Mondros Ateşkes Antlaşması, Cemiyetler ve Çıkmış Sorular

Mondros Ateşkes Antlaşması, Cemiyetler ve Çıkmış Sorular

Mondros Ateşkes Antlaşması konu anlatımı, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra ortaya çıkan cemiyetler hangileridir? Cemiyetler konu anlatımı. Mondros’la ilgili Çıkmış KPSS Soruları, Tarih Cemiyetler çıkmış KPSS Soruları. Mondros Ateşkes Antlaşması Ders Notları ve Çıkmış KPSS Soruları. Zararlı ve Yararlı Cemiyetler Konu Anlatımı ve Çıkmış KPSS Soruları.

MONDROS A TEŞKES ANTLAŞMASI(30 EKİM 1918)

>    Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından önce, Osmanlı Devleti’ndemeydana selen gelişmeler şunlardır;

^ Mondros Ateşkesi’nden iki ay önce padişah V. Mehmet Reşat ölmüş, yerine son Osmanlıpadişahı VI. Mehmet Vahdettin (Vahideddin) geçmişti.

^    I. Dünya Savaşı’nın İttifak Devletleri tarafından kaybedildiği anlaşılmış, Bulgaristan da savaştan çekilmişti.

^ Bu gelişmeler karşısında İttihat ve Terakki Partisi’nin kurmayları olan Sadrazam Talat Paşa, Başkomutan Vekili Enver Paşa ve Deniz Kuvvetleri Bakanı Cemal Paşa da ülkeyi gizlice terk etmişlerdir.

^ Padişah Vahdettin bu gelişmeden sonra, yeni hükümetin kurulması görevini Ahmet İzzet Paşa ya vermiştir. Yeni kurulan bu hükümet İtilaf Devletleri’ne ateşkes isteğinde bulunmuştur (14 Ekim 1918).

>    Osmanlı Devleti’nin Mondros AteşkesAntlaşması’nı imzalamasına zemin hazırlayanetkenler;

   I. Dünya Savaşı nın İttifak Devletleri’nin yenilgisiyle sonuçlanmış olması,

•    Osmanlı ordusunun asker sayısı itibariyle yeterli olmasına rağmen silah ve cephane açısından yetersiz kalması,

   Wilson İlkeleri’nde, Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerde egemenlik hakkının Türklere verileceğinin belirtilmiş olması,

   Bulgaristan’ın savaştan çekilmesi üzerine Osmanlı Devleti’yle Almanya arasında kara bağlantısının ve yardımların kesilmesi,

NOT: Bulgaristan, savaştan çekilen ilk ittifak devletidir.

•    İstanbul ve Boğazlar bölgesinin işgal tehdidi altında bulunması,

   Saltanat yönetiminin ve yandaşlarının İngilizlerin hoşgörüsüne güvenmeleri

>    Ateşkesi Osmanlı Devleti adına, Ahmet İzzet Paşa kabinesinde görev yapan Bahriye Nazırı (Deniz Kuvvetleri Bakanı) Rauf (Orbay) Bey başkanlığında bir heyet ile İngiliz Amirali Caltrophe (Kaltrop) imzalamıştır.

> Antlaşmanın imzalandığı yer ise, Limni Adası’nın Mondros Limanı’ndaki Agememnon Zırhlısıdır.

> Maddeleri;

A) Osmanlı Devleti’nin Egemenlik HaklarınıKısıtlayan Hükümler

^ Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak ve bölgedeki istihkâmlar (askeri üsler) İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecektir.

^ Bu madde ile Anadolu ve Trakya’nın bağlantısı kesilmiştir. Osmanlı’nın toprak bütünlüğü bozulmuştur.

^ Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığı ve İstanbul tehdit altına girmiştir.

^ İtilaf Devletleri güvenliklerini tehlikede gördükleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdir (7. madde).

^ Ateşkesin en tehlikeli maddesidir.

^ Osmanlı Devleti’nin egemenlik alanı ve hakları daraltılmıştır.

^ Anadolu’nun işgal edileceğinin ilk belirtisidir. İtilaf Devletleri bu maddeye dayanarak Anadolu’yu işgal etmişlerdir.

^ Bu madde İtilaf Devletleri’nin Wilson İlkeleri’ne uymayacağını göstermiştir.

^ Vilayet-i Sitte’de (Doğu’daki altı il; Bitlis Elazığ, Diyarbakır, Erzurum, Van, Sivas) herhangi    bir karışıklık çıkarsa    İtilaf

Devletleri bu bölgeleri işgal edebileceklerdir (24. madde). = Kodlama= BEDEVS

^ Bu maddede Ermenilerden söz edilmemişse de İtilaf Devletleri’nin buradaki amacı, bu altı ilin, kurulması düşünülen Ermenistan Devleti’ne verilmesidir.

^    Osmanlı    Devleti’nin egemenlik    alanı kısıtlanmıştır.

^    Hükümet    haberleşmeleri dışındaki    bütün haberleşme araçları İtilaf Devletleri’nin denetimine girecektir.

^ İtilaf Devletleri’nin bütün haberleşme araçlarına el koymalarının nedeni kendilerine karşı yapılabilecek direnişleri ve tepkileri engellemek istemeleridir.

^ Bu madde aynı zamanda Osmanlı’yı savunmasız bırakma amacına yöneliktir.

^ Osmanlı Devleti, İttifak Devletleri ile tüm ilişkilerini kesecek, Alman ve Avusturya uyruklu asker ve sivil memurlar Osmanlı topraklarını terk edecektir.

^ Osmanlı Devleti’nin diplomatik ilişkilerine sınırlandırmalar getirilerek kontrol altına alınmıştır.

^    Osmanlı    Devleti’nin    diğer    devletlerle ilişkilerine de müdahale edilerek egemenlik hakları kısıtlanmıştır.

B)    Askeri Hükümler

^    Sınırların    denetlenmesi    ve    iç    düzenin korunması için gerekli olan birlikler dışında kalan Osmanlı orduları terhis edilecek, bütün savaş gemilerine, ordunun araç, gereç, silah ve cephanesine el konulacaktır.

^ İtilaf Devletleri bu tür askeri kısıtlamalarla Osmanlı    Devleti’ni savunmasız    duruma düşürmeye, böylece planladıkları işgalleri kolaylıkla gerçekleştirmeye çalışmışlardır.

^ Trablusgarp ve Bingazi’deki bütün Türk subayları en yakın İtalyan Garnizonu’na; Hicaz, Yemen, Suriye ve Irak’ta bulunan askeri birlikler ise İtilaf Devletleri’ne teslim olacaklardır. Diğer yandan İran ve Kafkasya’ya giren Osmanlı birlikleri işgal ettikleri yerlerden derhal geri çekilecektir.

^ Osmanlı Devleti’nin elindeki bütün savaş esirleri serbest bırakılacak, buna karşılık Türk esirler İtilaf Devletleri’nin denetiminde kalacaklardır.

^ Bu madde ile, devletlerin eşitliği ilkesine uyulmamış ve barış antlaşması gibi hareket edilmiştir.

C) Ekonomik Hükümler

^ İtilaf Devletleri bütün liman ve tersanelerden yararlanabileceklerdir.

^ Toros tünelleri, demir yolları ve deniz işletmeleri İtilaf Devletleri’ne bırakılacaktır.

^ İtilaf Devletleri kömür, akaryakıt ve benzeri maddeleri Anadolu’dan temin edecekler, bu maddelerin hiçbiri ihraç edilmeyecektir.

^ İtilaf Devletleri bu ağır ekonomik hükümleri kabul ettirerek Osmanlı Devleti’nin ekonomik bağımsızlığını elinden almış ve Osmanlı’yı kendilerine bağımlı hale getirmeye çalışmışlardır.

Mondros Ateşkesi’nin Önemi ve Sonuçları

^ Osmanlı Devleti’nin İtilaflar karşısında kayıtsız şartsız teslimiyeti anlamına gelen bu ateşkes antlaşmasıyla, Osmanlı Devleti, fiilen sona ermiştir.

^ Anadolu toprakları işgale açık hale gelmiştir.

^ Osmanlı Devleti, bu antlaşmayı imzalarken Wilson İlkeleri’ne güvenmişse de İtilaf Devletleri, Wilson İlkeleri’ni dikkate almamışlar ve işgallere başlamışlardır.

^ Mondros’un imzalanmasından sonra Osmanlı’da hükümet değişiklikleri yaşanmıştır. Ahmet İzzet Paşa Hükümeti 8 Kasım 1918’de istifa etmiş, yerine 11 Kasım 1918’de Tevfik Paşa Hükümeti kurulmuştur.

^ Padişah Vahdettin de 4 ay içerisinde seçimlere gitmek kaydıyla Osmanlı Mebusan Meclisi’ni feshetmiştir (21 Aralık 1918).

^ Bu karışıklık ortamında İtilaf Devletleri’nin baskısı da iyice artınca Osmanlı Hükümeti tekrar değişmiş, Tevfik Paşa Hükümeti yerine, İngiliz manda ve himaye yönetimini savunan, Damat Ferit Hükümeti kurulmuştur (4 Mart 1919).

Mondros Ateşkesi’nin Uygulanması ve İlk İşgaller

^ İtilaf Devletleri Mondros Ateşkesi’nin hemen ardından I. Dünya Savaşı sırasında imzaladıkları gizli antlaşmaları yürürlüğe koymak için işgallere başladılar.

^ İngilizler; 3 Kasım 1918’de Musul’u işgal etti (ilk işgal edilen yer). İngilizler daha sonraki dönemlerde Maraş, Antep, Urfa’ya ayrıca Samsun, Merzifon, Bilecik, Afyon, Eskişehir, Çanakkale, Kars ve Batum’a asker çıkardılar.

^ Urfa, Antep, Maraş sonradan Fransa’ya verildi, İngiltere karşılığında ise Musul’u aldı (Suriye İtilafnamesi). Amacı; petrol bölgelerinin güvenliğini sağlamak ve Doğu’da kurulması düşünülen Ermeni Devleti üzerinde nüfuz kurmaktı.

^ Fransızlar; 4-5 Kasım 1918’de Hatay, İskenderun, Dörtyol, Payas, Adana ve Mersin istasyonunu işgal etmişlerdir.

^ İtalyanlar; 6-7 Kasım 1918’de Antalya, Bodrum, Fethiye, Marmaris, Kuşadası ve Konya’yı işgal etmişlerdir.

^ 13 Kasım 1918’de 61 parçadan oluşan İtilaf Devletleri donanması, İstanbul’a gelerek demirlemişlerdir (İstanbul’un ilk işgali).

^ Aynı tarihte Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’ndan ayrılarak İstanbul’a gelen

Mustafa Kemal, İtilaf Donanması için “Geldikleri gibi giderler” demiştir.

^ Osmanlı bünyesindeki azınlıklar da (Rumlar -Ermeniler)    işgalleri kolaylaştırmak ve bağımsız devletler kurabilmek için zararlı faaliyetlerini arttırmışlardır.

^ İşgaller karşısında Osmanlı yönetimi tepkisiz kalınca, Türk halkından işgallere karşı gelen ilk tepki de direnme cemiyetlerini kurmak olmuştur.

ilk işgal – Musul – 3 Kasım 1918İNGİLTERE
İstanbul’un işgali – 13

Kasım 1918

İTİLAF

DEVLETLERİ

ilk Resmi işgal – İzmir -15 Mayıs 1919YUNANİSTAN
ilk Direniş – Hatay -DörtyolFRANSIZ
Batı cephesindeki ilk direniş – AyvalıkYUNANİSTAN
Wilson ilkeleri çiğnendi.

ÖRNEK SORU

Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti’nin Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalamasının sonuçlarından biri değildir?

A) Osmanlı ülkesinin işgal edilmesi için ortam oluşması

B) Osmanlı Devleti’nin savunma gücünden yoksun kalması

C) Balkanlar’ın Osmanlı ülkesinden kopması

D) Osmanlı    ülkesinde    ulusal cemiyetlerin kurulması

E) Osmanlı Devleti’nin hukuki varlığının devam etmesi

(1999/DMS) Cevap: C

ÖRNEK SORU

Anlaşma Devletleri Anadolu’yu aşağıdakilerden hangisine dayanarak işgal etmişlerdir?

A) Londra Antlaşması    B) Sevr Antlaşması

C) Paris Antlaşması    D) Berlin Antlaşması

E) Mondros Antlaşması

(2001/KMS) Cevap: E

İZMİR’İN İŞGALİ(15 MAYIS 1919)

^ Yunanistan, İzmir’i işgal hakkını Paris Barış Konferansı’nda elde etmiştir (18 Ocak 1918).

^ İşgal hakkını elde etmesinde ve işgali gerçekleştirmesinde, Yunanistan’ın en büyük destekçisi İngiltere olmuştur.

^ Daha önce gizli antlaşmalarla İtalya’ya bırakılan İzmir ve çevresi Paris Konferansı’nda İngiltere’nin baskısı ve sahte belgelerle ortaya attığı;

^ Bölgede Rum nüfus çoğunluktadır.

^ Türkler bölgedeki Hıristiyan halkı katletmek üzeredir.

^ Bölge, kültür ve coğrafi açıdan Yunanistan’ın doğal bir uzantısıdır gibi asılsız iddialarla İtalya’nın elinden alınarak, ABD ve Fransa’nın da desteğiyle Yunanistan’a bırakılmıştır.

^ İngiltere’nin bu haksız iddiaları, Dünya kamuoyuna yaymaya çalışmasının nedeni,

İzmir’in işgaline haklı gerekçeler bulmak istemesidir.

