve Cenk, Erhan'dan önce otobüsten inmiştir.

    * Fuat, otobüsün ulaştığı ilk şehirde otobüsten inmiştir.

    * Gizem, otobüsün ulaştığı son şehirde otobüsten inmiştir.

    * Antalya hariç, her türlü otobüslerden birer kişi inmiştir.

    * Antalya'da iki kişi otobüsten inmiştir.

    Aşağıdakilerden hangisinin, hangi otobüse bindiği kesin olarak bilinemez?

    1. A)Ayla
    2. B)Cenk
    3. C)Erhan
    4. D)Fuat
    5. E)Gizem

Yorumlar

Yorum yaz

Yorumlar moderasyondan sonra yayınlanır.