^ İzmir gibi stratejik açıdan çok önemli bir bölgeye güçlü İtalya’nın yerleşmesi, İngiltere’nin politikalarına ters düşeceğinden; İngiltere, zayıf, uydu ve her an kendi politikaları doğrultusunda kullanabileceği

Yunanistan’ın bölgeyi işgal etmesini sağlamıştır.

İşgal;

^ İngiliz destekli Yunanlılar Megalo İdea’yı (Büyük Ülkü) gerçekleştirmek için 15 Mayıs 1919’da azınlıkların coşkun gösterileri arasında İzmir’e asker çıkardırlar.

^ Kalabalığın arasında bulunan Hukuk-u Beşeri(İnsan Hakları) Gazetesi yazarı Hasan Tahsin(Osman Recep Nevres) Yunanlılara “ilk kurşunu attı.

^ Yunanlılar, 48 saat içerisinde İzmir ve çevresinde, 2000’den fazla Türk’ü, keyfi bir şekilde süngüleyerek öldürdüler.

İşgalin sonuçları;

a) İçerideki Sonuçları:

^ Türk halkı işgallerin geçici olmadığını anladı.

^ Osmanlı yönetimi işgale kayıtsız kaldığı için, halk kendi haklarını savunmak için harekete geçti.

^ Hasan Tahsin’in attığı ilk kurşun, milli bilincin uyanmasını ve Kuva-i Milliye ruhunun doğmasını sağlamıştır.

NOT: İzmir’in işgali, silahlı direnişin başlamasına neden olduğu için, Milli Mücadele açısından olumlu bir sonuç doğurmuştur.

b) Dışarıdaki Sonuçları:

^ İşgal, Dünya kamuoyunda da yankılar uyandırdı. Milletler Cemiyeti (aslında ABD ve İtilaf Devletleri) bölgeye incelemeler yapmak için Amiral Bristol başkanlığında bir komisyon gönderdi.

^ Bu komisyonun bölgeye gönderilmesinde;

^ Yunanlıların yaptıkları saldırılar sonrası Avrupa kamuoyunda Türkler lehine bir kanaatin oluşması ^ Avrupalı devletlerin bu bölgedeki ticari ve ekonomik çıkarlarının sarsılmaya başlaması ^ Osmanlı Devleti’nin bölgeye bir komisyon gönderilmesini istemesi gibi nedenler etkili olmuştur.

^ Bristol, bölgedeki incelemelerinden sonra hazırladığı raporda;

^ İddia edildiği gibi, bölgede Rum nüfusun çoğunlukta olduğu ve buradaki Hıristiyan halkın katledilmek üzere olduğu şeklindeki haberler asılsızdır.

^ Bölgedeki katliamlardan, tamamen Yunan işgal komutanı sorumludur.

^ Yunan işgal kuvvetleri hemen bölgeyi terk etmeli, eğer bölge işgal edilecekse, bu İtilaf Devletleri’nin ortak askeri birlikleri tarafından gerçekleştirilmelidir, ifadelerini kullanmıştır.

NOT-1: Amiral Bristol Raporu, İzmir’in işgalinin haksızlığını ve Türk Milli Mücadelesi’nin haklılığını ortaya koyan ilk uluslar arası belgedir.

NOT-2: Yunanlıların işgalleri güvenlik amacıyla değil, ilhak (sınırlarını genişletmek) amacıyla yaptıkları belgelerle ortaya koyulmuştur.

NOT-3:    Milne Raporu ve Hattı:    Kuvay-i

Milliye’nin sert direnişi Yunanistan’ı endişelendirmiş, Yunanistan Kuvay-i Milliye ile aralarında İtilaf Devletleri birliklerinin bulunmasını istemiştir. Mustafa Kemal, bu hat’a uyulmamasını emretmiştir.

ÖRNEK SORU

I. Paris Konferansı,

II. Amiral Bristol Raporu,

III. Londra Konferansı,

IV. General Harbord Raporu,

Yukarıdakilerden hangilerinde Türklerin milli davalarındaki haklılığını gösteren ifadeler yer almıştır?

A) I ve II B) III ve IV C) I ve IV

D) II ve III E) II ve IV

(2003/KPSS) Cevap: E

ÖRNEK SORU

Kurtuluş Savaşı’nda, aşağıdaki devletlerden hangisi,    Anadolu’da    işgal    gücü

bulundurmamıştır?

A) İtalya    B) Yunanistan    C) ABD

D) İngiltere E) Fransa

(2006/KPSS Ortaöğretim) Cevap: C

ÖRNEK SORU

I. Doktor Esat Işık,

II. Amiral Bristol,

III. General Harbord,

Kurtuluş    Savaşı’nda    yukarıdakilerden

hangilerinin yaptıkları araştırmalarla Doğu Anadolu’da Ermenilerin çoğunlukta olmadıkları sonucu ortaya çıkmıştır?

A) Yalnız I    B) Yalnız II    C) Yalnız III

D) I ve II E) I, II ve III

(2006/KPSS Önlisans) Cevap: C

ÖRNEK SORU

I. Mondros Mütakeresi’nin imzalanması

II. Rusya’da Çarlık yönetiminin yıkılması

III. Anlaşma Devletleri arasında görüş ayrılığı çıkması

Yukarıdakilerden hangilerinin Kurtuluş Savaşı’nın başlamasında önemli rolü olmuştur?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III

D) I ve III    E)    II    ve    III

(2006/KPSS Ortaöğretim) Cevap: A

tali Cemiyetleri    Milli Vsrlıjja Dipn Cebeli    Trakya Pideli Miidsfa-i Hukuk Cemiyeti

Etnik-I Eletya Cemiyeti    Kiri Teali Cemiyeti    tmiı liinlafa-i Hukuk-u Milliye Cemiydi

CEMİYETLER

 

Mira Cemiyet    Teali İslam Cemiyeti    Redd-i İlhak Cemiydi

Rum Pontıts Camiydi    5i ve Selameti Osmaniye Fırkan Trabzon Nlıılulaıa-i Hukıik-ri Milliye Cemiyeti

Hınçak-TaşnakCmiyetl    İrrlyet q itilaf Fııkatı    Trabzon Havalisi Adem’i Merkeziyet Cemiyeti

Alyans İsrailli Cemiyeti    İngiliz Muhipleri Cemiyeti    Doğu Anadolu Miidafa-i Hukuk Cemiyeti

İSOnPıMipltri Cemiyeti    Mili Kongre Cemiyeti

■    Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler

1)    Mavri Mira Cemiyeti

Rumlar tarafından kurulmuştur.

Amacı; Trakya, İstanbul, Batı ve Orta Anadolu’da “Büyük Yunanistan”ı kurarak Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaktı.

Azınlıkların kurduğu cemiyetler içerisinde en geniş kapsamlı faaliyet gösterenidir.

Bu cemiyetin alt kollan; Fener Rum Patrikhanesi, Rum İzci Kolları, Resmi Göçmenler Komisyonu, Yunan Kızılhaçı, Yunan ve Trakya Komiteleri, Kordos Cemiyeti’dir.

2)    Pontus Rum Cemiyeti

Batum’dan Sinop ve Trabzon’a kadar uzanan Karadeniz sahil şeridinde, eski Pontus Rum (Trabzon Rum) İmparatorluğu’nu yeniden kurmayı amaçlamıştır.

Bu cemiyetin merkezi Trabzon’dur.

3)    Etnik-i Eterya Cemiyeti

1814’te kurulmuş olan bu cemiyet (Rumlar tarafından kurulan ilk cemiyet)Yunanistan’ın bağımsızlığı için çalışmıştır.

1829’da Yunanistan Edirne Antlaşması’yla bağımsız olunca faaliyetleri durmuştur.

XX. yüzyıl başlannda tekrar faaliyetlerinebaşlamış, Pontus Rum ve Mavri Mira Cemiyetleri’ni desteklemiştir.

4) Ermeni Hınçak ve Taşnak Sütyun Cemiyetleri

> Bu cemiyetlerin amacı Wilson İlkelerinden yararlanarak İtilaf Devletleri’nin yardımıyla Doğu Anadolu ve Çukurova bölgelerini içine alan bağımsız bir “Ermenistan Devleti” kurmaktı.

CEMİYETLER

İtilaf Devletleri, Paris Barış Konferansı’nda ve Sevr Barış Antlaşması’nda bağımsız bir Ermeni    Devleti’nin kurulmasını onaylamışlardır.

NOT: Ayrıca Ermeni Patriği Zaven Efendi tarafından, Ermeniler ile Rumların dayanışmasını sağlamak için Ermeni – Rum Birliği Komitesikurulmuştur.

5)    Alyans – İsrailit, Makabi ve Lions Cemiyetleri

>    Yahudiler tarafından kurulan bu cemiyet,

Osmanlı sınırları içerisinde yaşayan Yahudilerin    ticari    menfaatlerini koruyabilmek ve ileriki dönemde kurulacak İsrail Devleti’ne ekonomik kaynak sağlamayı amaçlamıştır.

Türkler Tarafından Kurulan Milli VarlığaDüşman Cemiyetler

^    Saltanat ve hilafet yanlısı olup, Türkler tarafından kurulmuşlardır.

^    İtilaf Devletleri tarafından desteklenmiş, manda ve himaye fikrini savunmuşlar ve Anadolu’da milli bilinci yok etmeye çalışmışlardır.

1)    Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası

Vatanın kurtuluşunu padişah ve halifenin emirlerine uymakla sağlanabileceğini savunmuştur.

2)    Teali İslam Cemiyeti

Kurtuluşu, halifenin buyruklarına uymakta gören cemiyettir. Dini istismar ederek Bursa ve Konya’da şubeler açmışlarsa da halktan fazla ilgi görmemişlerdir.

3)    Kürt Teali Cemiyeti

Wilson İlkeleri’ne dayanarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bağımsız bir Kürt devleti kurmayı amaçlamıştır.

>    Önce Ruslar, daha sonra da İngilizler tarafından desteklenmiş, Doğu Anadolu’da şubeler açmışsa da bölge halkından destek görmemiştir.

4)    İngiliz. Muhipleri Cemiyeti

>    Görünüşteki amacı Osmanlı Devleti’ne yardım sağlamak, gerçek amacı ise, Osmanlı Devleti’ni İngiliz manda ve himaye yönetimine sokmaktır.

>    Kurucuları arasında Sadrazam Damat Ferit Paşa ve padişah Vahdettin de bulunmaktadır.

5)    Wilson Prensipleri Cemiyeti

>    Amerika mandaterliğini savunan yazar ve gazeteciler tarafından kurulan bu cemiyetin bazı üyeleri (Halide Edip) sonradan Milli Mücadele saflarına katılmışlardır.

6)    Hürriyet ve İtilaf Fırkası

>    1911 yılında İttihat ve Terakkicilere karşı saltanatı savunmak amacıyla kurulan partidir.

>    Kurutuluş Savaşı yıllarında da milli mücadeleye karşı olanların toplandığı bir örgüt haline gelmiştir.

>    Alemdar ve Peyam-ı Sabah gazetelerinde görüşleri yayımlanmıştır.

7)    Nigahban Cemiyeti: Osmanlı ordusundan emekli olmuş subaylar tarafından kurulmuştur. Milli Mücadele’ye karşı çıkan ayaklanmalara destek vermişlerdir (I. TBMM dönemi – Düzce – Adapazarı Ayaklanması).

ÖRNEK SORU

I. İslam Teâli Cemiyeti

II. İngiliz Muhipleri Cemiyeti

III. Sulh ve Selâmet-i Osmaniye Fırkası

Yukarıdakilerden hangileri ulusal mücadeleye

karşı çıkmıştır?

A) I, II ve III    B) II ve III    C) I ve II

D) Yalnız III    E) Yalnız I

(2011 – KPSS) Cevap: A

Milli Cemiyetler

^ Direnme cemiyetleri olarak da geçen bu cemiyetlerin kuruluş nedenleri;

^ Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Anadolu topraklarının yer yer işgal edilmesi

^ Bu işgaller karşısında Osmanlı Hükümetinin kayıtsız kalması

^ Milli Cemiyetler, işgaller ve zararlı cemiyetlerin faaliyetlerine karşı halkı bilinçlendirme,    örgütlendirme düşüncesindeydiler.

^ Direnme cemiyetlerine genel olarak “Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri (Hakları Savunma Dernekleri)” adı verilmiştir.

^ Birbirinden habersiz kurulan bu cemiyetler, bulundukları bölgenin (yerel) kurtuluşunu sağlamayı amaçlamışlardır.

1) Trakya – Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

> Kurulan ilk milli cemiyettir. Edirne merkezli kurulmuştur.

>    Amacı, Doğu Trakya’nın Yunanistan’a katılmasını önlemektir.

>    Özellikle bölgedeki Yunan işgallerine ve Mavri Miracı Rumlara karşı mücadele etmiştir.

>    Bu amaçla Edirne ve LüleburgazKongreleri ni düzenlemiştir.

> Yeni Edirne ve Ahali gazetelerinde görüşlerini yayımlamışlardır.

>    Bu cemiyet, Osmanlı Devleti’nin dağılması halinde Trakya’da yeni bir Türk devleti (Trakya Cumhuriyeti) kurmayı amaçlamıştır.

2)    İzmir Müdafaa-i Hukuk-u OsmaniyeCemiyeti

>    İzmir’in Paris Barış Konferansı’nda Yunanlılara verileceğinin duyulmasından sonra kurulmuştur.

>    Amacı, Batı Anadolu’nun Türklere ait olduğunu dünyaya duyurmaktır. Ayrıca oluşabilecek düşman işgaline karşı silahlı mücadele yapmayı da kabul etmiştir.

>    Ancak bu cemiyet çeşitli sebeplerden ötürü etkili bir çalışma yapamamış, İzmir’in işgalinden hemen önce adını değiştirerek İzmirRedd-i İlhak Cemiyeti olmuştur (14 Mayıs 1919).

> Redd-i İlhak Cemiyeti’nin önemli faaliyetlerinden biri Batı Cephesi’nin kurulmasını sağlayan Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri’ni düzenlemiş olmasıdır.

3)    Şark Vilayetleri (Doğu Anadolu) Müdafaa-iHukuk-u Milliye Cemiyeti

>    Kuruluş merkezi İstanbul’ dur. Daha sonra cemiyetin merkezi Erzurum’a taşınmıştır.

> Amacı, Doğu Anadolu Bölgesi’nde kurulması tasarlanan Ermeni Devleti’ne engel olmak ve bölgede meydana gelebilecek Ermeni işgallerine karşı, bölge halkını örgütlemektir.

> Cemiyetin almış olduğu kararlardan bazılarışunlardır;

^ Bölgedeki Müslüman Türk nüfus hiçbir suretle göç etmeyecek,

^ Derhal dini, ekonomik, sosyal ve ilmi alanda örgütlenmeye gidilecek,

^ Doğu illerinin saldırıya uğrayacak bir bölgesini savunmak için birleşilecek

NOT: Bu kararların amacı, bölgedeki Türk nüfusunu azınlıklara oranla her yönden güçlü tutmaktır. Mustafa Kemal, bu cemiyetin yardımıyla Erzurum Kongresi’ni toplamıştır.

>    Bu cemiyet ayrıca Fransızca Lepays (Vatan), Türkçe Hadisat ve Albayrak gazetelerini çıkarmıştır.

4)    Kars İslam Şurası: Doğu Anadolu’daki Ermeni faaliyetlerine karşı kurulmuştur. Erzurum Kongresi’ne temsilci göndermiştir.

5)    Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u MilliyeCemiyeti

>    Trabzon merkezlidir.

>    Trabzon ve yöresine yönelik Rum Pontus Devleti’nin kurulmasını engellemek ve Ermeni iddialarına karşı bölge halkının haklarını savunmak amacıyla kurulmuştur.

>    Bu cemiyet Erzurum Kongresi’nin toplanmasına da yardımcı olmuştur.

6)    Kilikyalılar Cemiyeti

>    İstanbul merkezli kurulmuş, daha sonra cemiyet, merkezini Adana’ya taşımıştır.

>    Çukurova (Adana) Bölgesi’ndeki Fransız işgallerine ve Ermeni çetelerine karşı, bölge halkını örgütlemeye çalışmıştır.

7)    Vahdet-i Milliye Cemiyeti: Bütün milli direniş cemiyetlerini birleştirmeyi amaçlamıştır.

8)    Milli Müdafaa Cemiyeti: Anadolu halkına silah sağlayan cemiyettir.

9)    Milli Karakol Cemiyeti: İstanbul’dan Anadolu halkına silah ve mühimmat sevkiyat işlerini yürütmüştür.10) Anadolu Kadınları Müdafaa-i VatanCemiyeti: Sivas valisi Reşit Paşa’nın eşi Melek Hanım ve arkadaşları tarafından Mustafa Kemal’in isteği üzerine kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı için destek toplamışlardır.

11) Milli Kongre Cemiyeti

> İstanbul merkezli kurulmuştur.

> En uzun ömürlü cemiyettir.

>    Diğer cemiyetlerden    farklı olarak, milli mücadeleye bir bütün    olarak yaklaşmıştırMisak-ı Milli’yi savunmuştur.

>    Milli mücadelenin    haklılığını Dünya kamuoyuna duyurabilmek için basın yoluyla çalışmış, Arapça, Fransızca ve İngilizce yayınlar çıkarmıştır.

> Kuva-i Milliye tabirini ilk kez bu cemiyetin kurucularından olan Dr. Esat Işık, hazırladığı raporlarında kullanmıştır.

Milli Cemiyetlerin Özellikleri

^ İşgallere karşı Türk milletinden gelen ilk tepkidir.

^ Bu cemiyetlerin oluşumunda, bağımsızlığın korunması ve milliyetçilik düşüncesi etkendir.

^ Osmanlı Hükümeti’nin işgallere karşı tepkisiz kalması üzerine kurulmuşladır.

^ Cemiyetlerin kurulmasında azınlıkların zararlı faaliyetleri de etkili olmuştur.

^ Ulusal bilincin uyanmasına katkıda bulunmuşlardır.

^ Yeni bir devlet kurma amacı taşımazlar (Trakya – Paşaeli Cemiyet hariç).

^ Düşmanı belirli bir süre oyalamışlardır.

^ Kuva-i Milliye hareketi, bu cemiyetlerin çalışmaları sonucu vücut bulmuştur.

^ Başlangıçta basın yayın yoluyla mücadeleyi seçmişlerse    de    (Wilson    İlkeleri’ne

güveniyorlardı) ileriki dönemde çoğunluğu silahlı mücadele yönüne kaymıştır (İzmir’in işgali üzerine).

^ Cemiyetlerin Milli Mücadele açısından en olumsuz    yönü,    bölgesel    kurtuluşu

amaçlamaları ve birbirinden kopuk hareket etmeleridir (Milli Kongre Cemiyeti hariç).

^ Bu olumsuzluk, direnme cemiyetlerinin Sivas Kongresi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk    Cemiyeti ’nin    çatısı altında birleştirilmesiyle giderilmiştir (Bunun nedeni Kurtuluş Savaşı’nı tek bir merkezden yönetme düşüncesidir.)

ÖRNEK SORU

Kurtuluş Savaşı Dönemi’nde özellikleAnadolu’da bir Pontus Rum Devleti’nin kurulmasını önlemek amacıyla kurulan cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?

A) Trakya-Paşaeli Haklarını Savunma Cemiyeti

B) İzmir Osmanlı Haklarını Koruma Cemiyeti

C) Trabzon Milli Hakları Koruma Cemiyeti

D) Adana ve Çevresi Haklarını Koruma Cemiyeti

E) Doğu Anadolu Haklarını Koruma Cemiyeti

(2006/KPSS Ortaöğretim) Cevap: C

KURTULUŞ SA VAŞIHAZIRLIK DÖNEMİ

KUVA-İ MİLLİYE HAREKETİ VE BATICEPHESİNİN KURULMASI

^ İtilaf Devletleri’nin Mondros Ateşkes Antlaşması (7. madde) doğrultusunda Anadolu’da başlattıkları işgallere karşı Türk halkının kurduğu silahlı direniş örgütlerine “Kuva-i Milliye” denir.

^ Kurulma nedenleri;

^ Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması,

^ Mondros Ateşkes Antlaşması’yla Osmanlı ordusunun büyük bir bölümünün terhis edilmesi,

^ Osmanlı yönetiminin işgallere kayıtsız kalması ve işgalci güçlerle işbirliği yapması, halkın can    ve    mal    güvenliğini koruyamaması,

^ İtilaf Devletleri’nin Mondros’un hükümlerini tek taraflı olarak uygulamaları ve Anadolu’yu yer yer işgal etmeleridir.

^ Düşmana karşı ilk direnme hareketi; Kara Hasan Paşa önderliğinde Güney Cephesi’nde Dört Yol adı verilen yerde Fransızlara karşı verilmiştir (19 Aralık 1918).

NOT:    Güney    Cephesi’ndeki Kuva-i Milliye birliklerinin çalışmaları sonucu Urfa, Antep ve Maraş düşman işgalinden kurtarılmıştır.

^ İkinci direnme hareketi İzmir’in işgalinden sonra Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı olmuştur (15 Mayıs 1919).

NOT: İlk Kuva-i Milliye teşkilatı, İzmir’in işgalinden sonra Batı Anadolu’da Yunanistan’a karşı olmuştur.

^ Yunan işgali karşısında örgütlenmeye karar veren Ege Halkı Balıkesir (26 – 30 Temmuz 1919) ve Alaşehir (16 – 25 Ağustos 1919) kongrelerini düzenlemiştir.

^ Bölgedeki bütün direniş güçlerinin ortak bir cephe oluşturmasına ve Batı Anadolu’daki Kuva-i Milliye birliklerinin insan ve malzeme yönünden desteklenmelerine karar verilen bu kongrelerin ardından Soma, Akhisar, Nazilli, Salihli kasabalarının batısından geçen ve Ayvalık kıyılarını da içine alan bir hat üzerinde Batı Cephesi kurulmuştur. Bu cephenin merkezi Balıkesir olmuştur.

ÖRNEK SORU

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra, işgalci devletlere karşı tepki olarak ortaya çıkan direniş kuruluşu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Wilson Prensipleri Derneği

B) Kuva-i Milliye

C) Tesanüt Grubu

D) İngiliz Muhipleri Derneği

E) Kuva-i İnzibatiye

(1999/DMS) Cevap: B

NOT:    Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Sivas

Kongresi’nde Batı Anadolu’daki Kuva-i Milliye birliklerinin genel komutanlığına tayin edilmiştir.

^ Kuva-i Milliye’nin Olumlu Yönleri

^ Düzenli ordu kuruluncaya kadar düşmanı yıpratarak ilerleyişlerini yavaşlatmışlar ve TBMM’ye ve düzenli ordunun kurulup teşkilatlanmasına zaman kazandırmışlardır.

^ Azınlıkların zararlı faaliyetlerine karşı Türk köy ve kasabalarını korumuşlardır.

^ TBMM’ye karşı çıkan ayaklanmaların bastırılmasında etkili olmuşlardır.

^ Ulusal bilincin doğmasına ve yaygınlaşmasına yardımcı olmuşlardır.

^ Düzenli    ordunun    çekirdeğini oluşturmuşlardır.

^ Kuva-i Milliye’nin Olumsuz. Yönleri

^ Askeri disiplinden yoksun olmaları ^ Bazı Kuva-i Milliye şeflerinin, TBMM’nin otoritesine girmeyi kabul etmeyerek ayaklanmaları (Demirci Mehmet Efe, Çerkez Ethem gibi)

^ Bölgesel hareket etmeleri, işbirliği ve uyum içinde çalışmamaları ^ İhtiyaçlarını karşılayabilmek için, zaman zaman halktan zorla para ve yardım toplamaları

^ Suçlu gördükleri kişileri kendi kurallarına göre cezalandırmalarıdır.

^ Yukarıda sayılan nedenler dâhil Kuva-i Milliye birliklerinin düşman işgalini engelleyememesi, düzenli bir orduya ihtiyaç duyulmasından dolayı 8 Kasım 1920’de bütün askeri birlikler düzenli ordu haline getirilmiş ve Genelkurmay Başkanlığı’na bağlanmıştır.

NOT: Düzenli ordunun kurulmasında 24 Ekim 1920’de Gediz. Muharebelerinde Yunanlılara karşı Kuva-i Milliye’nin başarısız olması ve bunun sonucunda Bursa ile Uşak’ın elimizden çıkması da etkili olmuştur (TBMM’de ilk defa tartışmalar oldu.).

MUSTAFA KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKIŞI(19 MAYIS 1919)

Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada Mustafa Kemal, Suriye’de Halep’in kuzeyinde Yıldırım Orduları Grup Komutanı olarak İngilizlerle mücadele etmekteydi. Mondros’un özellikle 7. maddesine dikkat edilmesi yönünde İstanbul’a telgraflar çeken Mustafa Kemal, Hükümet tarafından İstanbul’a çağırıldı.

13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelen Mustafa Kemal, Boğaz’a demirlemiş İtilaf Donanması’nı görünce o meşhur “Geldikleri gibi giderler” sözünü söylemiştir. Yaklaşık 6 ay İstanbul’da kalan Mustafa

Kemal, kurtuluş için Anadolu’ya geçip halkı harekete geçirmekten başka çare olmadığını anladı.

Aynı tarihlerde Karadeniz bölgesindeki karışıklıklardan dolayı, İngiliz Hükümeti’nin isteği sonucunda bu bölgeye bir ordu müfettişi gönderilmesi gündeme gelince, Mustafa Kemal aradığı fırsatı buldu.

Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçerken “9. Ordu Müfettişi ve İstanbul HükümetiKomiseri sıfatıyla resmi görevleri şunlardı;

^ Karadeniz bölgesinde Rum çetelerine karşı, Türk halkının, İtilaflarca dağıtılan askerlerle birleşerek başlattığı direniş hareketlerini önlemek,

^ Halkın elindeki silah ve cephaneleri toplamak, ^ İşgallere karşı oluşturulan Milli Cemiyetlerin faaliyetlerini durdurmak,

^ Mondros’a uymayarak dağıtılmamış olan, Erzurum’daki 15. Kolordu’yu dağıtıp, silahlarını İtilaf Devletleri’ne teslim etmektir.

NOT:    Mustafa    Kemal,    bu    görevleri gerçekleştirebilmesi için geniş yetkilerle donatılmış, Samsun’dan doğudaki tüm illerde askeri ve sivil makamlara emir verme yetkisi almıştır.

ÖRNEK SORU

İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal’i aşağıdakilerden hangisi nedeniyle 9. Ordu Müfettişliği göreviyle Anadolu’ya göndermiştir?

A) Karadeniz bölgesinde güvenliği sağlamak

B) Yunanlıların İzmir’i işgalini engellemek

C) Kongreler düzenlemek

D) Anadolu’da milis kuvvetleri oluşturmak

E) İngilizlerin samsun’a çıkmasını engellemek

(2010 – KPSS Ortaöğretim) Cevap: A

16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan yola çıkan Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştır.

NOT: Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla milli mücadele fiilen başlamıştır.

Samsun’a çıkışından itibaren, Mondros’a uyulmamasını isteyen Mustafa Kemal’in asıl amaçları;

^ Ulusal bilinci uyandırmak ve yaygınlaştırmak ^ Ulusal birliği gerçekleştirerek, bağımsızlık savaşını başlatmak,

^ Bölgesel kurtuluş ve başka bir devletin güdümünde yaşamak yerine ulusal egemenliğe dayanan, kayıtsız, şartsız, bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmaktır.

> Samsun ve çevresindeki ilk incelemelerinden sonra Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti’ne ilk raporu olan “Samsun Raporu”nu göndermiştir (22 Mayıs 1919). Bu raporda;

– Samsun bölgesinde Rumlar siyasi emellerinden vazgeçerlerse, asayiş kendiliğinden düzelir.

– Türklüğün yabancı mandasına ve kontrolüne tahammülü yoktur.

– Yunanlıların İzmir’de hakları yoktur. Bu işgal geçici ve haksızdır.

– Ulus, ulusal egemenlik esasını ve Türk milliyetçiliğini kabul etmiştir ve bunu gerçekleştirmeye çalışacaktır.

NOT: Bu raporla Mustafa Kemal, ilk kez, resmigörevine ters düşmüştür.

>    Samsun, İngiliz işgalinde olduğundan güvenli değildi. Bu nedenle Mustafa Kemal Paşa 25 Mayıs 1919’da Havza’ya geçti.

HAVZA GENELGESİ(28 MAYIS 1919)

>    Bütün yurtta ulusal bir örgüt kurulmasının gerekliliğini vurgulayan Mustafa Kemal, Havza Genelgesi’ni yayınladı ve ülkenin her yanındaki askeri ve sivil makamlara gönderdi.

>    Genelgenin amacı; Türk halkını tehlikelere (işgallere) karşı uyarmak ve kitlesel olarakharekete geçirip. tepki göstermesinisağlamaktır.

>    Genelge ile Mustafa Kemal Paşa Türk halkından;

–    İşgallere karşı protesto mitingleri ve gösteriler yapılmasını,

– İstanbul Hükümeti’ne işgalleri kınayan protesto telgrafları çekilmesini,

–    Azınlıklara karşı taşkınlıklar yapılmamasını,

V Komuta görevlerinin ve silahların hiçbir şekilde terk ve teslim edilmemesini, yurdun her tarafında direniş cemiyetleri kurulmasını istemiştir.

NOT:    Mustafa Kemal Paşa’nın genelgedeki

duyurularına Türk halkının uyduğunun kanıtı; Havza’dan başlayarak İstanbul’a kadar Anadolu’nun her tarafında mitingler düzenlenmesidir.

>    29 Mayıs’ta Havza mitingi (ilk miting), aynı tarihlerde İstanbul’da Fatih, Sultan Ahmet ve

Üsküdar mitingleri düzenlendi. Bu gelişmeler karşısında İtilaf Devletleri, 67 Türk aydınını tutuklayıp Malta’ya sürgüne göndermiştir.

> İstanbul yönetimi ise Mustafa Kemal Paşa’yı geri çağırmış, fakat Paşa geri dönmediği gibi 1 Haziran 1919’da İstanbul’a çektiği telgrafta; “Anadolu’da oluşmaya başlayan ulusal hareketi hiçbir gücün durduramayacağını” bildirmiştir (I. Çağırılış).

NOT: Bu tutum, Mustafa Kemal Paşa’nın ulusun çıkarlarını işgalci güçlere ve İstanbul Hükümeti’ne karşı çekinmeden savunmaya çalıştığını gösterir.

NOT:    Havza Genelgesi, Milli Mücadele döneminde yayınlanan ilk ulusal genelgedir.

AMASYA GENELGESİ (TAMİMİ)

(22 HAZİRAN 1919)

> Havza’da çalışmalarını tamamlayan Mustafa Kemal Paşa, Amasya’ya geçti.

> Mustafa Kemal tarafından önceden hazırlanmış olan genelge metni, yakın silah arkadaşları Rauf (Orbay) Bey, Refet (Bele) Bey, Ali Fuat(Cebesoy) Paşa, Kazım Karabekir Paşa(Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanı) ve Cemal Paşa (Konya’daki Ordu Müfettişi) tarafından onaylandıktan sonra Anadolu’daki tüm askeri ve sivil makamlara gizli olarak bildirilmiştir.

> Genelgenin diğer komutanlara da onaylatılmasının amacı; bireyselliğe son verme, halk üzerindeki etkisini artırma ve geçerliliğinin devam etmesini sağlamaktır.

> Genelgenin yayınlanma amacı; işgallere karşı halkın oluşturduğu direnme cemiyetlerini tekbir çatı altında birleştirmek için Sivas’taulusal bir kongre toplanmasını sağlamaktır. Ayrıca Milli Mücadele’yi kişisel ve bölgesel olmaktan kurtarıp halka mal etmek de amaçlanmıştır.

> Maddeleri;

1) Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.

2) İstanbul Hükümeti ve Padişah, üzerlerine düşen görev ve sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum, milletimizi yok olmuş gibi göstermektedir.

^ Kurtuluş Savaşı’nın amacı, gerekçesibelirtilmiştir (Milli Mücadele’yi niçin yapıyoruz?).

^ İstanbul Hükümeti’ne ilk defa açıkça karşıçıkılmıştır.

3) Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

^ Kurtuluş Savaşı’nın yöntemi yani nasıl yapılacağı belirtilmiştir.

^ Üstü kapalı olarak ulusal egemenlikten ilkdefa bahsedilmiştir. Yönetim şeklinin değişeceğini göstermiştir (ilk kez Cumhuriyetin mesajı verilmiştir.).

^ Wilson İlkeleri’ndeki “Her millet kendi geleceğine kendisi karar verecektir.” maddesiyle paralellik gösterdiği için Türk İnkılâbı’na evrensellik kazandırmıştır.

^ Genelgeye ihtilalci bir karakter kazandırmıştır.

4) Milletin sesini dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurulunoluşturulması gerekmektedir.

^ Kurtuluş Savaşı kurumsallaştırılmak istenmiştir.

^ Ulusal örgütlenmenin ve hükümetin görevini üstlenecek olan bir Temsil Heyeti (Kurulu) ’nin oluşturulması fikri ilk defa ortaya atılmıştır.

^ Bu maddenin bir sonucu olarak ilk kezErzurum Kongresi’nde “Temsil Heyeti adıyla bölgesel bir kurul oluşturulmuştur. Bu kurul Sivas Kongresi’nde ulusal hale getirilmiştir.

5) Anadolu’nun en güvenilir yeri olan Sivas’ta, milli bir kongrenin toplanması gerekmektedir.

6) Bu kongreye her ilden, milletin güvenini kazanmış üçer delege katılacaktır.

7) Bu delegeler Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak Cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.

8) Bu mesele milli bir sır olarak gizlenmeli ve gerekirse delegeler, yolculukları sırasında değişik isimler ve güzergâhlar kullanmalıdır (İstanbul Hükümeti’nden, İtilaflar’dan ve azınlıklardan    durumu    gizlemek amaçlanmıştır.).

^ Milletin güvenini kazanmış ve Milli Mücadele taraftarı kişilerin seçilmesi amaçlanmıştır.

^ Vatanın geleceği ile ilgili kararların halkın istekleri doğrultusunda alınmasını sağlamak amaçlanmıştır.

^ Demokratik bir düzene geçileceğinin işaretlerini vermiştir.

9)    10 Temmuz’da Doğu illeri adına Erzurum’datoplanacak olan kongreye katılacak delegeler, dağılmadan Sivas’a gelerek buradaki kongreye de katılacaklardır.

10) Ordular kesinlikle dağıtılmayacak, askeri ve sivil yöneticiler, görevlerini terk ve teslim etmeyeceklerdir.

^ İlk defa Mondros Mütarekesi’ne, İtilafDevletleri’ne ve İstanbul yönetimine açıkçakarşı çıkılmıştır.

^ Gerektiğinde silahlı ve topyekûn bir mücadelenin yapılabileceğinin işaretleri verilmiştir.

İtilaf Devletleri genelgeye tepki gösterip İstanbul Hükümeti’ne baskı yapınca Hükümet, Mustafa Kemal Paşa’yı 9. Ordu Müfettişliği görevinden almıştır (II. Çağırılış). Buna karşılık Mustafa Kemal Paşa, 7-8Temmuz 1919 gecesi Erzurum’dan Padişaha ve Harbiye Nezareti’ne çektiği telgrafta; 9. Ordu Müfettişliği’nden ve çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa ettiğini, İstanbul’a dönmeyeceğini ve Anadolu’da mücadeleyi sürdüreceğini bildirmiştir.

NOT: Mustafa Kemal, TBMM’nin 5 Ağustos 1921’de kendisine “Başkomutanlık yetkilerini vermesine kadar sivil bir vatandaş olarakmücadelesine devam etmiştir.

Amasya Genelgesi’nin Önemi;

^ Kurtuluş Savaşı’nın amacı, gerekçesi veyöntemi ilk kez, bu belge ile belirtilmiştir.

^ İlk kez, ulusal egemenlik temeline dayalı birdevlet düzeni öngörülmüştür.

^ Ümmetçi düşünce yerine, ulus düşüncesinisavunmuştur.

^ Ulusal hareketi başlatan ilk resmi belgedir.

^ Türk İnkılâbı’nın “ihtilal safhasını başlatmıştır.

^ Mustafa Kemal’in resmi görevle yaptığı sonçalışmadır.

NOT: Mustafa Kemal Paşa, genelgeyle birlikte, her ilin vali ve komutanlarına yazdığı özel bir mektupla; “Artık İstanbul, Anadolu’ya hâkim değil, tabi olmak mecburiyetindedir. ” görüşünü de belirtmiştir.

ÖRNEK SORUAmasya Genelgesi’nde,

I. Ümmet anlayışından ulus anlayışına geçilmesi,

II. Mebuslar Meclisi’nin kapanmasından sonra TBMM’nin açılması,

III. Tek partili yönetimden çok partili yönetime geçilmesi,

gelişmelerinden    hangilerinin    önemi

vurgulanmıştır?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III

D) I ve II    E)    I, II ve III

(2006/KPSS Önlisans) Cevap: A

ÖRNEK SORU

Amasya Genelgesi’nde vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığının tehlikede olduğu, İstanbul Hükümeti’nin sorumluluğunu yerine getiremediği ve ulusu yok olmuş duruma düşürdüğü belirtilmiştir.

Bu sözlerin Kurtuluş Savaşı hakkında aşağıdakilerden hangisiyle ilgili bilgi verdiği savunulabilir?

A) Süresi B) Nedeni C) Program

D) Kadrosu    E) Sonucu

(2006/KPSS Ortaöğretim) Cevap: B

ÖRNEK SORU

Amasya Genelgesi’nde milletin özgürlüğünü ve devletin bağımsızlığını sağlamak amacıyla Sivas’ta bir kongrenin toplanmasına karar verilmiştir.

Bu kararla aşağıdakilerden hangisinin öngörüldüğü savunulabilir?

A) Ulusal kararların geniş katılımla alınması gerektiğinin

B) Yerel cemiyetlerin kurulmasının

C) Uluslararası ilişkilerin başlamasının

D) İstanbul Hükümetiyle görüşülmesinin

E) Milletvekili seçimlerinin çabuklaştırılmasının

(2008/KPSS Önlisans) Cevap: A

ERZURUM KONGRESİ(23 TEMMUZ – 7 AĞUSTOS 1919)

Kongreyi toplayan; Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk ve Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleridir. Toplanma amacı; Doğu Anadolu’yu ve Doğu Karadeniz’i Ermeni ve Rum saldırılarına karşı savunmaktır. Erzurum Kongresi, Erzurum, Bitlis, Van, Sivas ve Trabzon illerini temsil eden 54 kişinin

katılımıyla gecikmeli olarak 23 Temmuz’da toplanmıştır.

Mustafa Kemal, Amasya’dan Sivas’a geçecekti. Ancak Erzurum’dan aldığı davet üzerine, 3 Temmuz 1919’da bu şehre gelerek kongreye katıldı.

NOT: Mardin, Diyarbakır ve Elazığ delegeleri Elazığ valisi Ali Galip ve Diyarbakır valisinin engellemelerinden dolayı kongreye katılamamıştır.

Mustafa Kemal’in amacı; ulusal kongre için Doğu illerinin desteğini almak ve Amasya Genelgesi’nin esaslarının, bölgedeki delegeler tarafından benimsenmesini sağlamaktı.

Mustafa Kemal’in milli mücadeleyiErzurum’da başlatmasında;

^ Erzurum’un işgal altında olmaması,

^ İtilaf Devletleri’nin birliklerine uzakta ve güvenlikli bir yerde olması,

^ Kazım Karabekir Komutası’nda dağıtılmamış bir ordunun bulunması gibi faktörler etkili olmuştur.

Kazım Karabekir’in çalışmalarıyla Mustafa Kemal, Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne üye oldu ve Erzurum Kongresi’ne başkan seçildi.

NOT: Mustafa Kemal’le birlikte Rauf (Orbay) Bey’in de kongreye katılması sorun oldu. Bu sorun iki delegenin (Kazım Bey ve Cevat Bey) istifasıyla çözümlendi.

NOT: Kongre öncesinde yaşanan bir diğer sorun Temsilciler Kurulu Başkanlığı sorunuydu. Mustafa Kemal’in kongre ve ardında da Temsil Heyeti başkanı olmasıyla bu sorun da giderilmiştir.

Mustafa Kemal’in kongreye katılması ve başkan seçilmesi, kongrede ulusal nitelikli kararlar alınmasını sağladı.

NOT: Mustafa Kemal Paşa’nın sivil olarakilk görevi Erzurum Kongresi Başkanlığı’dır.

Kongrede Alınan Kararlar;

1) Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez.

^ İlk defa milli sınırlardan bahsedilmiştir.

^ Bu karar, daha sonra toplanacak olan son Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin aldığı Misak-ı Milli kararlarında da aynen kabul edilmiştir.

2) Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, Osmanlı Devleti’nin dağılması halinde millet birleşerek kendini savunacaktır.

^ Ulusal bağımsızlıktan taviz verilmeyeceği belirtilmiştir.

3) İstanbul Hükümeti yurdun bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını sağlayamazsa geçici birhükümet kurulacaktır. Bu hükümetin üyeleri ulusal kongre tarafından seçilecektir. Eğer kongre toplanmamışsa, hükümet kurma işini Temsil Heyeti yapacaktır.

^ İlk kez. İstanbul Hükümeti’ne alternatif birhükümet kurmaktan bahsedilmiştir.

^ Ulus iradesine önem verildiğini gösterir.

4) Saltanat ve Hilafeti baskı ve zordan kurtarmak için Kuva-i Milliye’yi etkin, İrade-i Milliye’yihâkim kılmak esastır.

^ Ulusal egemenliğe dayalı bir düzenin kurulacağının işaretleri verilmiştir (İlk defaulusal egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirileceği belirtilmiştir.).

^ Bu madde ileride saltanatın kaldırılacağı ve cumhuriyetin kurulacağı mesajını vermiştir.

^ Bu kararın başına ulusal egemenlik anlayışına ters olmasına rağmen saltanat ve hilafet ifadelerinin konmasının nedeni; ortamın böyle bir değişikliğe hazır olmayışı ve ulusal birliğin zedelenebileceği kaygısıdır.

5) Manda ve Himaye kabul edilemez.

^ Türk Milleti’nin başka bir devletin güdümünde yaşamak yerine koşulsuz olarak tambağımsızlığı hedeflediği belirtilmiştir (ilk defa).

6) Hıristiyan unsurlara, siyasi egemenliğimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.

^ Azınlıkların bağımsızlıkçı çalışmalarına tepki maddesidir (ilk defa).

^ Her yönüyle tam bir bağımsızlığınhedeflendiği ve içişlerimize hiçbir devletinkarışamayacağı ifade edilmiştir.

^ Bu maddeye ek olarak “Bağımsızlığımıza saygı duyan, yurdumuza karşı istila amacı taşımayan devletlerin teknik ve ekonomik yardımlarını    hoşgörü    ile karşılar; devletlerin eşitliği ilkesini gözeten, adil ve insancıl bir barışa hazır olunduğunu duyururuz. ” ifadesi yer almıştır.

7) Mebusan Meclisi’nin derhal toplanmasına ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesine çalışılacaktır.

^ Mücadelenin ulus iradesine dayanacağı vurgulanmıştır.

^ Ulus egemenliğine önem verildiğini gösterir.

^ İstanbul Hükümeti, meclis aracılıyla denetim altına alınmak istenmiştir.

> Bu kongre sonrasında Doğu illerindeki Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, Doğu Anadolu (Şark Vilayetleri) Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla birleştirildi.

> Ayrıca Doğu illerini Sivas Kongresi’nde temsil etmek üzere Mustafa Kemal başkanlığında 9 kişilik “Temsil Heyeti” seçildi ve “Temsil Heyeti Doğu illerini temsil eder.” kararı alındı (bölgesel).

NOT: Amasya Genelgesi’nde yayınlanan esaslar

ilk defa Erzurum Kongresi’nde benimsenmiş ve karara dönüştürülmüştür.

> Erzurum Kongresi’nin Önemi ve Özellikleri;

^ Toplanış şekli, amacı ve yapısı bakımından bölgeseldir. Ancak aldığı kararlar yönünden ulusal ve ihtilalci bir kongredir.

^ İç ve dış politikayı ilgilendiren kararlar alması meclis gibi hareket ettiğini gösterir.

^ İlk defa ulusal egemenliğin kayıtsız şartsız gerçekleştirilmesinden bahsedilmiştir.

^ Milli mücadelenin temel programıbelirlenmiştir.

^ Sivas Kongresi’ne ve ondan sonraki ulusal nitelikli çalışmalara ön hazırlık olmuştur.

^ İlk kez, milli sınırlardan ve bir hükümet kurmaktan bahsedilmiştir.

^ Kongre kararlarının “Doğu” ile başlayanları bölgesel (yerel), Manda ve Azınlıklar ile ilgili maddeleri dış politika, diğerleri ulusal nitelikli kararlardır.

ÖRNEK SORU

Erzurum Kongresi’nde    “Azınlıklara, siyasal egemenliği ve sosyal dengeyi bozacak şekilde yeni birtakım özel haklar verilmesi kabul edilmeyecektir. karan alınmıştır.

Bu karar, aşağıdakilerden hangisine bir tepkidir?

A) Her türlü işgal ve ayrıcalıklara

B) Azınlıkların İstanbul’da kalmasına

C) Azınlıkların kendi kültürlerini korumalarına

D) Patrikhanenin Rumların dinî temsilcisi olmasına

E) Türkiye içindeki    Müslüman olmayan azınlıkların Türk tebaası sayılmasına

(2007 – KPSS) Cevap: A

ÖRNEK SORU

Erzurum Kongresi kararlarının aşağıdakilerin hangisinde etkili olduğu savunulamaz?

A) Sivil ve askerî yöneticilerin işgallere karşı mitingler düzenlemeleri için genelgeler yayımlanması

B) Lozan Antlaşması’nın bağımsızlığı savunan ruhu

C) TBMM’nin toplanış ve açılış gerekçesi

D) Sivas Kongresi kararları

E) Amasya Protokolleri

(2008/KPSS Önlisans) Cevap: A

ÖRNEK SORU

Erzurum    Kongresi’nde    aşağıdakilerden hangisiyle ilgili karar alınmamıştır?

A) İşgal amacı olmayan devletlerin yardımlarının kabul edilmesi

B) Ulusal sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu

C) Hükümet işlerinin Meclis denetiminde sürdürülmesine çalışılması

D) Siyasi egemenliği, toplumsal dengeyi bozacak ayrıcalıkların reddi

E) Redd-i    İlhak ve    Müdafaa-i Hukuk

Cemiyetlerinin kurulması

(2008/KPSS Önlisans) Cevap: E

ÖRNEK SORU

I. Cumhuriyet’in ilan edilmesi

II. Erzurum Kongresi’nin toplanması

III. Amasya Genelgesi’nin yayımlanması Yukarıdaki    gelişmelerin    kronolojik sırası aşağıdakilerden hangisidir?

A) I, II, III B) I, III, II C) II, I, III

D) III, I, II    E) III, II, I

(2008/KPSS Ortaöğretim) Cevap: E

ÖRNEK SORU

Kurtuluş Savaşı’nın “Vatanın parçalanmaz bir bütün olduğu” ilkesi ilk kez aşağıdakilerin hangisinde yer almıştır?

A) Sivas Kongresi kararları

B) Erzurum Kongresi kararları

C) Amasya Gene lge s i

D) Amasya Görüşmeleri

E) Misak-ı Millî

(2008/KPSS Ortaöğretim) Cevap: B

BALIKESİR KONGRELERİ

I. KONGRE (27 HAZİRAN – 12 TEMMUZ

1919)

II. KONGRE (26 – 30 TEMMUZ 1919)

Bölgesel nitelikli olan ve Mustafa Kemal Paşa ’nın katılmadığı bu ko ngrenin amacı; Ege Bölgesi’ni (Batı Anadolu’yu) Yunan işgallerine karşı savunmaktır. Bu kongrede, Ayvalık kıyılarından başlayıp Soma, Akhisar, Nazilli kasabalarına kadar uzanan bir hat üzerinde “Batı Cephesi”nin kurulmasına karar verilmiştir (KurtuluşSavaşı’nın ilk cephesi). Bu gelişmelerle Batı Cephesi’nin ve Kuva-i Milliye’nin kurulması resmiyet kazanmıştır. Padişaha (Saltanat) bağlılık bildirilmiştir. Bu kongrenin Amasya Genelgesi’nin bağımsızlık yönündeki çağrısına katılması olumlu, padişaha bağlılık bildirmesi olumsuz. bir gelişmedir.

ALAŞEHİR KONGRESİ(16 – 25 AĞUSTOS 1919)

Toplanma amacı; Balıkesir Kongresi kararları doğrultusunda, Ege Bölgesi’nde Yunan işgallerine karşı önlemler almak ve Kuva-i Milliye güçlerini asker ve malzeme yönünden desteklemektir. Bu kongre de bölgeseldir. Mustafa Kemal Paşa, bu kongreye de katılmamıştır. Alaşehir Kongresi, padişaha ve hilafete bağlı kalınması kararının yanı sıra; “gerekirse İtilaf Devletleri’nden de yardım alınabileceği” görüşünü kabul etmiştir.

NOT-1: Bu iki kongre kararları doğrultusunda oluşturulan Batı Cephesi, Temsil Heyeti’nin işini kolaylaştırmış, Sivas Kongresi’nden sonra Ali Fuat (Cebesoy) Paşa Temsil Heyeti tarafından Batı Cephesi’ne komutan olarak atanmış, böylece Batı’daki direniş kontrol altına alınmıştır.

NOT-2: Her iki kongre delegeleri de ulusalegemenliği onaylamamıştır yani yeni bir devlet düzeni kurma düşünceleri olmamıştır. Padişaha bağlılık bildirip Sivas Kongresi’ne katılmamışlardır.    Sadece    gözlemci göndermişlerdir.

NOT-3: Her iki kongrenin de en önemli eksikliği bölgesel hareket etmeleri ve birleştirici bir lider ve kurumdan yoksun olmalarıdır.

NOT-4: 6 Ağustos 1919’da toplanan NazilliKongresi nde de milis güçlere asker sağlanması kararlaştırılmış ve Kuva-i Milliye birlikleri arasında uyum sağlanması esası öngörülmüştür.

SİVAS KONGRESİ(4 -11 EYLÜL 1919)

Bu kongreyi diğer kongrelerden ayıran en önemli özelliği; temsil edilen yerler ve aldığı kararlar itibariyle ulusal bir karakteresahip olmasıdır. Amacı; Amasya Genelgesi’nde belirtildiği üzere, ulusal güçleri birleştirmek ve ulusal hareketi idare edebilecek bir teşkilat kurmaktır.

Kongrenin toplanmasına yakın, Damat Ferit Hükümeti ve İngilizler, Sivas Kongresi’nin dağıtılması, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının tutuklanması için Elazığ Valisi Ali Galip’igörevlendirmiştir. Mustafa Kemal olaydan haberdar olarak, Malatya yakınlarında kuvvet toplamaya başlayan Ali Galip’in üzerine milli güçleri gönderip kuvvetlerini dağıtmıştır. Böylece kongrenin toplanmasını engelleme girişimleri sonuçsuz kalmıştır.

NOT: Bu olaydan sonra Mustafa Kemal Paşa, İstanbul Hükümeti’ne çektiği telgrafta;

“Yaptıklarınızın hesabını bu millet, elbet bir gün sizden soracaktır. ” demiştir.

Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919’da 38 delegenin katılımıyla toplanmıştır. Kongrenin ilk günü bazı delegeler Mustafa Kemal’i Kongreye başkan seçmek istemediler. Ancak genel oyların çoğunu alan Mustafa Kemal, Kongre başkanlığına, kongre sonunda da Temsil Kurulu Başkanlığı’na seçildi.

NOT: Bu gelişmelerle Mustafa Kemal, ulusal birlider haline geldi.

Kongrede Alınan Kararlar;

1) Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar, burada yeniden görüşülerek, ulusal kararlar olarak aynen kabul edilmiştir.

2) Bütün yararlı cemiyetler (Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri); Anadolu ve Rumeli Müdafaa-iHukuk Cemiyeti olarak birleştirildi.

^ Amaç; Kurtuluş Savaşı’nı tek elden yönetmektir.

^ Siyasi örgütlenmede ilk büyük adım atılmıştır.

^ Cepheler arasında birlik sağlanmak istenmiştir.

3) Tam bağımsızlıkta karar kılınarak manda ve himaye düşüncesi bir daha gündeme gelmemek üzere kesin olarak reddedilmiştir.

^ Kongrenin ilk günü bazı delegeler özellikle ABD mandasını tekrar gündeme getirmiş ancak bu durum ulusal bağımsızlığa ve ulusal egemenliğe ters olduğu için Erzurum Kongresi’nden sonra bir daha reddedilmiştir.

^ Bu kararın çıkması Türk Milleti’nin kayıtsız,şartsız tam bağımsızlığı hedeflediğinigöstermektedir.

4) İlk kez Erzurum’da oluşturulan ve sadece doğu illerinde yetkili kılınan 9 kişilik Temsil Heyeti, “Yurdun bütününü temsil eder” şeklinde yeniden düzenlenerek, ulusal hale getirildi ve üye sayısı 16’ya yükseltildi (Mustafa Kemal yeniden Temsil Kurulu Başkanlığı’na getirildi.).

Kongre Sonrası Gelişmeler

^ Temsil Kurulu, Türk Milleti adına iç ve dış politikada siyasi ve idari karar almak için tekyetkili organ haline getirildi.

^ Temsil Kurulu, ilk defa yürütme yetkisini (hükümet görevi) kullanarak Ali Fuat Paşa’yı Batı Cephesi Komutanlığı’na atadı ve Güney Cephesi’ne bazı subaylar gönderdi.

^ Bu kongredeki ulusal çalışmalar, ileride TBMM’nin açılmasına da ivme, hareketlilik kazandırmıştır.

^ Kongreye katılanların halk temsilcileri olması, ulusal egemenliğin işlerlik kazandığınıgösterir.

^ Kongre ile Misak-ı Milli’nin özü, çerçevesi veesasları hazırlanmıştır.

^ Temsil Kurulu, Ali Galip Olayı nedeniyle tümyurda çektiği telgraflarda;

^ İstanbul ile tüm haberleşmelerin kesilmesini,

^ Yapılacak tüm çalışmalarda Sivas’a bağlı kalınmasını,

^ Her türlü haberleşme ve danışma merkezinin Sivas olduğunu,

^ İstanbul’un Anadolu’ya atadığı komutan ve valilerin kabul edilmeyerek, geri gönderilmesini istemiştir.

NOT:    Temsilciler Kurulu, bu çalışmalarıyla İstanbul Hükümeti’ne bağlı olmadığını göstermeyi amaçlamıştır.

^ Bu kararlara uyulması sonucu, İstanbul’un Anadolu’yla bağlantısı kopmuş, bu gelişme üzerine Padişah Vahdettin, Damat Ferit’i (Sadrazamı) görevden almıştır (30 Eylül 1919).

^ Damat Ferit Hükümeti’nin düşürülmesi, TemsilKurulu’nun ilk siyasi başarısıdır.

^ Sivas Kongresi’nden sonra yayın yoluyla propaganda yapmak, ulusu milli mücadele etrafında toplamak ve ulusal hareketin haklılığını duyurmak için, Sivas’ta “İrade-iMilliye adlı bir gazete çıkarılmaya başlandı (Daha sonra Ankara’da “Hâkimiyet-i Milliyeolarak çıkarılacak olan bu gazete, ulusalmücadelenin ilk yarı resmi yayın organıoldu.).

NOT-1:    Bununla birlikte Milli Mücadeleyi destekleyen diğer yayınlar şöyle sıralanabilir; Tasvir-i Efkar, Vakit, İkdam, Albayrak, Yeni Gün,Ses, İzmir’e Doğru, Doğru Söz, Açıksöz, Babalık,Öğüt, Mimber, Yeni Adana, İstikbal, Ahali, Emel, İleri, Hukuk-u Beşer, Küçük Mecmua, Akşam,Tercüman gazeteleri ve Sebilürreşad dergisidir.

NOT-2: Milli Mücadele’ye karşı olan yayınlar ise; Alemdar, Peyam-ı Sabah, Ferda, Türkçe İstanbul,Jurnal Köylü, Aydede, Ümit, Güleryüz, İrşad, Tan,Yeni Dünya, Şarkın Sesi, Zafer, Zincirbent

gazeteleridir.

^ Ayrıca Ankara’da “Anadolu Ajansı” (A.A) adıyla bir de radyo kuruldu.

^ Temsil Kurulu, TBMM açılıncaya adar görevini sürdürmüş, TBMM’nin açılmasıyla da görevini “İcra Vekilleri Heyeti”ne devretmiştir.

ÖRNEK SORU

I. İrade-i Milliye Gazetesi,

II. Yenigün,

III. Anadolu Ajansı,

IV. Peyam-ı Sabah,

Yukarıdakilerden hangileri Milli Mücadeleyi destekleyen yayın organlarındandır?

A) Yalnız I    B) Yalnız II    C) I ve II

D) I, II ve III E) I, III ve IV

(1999/DMS) Cevap: D

ÖRNEK SORU

I. Anadolu Ajansı

II. İrade-i milliye gazetesi

III. Hâkimiyet-i milliye gazetesi

IV. Peyam-ı sabah gazetesi

Yukarıdakilerden hangileri, Kurtuluş Savaşı’nda millî birliği tehlikeye düşürecek iç ve dış yayınlara karşı milleti    uyarma görevini

yapmıştır?

A) Yalnız I    B) Yalnız II    C) Yalnız IV

D) III ve IV    E) I, II ve III

(2010 – KPSS Lisans) Cevap: E

ÖRNEK SORU

Sivas Kongresi’nden sonra, Temsilciler Kurnlu’nun girişimleriyle Damat Ferit Paşa Kabinesi düşürülmüş ve Kabineyi Ali Rıza Paşa kurmuştur.

Bu duruma göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) İstanbul Hükümeti ile Anadolu arasında ilişkilerin yeniden kurulduğu

B) Padişahın Anlaşma Devletlerinin etkisinden kurtulduğu

C) İstanbul Hükümetinin Anadolu’nun gücünü tanıdığı

D) Damat Ferit Paşa Kabinesinin Temsilciler Kurulu çalışmalarına karşı olduğu

E) Ali Rıza Paşa Kabinesinin Sivas Kongresi’nde seçilen Temsilciler Kurulunun isteklerine uymak zorunda kalabileceği

(2008/KPSS Lisans) Cevap: B

ÖRNEK SORU

Aşağıdakilerden hangisi Sivas Kongresi’ni, Erzurum Kongresi’nden ayıran özelliklerden biridir?

A) Mustafa Kemal’in kongre başkanı seçilmesi

B) Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin birleştirilmesi

C) Azınlıklara sosyal ve siyasi dengeyi bozacak ayrıcalıkların tanınmaması

D) Temsilciler Kurulu seçilmesi

E) Her türlü işgale karşı çıkılması

(2008/KPSS Ortaöğretim) Cevap: B

ÖRNEK SORU

Aşağıdakilerden hangisi, Erzurum ve Sivas Kongresi’nin ortak kararlarından biri değildir?

A)    Mustafa Kemal’in kongre başkanlığına getirilmesi

B)    Millî kuvvetlerin etken, millî iradenin hâkim kılınması

C)    Vatanın parçalanmaz bir bütün olduğunun dile getirilmesi

D)    Temsilciler Kurulunun doğu illerinin tamamını temsil ettiğinin kabul edilmesi

E)    Azınlıklara, siyasi egemenliği ve sosyal dengeyi bozacak imtiyazlar verilmesine karşı çıkılması

(2010 – KPSS Lisans) Cevap: D

AMASYA (PROTOKOLÜ) GÖRÜŞMELERİ(20 – 22 EKİM 1919)

> Sivas Kongresi sonrasında İstanbul’da Damat Ferit Hükümeti düşmüş, yerine Ali Rıza Paşa Kabinesi kurulmuştu (2 Ekim 1919).

> Ali Rıza Paşa sadrazam (başbakan) olunca, “Anadolu hareketine kayıtsız olmadıklarını” ifade eden ılımlı bir açıklama yaptı. Buna karşılık Temsilciler Kurulu da bir açıklama yaparak, “İstanbul’da kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti’ni, ulusal kararlara karşı çıkmaması koşuluyla desteklediklerini” belirtmiştir.

> Taraflar arasındaki ilişkilerin yumuşaması üzerine Ali Rıza Paşa, Bahriye Nazırı (Bakanı) Salih Paşa yı Temsil Heyeti ile görüşmeler yapmak üzere Amasya’ya gönderdi.

> Amasya Görüşmeleri’ni, Temsilciler Kurulu adına Mustafa Kemal Paşa, Rauf ve Bekir Sami Beyler yapmıştır.

> Salih Paşa ile Temsilciler Kurulu Başkanı Mustafa Kemal arasında üç gün süren görüşmeler sonucunda Amasya Protokolü imzalanmıştır.

> Buna göre:

1) İşgallere karşı hep birlikte karşı konulacak, Türklerin çoğunlukta olduğu yerlerin işgaline izin verilmeyecektir.

2) İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti ile Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni ve Sivas Kongresi kararlarını tanıyacaktır.

3) İstanbul Hükümeti, Temsil Kurulu’nun rızası olmadan düşmanlarla barış görüşmesine gitmeyecek; bundan sonra yapılacak görüşmelere Temsil Heyeti’nin uygun göreceği kişiler de katılacaktır.

4) Mebusan Meclisi, İstanbul dışında, İstanbul Hükümeti’nin de uygun göreceği bir şehirde derhal toplanacaktır.

^ Mustafa Kemal Paşa’nın MebusanMeclisi’nin İstanbul dışında toplanmasınıistemesinin nedenleri:

^ İstanbul’un İtilaf Devletleri’nce fiilen işgal edilip baskı altında tutulması

^ İstanbul’da saltanat taraftarlarının çoğunlukta olması

^ Bütün zararlı cemiyetlerin merkezinin İstanbul olması

^ Tüm bu nedenlerden dolayı İstanbul’da sağlıklı karar alınamayacağını düşünmesidir.

5) Mebusan Meclisi’nin toplanması için seçimlere gidilecek, seçimler tam bir serbestlik içinde yapılacak; yalnız İttihatçıların seçilmemesi için telkinler yapılabilecektir.

Salih Paşa bu kararların dışında, eğer şartlar müsait olursa uygulanabilme sözü verdiği şu gizli kararları da kabul etmiştir;

^ İzmir’in kurtarılmasına çalışılacaktır.

^ Milliyetçi basın üzerindeki sansür kaldırılacaktır.

^ İşgalcilerle işbirlikçilik yapan cemiyetler ile basın – yayın organlarının çalışmalarına engel olunacak, yine bu davranışlarda bulunan kamu görevlilerine de işten el çektirilecektir.

Salih Paşa, bu kararları İstanbul Hükümeti’ne kabul ettireceğini, ettiremezse istifa edeceğini belirterek İstanbul’a dönmüştür.

Salih Paşa, İstanbul’da kararları kabul ettiremedi ama istifa da etmedi. Yürürlüğe siren tek karar, seçimlere gidilip Mebusan Meclisi’nin açılması oldu.

NOT: İstanbul Hükümeti’nin bu kararları biri hariç kabul etmemesinin nedeni; merkezi otoritesinikorumak istemesi ve Anadolu hareketinin daha dagüçleneceğinden endişe duymasıdır.

İlk kez İtilaf Devletleri, İstanbul Hükümeti ve Temsil Kurulu farklı amaçlar için de olsa, ortak bir karara varmış oldular. Bu kararda;

^    TemsilKurulu’nun amacı; Ulusal bağımsızlık hareketini meşrulaştırmak, bunu başaramazsa da İstanbul’da sağlıklı kararlar alınamayacağını ispatlamaktır.

^    İstanbul Hükümeti’nin amacı; Kendi çıkarları doğrultusunda kararlar çıkartarak, Temsil Kurulu’nu etkisiz ve yetkisiz kılabilmektir.

^    İtilaf Devletleri’nin amacı; Toplanacak olan Mebusan Meclisi’ne, işgalleri onaylatarak resmileştirmektir.

Amasya Görüşmeleri’nin Önemi

■    İstanbul Hükümeti; bu görüşmeyle Temsil Heyeti’ni Sivas Kongresi kararlarını ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni resmen tanımış oldu.

■    Amasya Protokolleri, Temsil Kurulu’nunikinci siyasi başarısıdır.

■    Ayrıca bu görüşmeler Temsil Kurulu’nun siyasi etkinliğini daha da artırmıştır.

■    Osmanlı Mebusan Meclisi’nin açılmasını kesinleştirmiştir.

ÖRNEK SORU

Amasya Görüşmeleri’ne katılan Salih Paşa’nın alınan kararların resmi nitelikte olmadığını Temsilciler Kurulu’na söylemesi, kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Tutuklanmaktan korktuğunu

B) Alınan kararlarda etkili olduğunu

C) Görüşmelere hükümetten gizli katıldığını

D) Anadolu’daki ulusal harekete katılacağını

E) Kararları, hükümetinin kabul etmemesinden endişe duyduğunu

(2006/KPSS Lisans) Cevap: E

ÖRNEK SORU

Amasya Görüşmeleri’nde İstanbul Hükümeti ile Temsilciler Kurulu aşağıdaki konuların hangisinde anlaşmaya varamamıştır?

A) Ali Rıza Paşa’nın sadrazamlığa getirilmesi

B) Mebuslar Meclisinin toplanacağı yerin belirlenmesi

C) Barışın en kısa zamanda sağlanması

D) Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin hukuki bir kuruluş olarak kabul edilmesi

E) Seçimlerin en kısa sürede yapılması

(2007/KPSS) Cevap: B

ÖRNEK SORU

Amasya Görüşmeleri’nde yapılan üçüncü protokolle, Ermeni göçü sırasında suç işleyenlerin mebus seçimlerine katılmalarının önlenmesi istenmiş, siyasi partilerin ve Hristiyan toplulukların seçime katılmalarının sağlanması için çaba gösterileceği belirtilmiştir.

Bu durumun aşağıdakilerden hangisinin göstergesi olduğu savunulamaz?

A) Meclise ülkeyi temsil eden tüm siyasi görüşlerin girmesi gereğine inanıldığının

B) Seçimlerin yapılması için huzurlu bir ortamın sağlanmaya çalışıldığının

C) Seçimlerin erken yapılmasının zaman kazandıracağının

D) Uygulamalarda adil davranılmasının gereğine inanıldığının

E) Birlik ve beraberliğin sağlanmasına gerek görüldüğünün

(2008/KPSS Lisans) Cevap: C

TEMSİL KURULU’NUNANKARA’YA GELİŞİ(27 ARALIK 1919)

 Amasya Görüşmeleri’nde alınan kararlar doğrultusunda Anadolu’da seçimler yapılmıştır. Erzurum Milletvekili seçilmiş olan Mustafa Kemal, İstanbul’da toplanacak olan Mebusan Meclisi’nin güven içinde çalıştığı görülene kadar, Temsilciler Kurulu ile birlikte Sivas’tan Ankara’ya gelmiş ve burada kalmaya karar vermişlerdir.

Ankara’nın Milli Mücadele’nin fiili merkezi olarak seçilme nedenleri;

^    Hiç işgal edilmemiş, savunmaya elverişli, müstahkem (korunaklı) bir şehir olması ^ Anadolu’nun her yanı ile ulaşım ve haberleşme ağının iyi olması (telgraf hatları, tren yolları v.b.)

^    Yunanlılarla mücadele edilen Batı Cephesi’ne ve Fransızlarla mücadele edilen Güney Cephesi’ne yakın olması ^ İstanbul’a yakın olması ve Mebusan Meclisi’nin çalışmalarını daha yakından izleme imkânının bulunması ^ Ankara’da ulusal örgütlerin güçlü olmasıdır.

Temsil Kurulu’nun Ankara’ya geliş nedenlerinden biri de yeni seçilen ve İstanbul’a gidecek mebuslarla tek tek görüşerek, onlara, İstanbul’da ulusal kararlar doğrultusunda çalışmalar yapmaları için telkinde bulunmaktır. Ankara’nın yerli halkı Seymenler, Temsil Kurulu’nu ve Mustafa Kemal’i çok sıcak karşılamışlar ve “Seni görmeye geldik, uğrunda ölmeye geldik” sözleriyle bu kadronun etrafında bütünleşmişlerdir.

ÖRNEK SORU

Temsilciler Kurulu’nun çalışma yeri olarak Ankara’yı seçmesinde,

I. Savaş alanlarına yakın olması,

II. İstanbul’daki siyasi gelişmeleri yakından izleyebilme olanağı vermesi,

III. TBMM’nin açılması,

durumlarından hangilerinin etkili    olduğu savunulabilir?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III

D) I ve II E) I, II ve III

(2008/KPSS Önlisans) Cevap: D

SON OSMANLI MEBUSAN MECLİSİ’NİNTOPLANMASI VE MİSAK-I MİLLİ’NİNKABULÜ (12 OCAK 1920 – 28 OCAK 1920)

Amasya Görüşmeleri sonucunda İstanbul Hükümeti; Meclis-i Mebusan’ın toplanmasını kabul etmişti. Bu nedenle Kasım ayında seçimler yapıldı. Anlaşma Devletleri, işgal altındaki bölgeler de dâhil olmak üzere seçimleri engelleyecek bir harekette bulunmadılar.

NOT: İtilaf Devletleri İstanbul’u denetim altında tuttukları ve meclisin, kendilerinin sunacağı barış koşullarını kabul edeceğini umdukları için seçimlere ve meclisin toplanmasına karışmamışlardır.

Seçimleri genelde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin desteklediği adaylar kazandı. Seçimlerde Mustafa Kemal Erzurum’danmilletvekili seçilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’a gidecek milletvekilleriyle Ankara’da bir ön görüşme yaptı ve şu kararlara uymalarını istedi;

^ Mustafa Kemal, gıyaben Meclis Başkanı seçilecek,

NOT: Mustafa Kemal’in İstanbul’da toplanacak olan Mebuslar Meclisi’ne başkan seçilmek istemesinin nedeni; dağıtılması halinde başkanlık yetkisini kullanarak, Meclisi Anadolu’da daha güvenli bir yerde toplayabilmektir.

^ Mecliste Müdafaa-i Hukuk Grubu oluşturulacak ^ Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı ile ilgili kararlar alınacak

NOT:    Mustafa Kemal’in İstanbul’a gidecek

milletvekilleriyle Ankara’da görüşme girişimlerini İstanbul Hükümeti engellemeye çalışmıştır. Bunun nedeni; Meclisin (yasama gücünün) etki altında kalacağından kaygı duymasıdır.

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra 12 Ocak 1920’de İstanbul’da Osmanlı Mebusan Meclisi toplanarak çalışmalarına başladı. Mustafa Kemal, meclis başkanlığına seçilemedi (Reşit Hikmet Bey seçildi), Müdafaa-i Hukuk Grubu oluşturulamadı. Bunun yerine Felah-ı Vatan (VatanınKurtuluşu) adlı yeni bir grup kuruldu.

NOT: Mustafa Kemal’e söz verip amaçlarından uzaklaşan milletvekillerinin bu davranışlarının nedeni; saltanata bağlı olduklarını göstermek istemeleri ve İtilaf Devletleri’nin baskısından çekinmeleridir.

Meclisteki çalışmalar her ne kadar Mustafa Kemal’in istediği yönde gerçekleşmemişse de 28 Ocak 1920’de Mebusan Meclisi’nin gizli oturumunda Türk milleti için çok önemli olan Misak-ı Milli (Milli Ant / Yemin) kabul edilmiştir.

NOT: Misak-ı Milli kararları bir parlamentokararı olup, padişah tarafından onaylanmamıştır.

Misak-ı Milli Kararları

1) Sınırlar: Mondros Ateşkesi’nin imzalandığı güne kadar Türk ordularının koruduğu; henüz işgale uğramamış, Müslüman Türk nüfusun çoğunluğu oluşturduğu vatan toprakları bir bütündür parçalanamaz.

^ Bu karar daha önce Erzurum Kongresi’nde benimsenmiştir.

^ Milli sınırlara son ve kesin şekli verilmiştir.

^ Ulusal sınırlar Wilson İlkeleri’ne uyumluluk gözetilerek çizilmiştir.

2) Boğazlar: İstanbul ve Marmara’nın güvenliği sağlandığı takdirde, Boğazlar uluslararası ticarete açılabilir. Ayrıca Boğazlardan geçecek gemilerin durumu, bizimle birlikte diğer ilgili devletlerin de ortak kararlarıyla tespit edilmelidir.

^ Bu kararla siyasi ve askeri bağımsızlık vurgulanmıştır.

3) Azınlık Hakları:    Sınırlarımız dâhilinde yaşayan azınlıklara, komşu ülkelerdeki Türk azınlıklara tanınan haklar oranında hak tanınacaktır.

^ Avrupalı Devletlerin içişlerimize karışmasını engellemek ve bağımsız bir devlet olduğumuzu kabul ettirmek amaçlanmıştır.

^ Devletlerin eşitliği prensibine uygun hareket edilmiştir.

4) Kapitülasyonlar: Politik, ekonomik ve mali gelişmemizi engelleyen ve hukuk alanında hâkimiyetimizi sınırlayan imtiyazlar kabul edilemez.

^ Bu karar ile kapitülasyonların kaldırılması amaçlanmıştır. (Kapitülasyonlara ilk defakarşı çıkılmıştır.).

^ Bağımsızlık ve egemenlik haklarımızdan taviz verilemeyeceği vurgulanmıştır.

5) Arap Ülkeleri: Ateşkes imzalandığı sırada işgal altında bulunan ve halkın çoğunluğunu Arap Müslümanların oluşturduğu ülkelerin geleceği, o ülke halklarının kararına göre belirlenmelidir.

6) Batı Trakya: Bölgenin geleceğini belirlemek üzere halkoyuna başvurulmalıdır.

7) Vilayet-i Selase: Kendi istekleriyle Türkiye’ye katılmış olan Kars, Ardahan ve Batum (Artvin)da gerekirse bir daha halkoyuna başvurulmalıdır (Daha önce Temmuz 1918’te halkoylaması yapılmıştı.).

NOT: Bu bölgelerde, halkın çoğunluğu Türk ve Müslüman olduğundan, serbest oylamanın çıkarlarımıza uygun olacağı düşünülmüştür.

8) Osmanlı Borçları:    Sınırlar, Boğazlar ve İstanbul ile ilgili şartlarımız kabul edilirse Osmanlı dış borçları ödenecektir. Bu şartlar kabul edilmeden barış yapmak mümkün değildir.

^ Kayıtsız, şartsız bağımsızlık amaçlanmıştır.

> Misak-ı Milli Kararları’nın Önemi

-Ulusal sınırlarımız kesin olarak çizilmiştir.

– Misak-ı Milli, Türk milletinin ulusal sınırlar içerisinde bağımsız, yaşama yeminidir.

-Ulusal bilince erişildiğini göstermiştir.

– Misak-ı Milli’de ulusal bağımsızlık ve ülke bütünlüğü ile ilgili konular gündeme gelmiş ancak padişahın meclisteki etkinliği nedeniyle ulusal egemenlik ilkesi ön planaçıkarılmamıştır.

-Wilson Ilkeleri’ne uygun bir barışa hazır olunduğu vurgulanmıştır.

-Ulusal bağımsızlık mücadelesine yasallık kazandırmıştır (ikinci kez)

– Kurtuluş Savaşı’nın programını ve temelini oluşturmuştur (kesin şekli verilmiştir.).

> itilaf Devletleri’nin Misak-ı Milli KararlarınaTepkileri

^ Mebuslar Meclisi, Misak-ı Milli kararlarını 28 Ocak 1920’deki gizli oturumda kabul etmiş, ancak kararlar 17 Şubat 1920’de basına duyurulmuştur.

^ Bu kararlardan rahatsızlık duyan işgalci güçler, önce Hükümet ve Meclise baskı yaparak alınan bu kararların değiştirilmesini istediler.

NOT: İşgalci güçlerin bu tutumlarının nedeni; alınan bu kararları beklentilerine aykırı bulmalarıdır.

^ İtilafların ve padişahın baskıları sonucu, Sadrazam Ali Rıza Paşa istifa etti (3 Mart

1920). Yerine getirilen Salih Paşa da baskılar sonucu istifa etmiştir (2 nisan 1920).

^ İstekleri kabul edilmeyen işgalci güçler, 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ederek, Mebusan Meclisi’ni basıp dağıtmışlar ve 150 kadar milletvekilini ve aydını tutuklayarak Malta Adası’na sürgüne göndermişlerdir (İşgal, Mondros’un 7. maddesine dayandırılmıştır.).

ÖRNEK SORU

İstanbul’un Anlaşma Devletleri tarafından işgal edilmesi ve Mebuslar Meclisinin dağılmasına aşağıdakilerden hangisinin neden olduğu savunulabilir?

A) İstanbul Hükümeti’yle Temsilciler Kurulu’nun görüşme yapması

B) Ali Fuat Paşa’nın Kuvayımilliye Komutanlığına atanması

C) Hükümet üyelerinin Meclis dışından seçilmesi

D) Misakımillî’nin ilan edilmesi

E) Erzurum’da kongre toplanması

(2011 – KPSS) Cevap: D

NOT: Mebusan Meclisi’nin dağıtılması işgalci güçlerin, Türk halkının iradesini yok saydıklarını gösterir.

NOT: Kanun-u Esasi’ye göre, Mebusan Meclisi’ni açma – kapatma yetkisi padişahın elinde olmasına rağmen, Ingilizlerin meclisi basıp dağıtmaları, anayasaya aykırı bir durumdur.

^ İşgalden hemen sonra yayınlanan bildirideişgalci güçler;

❖ İşgalin geçici olduğunu,

❖ Amaçlarının saltanat makamının nüfuzunu kırmak değil, aksine padişahın Osmanlı idaresinde kalacak yerlerdeki nüfuzunu kuvvetlendirmek olduğunu,

❖ Anadolu’da karışıklık devam ederse, İstanbul’un Türklerden alınacağını,

❖ Herkesin saltanat makamı olan İstanbul’un emirlerine uyması gerektiğini belirtmişlerdir.

NOT: İtilaf Devletleri, İstanbul’un işgalinin dünya kamuoyunda kendileri hakkında oluşturacağı olumsuz imajı yok etmek, işgalden Anadolu hareketinin sorumlu olduğunu göstermek ve Milli Mücadele’yi engelleyerek halkın tepkisini azaltmak amacıyla bildiri yayınlamışlardır.

NOT: İstanbul’un İtilaflar tarafından işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması Türk halkının İstanbul Hükümeti’ne olan güvenini sarsmıştır.

Mustafa Kemal’in İşgale ve İtilaf

Devletleri’ne Tepkisi (19 Mart 1920)

^    Mustafa Kemal işgali öğrenince tüm yurdu bu

işgalden haberdar eden bir genelge yayınlamış, ayrıca İstanbul’daki İtilaf Devletleri temsilcileri ve bütün tarafsız ülkelere protestoda bulunarak aşağıdaki tedbirleri almıştır;

^ İstanbul ile tüm ilişkiler kesilecektir.

^ İstanbul’daki tutuklamalara karşılık Anadolu’daki İtilaf subayları tutuklanacaktır. ^ Bundan sonra İstanbul’a hiçbir ilden vergi gönderilmeyecek, İstanbul Hükümeti’nin gelirleri Ankara’da toplanacaktır.

^ İstanbul ve Adana’dan Anadolu’ya düşman askerlerinin sevkiyatının engellenmesi için Geyve ve Ulukışla demiryolları tahrip edilecektir.

^ Padişah tutsak olduğu için bundan sonra MilliMücadele padişah adına da yürütülecektir.

^ İstanbul’dan Anadolu’ya kaçabilen milletvekillerinin hakkı saklıdır. Ankara’da yeni açılacak olan Meclise katılabileceklerdir.

NOT-1: Bütün bu gelişmeler, saltanat ve hilafet yanlılarını da ulusal mücadelecilerin yanına yöneltmiş ve Ankara’da TBMM’nin açılmasına zemin hazırlamıştır.

NOT-2: Mustafa Kemal’in, İstanbul’da meclisin sağlıklı kararlar alamayacağı görüşü haklılık kazanmış, gerçekçiliği ve ileri görüşlülüğü kanıtlanmıştır.

NOT-3: Salih Paşa’nın istifası üzerine 5 Nisan 1920’de Damat Ferit Paşa yeniden sadrazamlığa getirilmiş ve hükümeti kurmuştur. 11 Nisan 1920’de de Padişah, Mebusan Meclisi’ni süresiz. olarak kapatmış (3. Kapatılış), böylece OsmanlıParlamento Tarihi de sona ermiştir.

KONUYLA İLGİLİ ÇIKMIŞ SORULAR

1. Misak-ı Milli’de;

1. Batı Trakya

II. Kars, Ardahan ve Artvin

III. Arap ülkeleri

IV. Doğu Trakya

yörelerinden hangilerinin siyasi geleceklerinin belirlenmesi için halk oylaması yapılması istenmiştir?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

C) I ve IV

D) I, II ve III

E) II, III, IV

(1999 – DMS)

2. Mustafa Kemal’in Erzurum Kongresi’ne katılması aşağıdakilerden hangisiyle meşruluk kazanmıştır?

A) Erzurum’da bulunan XV. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in Mustafa Kemal’i desteklemesi

B) Mustafa Kemal’in Ordu Müfettişliği görevinde bulunması

C) Kongre üyelerinden birinin istifa etmesi ve Mustafa Kemal’in onun yerine geçmesi

D) Mustafa Kemal’in Kongre başkanlığına seçilmesi

E) İstanbul Hükümeti’nin Erzurum Kongresi’nin toplanmasını engelleyememesi

(1999 – DMS)

3. Kurtuluş Savaşı’nda,

I. Padişah iradesine karşı bir ayaklanma başlatılmalıdır.

II. Türk ulusu işgallere katlanmak yerine, bağımsız yaşamak için savaşmalıdır.

III. Ordu alınan kararların uygulanmasında görevlendirilmelidir. 

kararları ilk kez aşağıdakilerden hangisinde ele alınmıştır?

A) Amasya Görüşmesi

B) Erzurum Kongresi

C) Sivas Kongresi

D) Alaşehir Kongresi

E) Son Osmanlı Mebuslar Meclisi

(1999 – DMS)

4. Sivas Kongresi’nde    delegeler,    vatanın kurtuluşu ve mutluluğundan başka hiçbir kişisel amaç izlemeyeceklerine, mevcut siyasi partilerden hiçbirinin    amaçlarına hizmet etmeyeceklerine dair yemin etmişlerdir.

Aşağıdakilerden hangisi, böyle bir yemine gereksinim duyulmasının nedenlerinden biridir?

A) Ülkede birlik ve beraberliğe gerek duyulması

B) Azınlık milletvekillerinin meclise girmesinin sakıncalı olacağı düşüncesi

C) Mebuslar Meclisi’nin kapalı olması

D) Müdafaa-i    Hukuk    kuruluşlarının yaygınlaştırılmak istenmesi

E) Kongre toplanmasının Cemiyetler Kanunu’na aykırı olması

(2000 – DMS)

5. Erzurum Kongresi’nde alınan “Temsilciler Kurulu doğuyu temsil eder” kararı, Sivas Kongresi’nde “Temsilciler Kurulu vatanın tümünü temsil eder.” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik Sivas Kongresi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine bir kanıttır?

A) Katılan üye sayısının daha az olduğuna

B) Ulusal bir kongre olduğuna

C) Temsilciler Kurulu seçiminin çok zor geçtiğine

D) Bazı üyelerinin üyeliklerinin saklı tutulduğuna

E) Manda ve himayenin kesinlikle reddedildiğine

(2000 – DMS)

6. I. Alaşehir Kongresi

II. Sivas Kongresi

III. Afyon Kongresi

IV. Erzurum Kongresi

yukarıdaki kongrelerden hangilerinde, Manda ve Himaye’nin reddi kararı alınmıştır?

A) I ve II

B) I ve III

C) II ve IV

D) I, III ve IV

E) II, III ve IV

(2001 – KMS)

7. I. Anadolu Ajansı

II. Yenigün

III. Hakimiyet-i Milliye

IV. Peyman-ı Sabah

yukarıdakilerden hangileri Kurtuluş Savaşı’nda ulusal hareketi destekleyen basın organları arasında yer alır?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

C) I ve II

D) I, II ve III

E) I, III ve IV

(2002 – KPSS)

8. I. Milis güçlerini destekleme

II. İstanbul Hükümeti’ne açıkça karşı çıkma

III. Bölgelerin Türklüğünü kanıtlama

IV. İşgal güçlerine karşı direnmeyi amaç edinme Yukarıdakilerden hangileri, Kurtuluş Savaşı’nda toplanan kongrelerin ortak özelliklerinden biri değildir?

A- Yalnız I    B-Yalnız II

C- I ve II

D- II ve IV

E- III ve IV

(2002 – KPSS)

9. Misak-ı Milli’nin hazırlanmasında, aşağıdakilerin hangisinde yapılan çalışmaların etkisi yoktur?

A) TBMM

B) Sivas Kongresi

C) Erzurum Kongresi

D) Amasya Buluşması

E) Son Osmanlı Mebuslar Meclisi

(2002 – KPSS)

10. Ali Galip Olayı aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?

A) Erzurum Kongresi’nin toplanması

B) Sivas Kongresi’nin toplanması

C) İstanbul mitingleri

D) TBMM’nin açılması

E) İngilizlerin Samsun’u işgali

(2003 – KPSS)

11. Temsilciler Kurulu, Amasya Görüşmeleri’nde İstanbul Hükümeti’nden Sivas Kongresi’nin saptadığı dış politikaya uymasını istemiştir.

Buna göre; Temsilciler Kurulu’nun, aşağıdakilerden hangisini vurguladığı savunulur?

A) Yabancı sermayeden yararlanması

B) Malta sürgünlerinin geri getirilmesi

C) Manda ve himaye reddi

D) Mebuslar Meclisi’nin İstanbul’da toplanması

E) Antlaşma Devletleri ile barış için görüşme yapılması

(2004 – KPSS)

12. Aşağıdaki kongrelerden hangisi,

– Doğrudan doğruya M. Kemal’in çağrısı üzerine toplanması

– Temsilciler Kurulu üye sayısında artırıma gidilmesi

özelliklerinden ikisine de sahiptir?

A) Sivas Kongresi

B) Erzurum Kongresi

C) Alaşehir Kongresi

D) Afyon Kongresi

E) Edirne Kongresi

(2005 – KPSS)

13. Hangisinin gerçekleştirilmesi ile ilgili kararlar Sivas Kongresi’nde alınmıştır?

A) Batı Cephesi’nin ikiye ayrılması

B) Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulması

C) Temsilciler Kurulu’nun Ankara’ya taşınması

D) Mustafa Kemal’in Meclis Başkanı seçilmesi

E) Milletvekili seçilmelerinin iki yılda bir yapılması

(2006 – KPSS)

14. Son Osmanlı Mebuslar Meclisi toplanmasında,

I. Sivas Kongresi kararları,

II. Erzurum Kongresi kararları,

III. TBMM’nin açılması

gelişmelerinden hangilerinin hızlandırıcı etkisi olduğunu savunabilir?

A) I B) II C) III

D) I, II E) II, III

(2006 – KPSS)

15. Amasya Görüşmeleri’ne katılan Salih Paşa’nın alınan kararların resmi nitelikte olmadığını Temsilciler Kurulu’na söylemesi, kendisiyle ilgili olarak hangisini gösterir?

A) Tutuklanmaktan korktuğunu

B) Alınan kararlarda etkili olduğunu

C) Görüşmelere hükümetten gizli katıldığını

D) Anadolu’daki ulusal harekete katılacağını

E) Kararları, hükümetin kabul etmesinden endişe duyduğunu    (2006    – KPSS)

16. Amasya Genelgesi’nde vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığının tehlikede olduğu, İstanbul Hükümeti’nin sorumluluğunu yerine getiremediği ve ulusu yok olmuş duruma düşürdüğü belirtilmiştir.

Bu sözlerin Kurtuluş Savaşı hakkında aşağıdakilerden hangisiyle ilgili bilgi verdiği savunulabilir?

A) Süresi    B) Nedeni    C) Programı

D) Kadrosu    E) Sonucu

(2006 – KPSS / Ortaöğrt.)

17. I. Kongre başkanının danışmanları

II. Kongreye katılan üyeler

III. Temsilciler Kurulu

Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde alınan kararları kongre adına yukarıdakilerden hangileri yürütmüştür?

A) Yalnız I    B) Yalnız II    C) Yalnız III

D) I ve II    E) II ve III

(2006 – KPSS / Ortaöğrt.)

18. Erzurum Kongresi’nde “Azınlıklara, siyasal egemenliği ve sosyal dengeyi bozacak şekilde yeni birtakım özel haklar verilmesi kabul edilmeyecektir.” kararı alınmıştır.

Bu karar aşağıdakilerden hangisine bir tepkidir?

A) Her türlü işgal ve ayrıcalıklara

B) Azınlıkların İstanbul’da kalmasına

C) Azınlıkların kendi kültürlerini korumalarına

D) Patrikhanenin Rumların dinî temsilcisi olmasına

E) Türkiye içindeki Müslüman olmayan azınlıkların Türk tebaası sayılmasına

(2007 – KPSS)

19. Aşağıdakilerden hangisi Misak-ı Millî’de yer alan konulardan biridir?

A) Batı cephesinin açılması

B) Düzenli ordunun kurulması gereği

C) Batı Trakya’nın geleceğinin halkoyuyla belirlenmesi

D) Temsilciler Kurulunun seçilmesi

E) Anadolu ve Trakya’daki Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin birleştirilmesi

(2010 – KPSS Lisans)

CEVAPLAR

1. D 2. C 3. A 4. A 5. B 6. C 7. D 8. B 9. A

10. B 11. C 12. A 13. B 14. D 15. E 16. B

17. C 18. A 19. C

I. TBMM’NİNAÇILMASI(23 NİSAN 1920)

>    16 Mart 1920’de İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin    dağıtılması,    Saltanat tutsak duruma düştüğü için İstanbul Hükümeti’nin görev ve sorumluluklarını yerine getirememesi gibi nedenler, Mustafa Kemal’e düşüncelerini gerçekleştirme fırsatı vermiş ve I. TBMM’nin açılmasına zemin hazırlamıştır.

> Mustafa Kemal 19 Mart 1920’de bir genelge yayınlayarak İstanbul’un işgalini protesto etmiş; Ankara’da yeni bir meclisin açılacağını, Anadolu’ya    kaçabilen    milletvekillerinin haklarının saklı olduğunu (14 milletvekili) ve açılacak olan Millet Meclisi’ne onların da katılabileceğini bildirmiştir.

NOT:    Bu    genelge    ile    İstanbul’daki milletvekillerine sahip çıkılması, ulusal iradenin pekiştirilmeye çalışıldığını gösterir.

>    İlk TBMM, Mart ayının son günlerinde yapılan seçimlerle Anadolu’dan seçilen milletvekilleri ve İstanbul’dan Ankara’ya kaçabilen milletvekillerinin katılımıyla 23 Nisan 1920’de en yaşlı üye olması sebebiyle Sinop Milletvekili Şerif Bey ’in geçici başkanlığında açıldı (120 milletvekili ile).

>    Mustafa Kemal Paşa, ilk Meclise AnkaraMilletvekili olarak katıldı ve 24 Nisan 1920’de Meclis Başkanlığı’na seçildi (TBMM’nin ilk resmi başkanı).

>    Mustafa Kemal’in 24 Nisan 1920’de Meclis’e yazılı olarak sunduğu önerge onaylanarak aynen kabul edilmiştir.

Bu önergeye göre;

1) Mecliste toplanmış olan ulusal iradeyi doğrudan vatanın geleceğine hâkim kılmak esastır. TBMM’nin üstünde hiçbir güç ve makam yoktur.

^ Osmanlı Hükümeti ve Saltanat yok sayılmıştır.

^ Meclisin “ihtilalci” özelliğini gösterir.

^ İleride Cumhuriyet yönetimine geçileceğini belirtmektedir (ulusal egemenlik).

2) Yasama (kanun yapma) ve Yürütme (Hükümet) yetkileri TBMM’ye aittir (Güçler birliği).

^ Bu sistemin kabul edilmesinin temel amacı; Meclisi, milletin tek temsilcisi haline getirmek ve Milli Mücadele’de çabuk karar alıp uygulayabilmektir.

^ Yasama ve Yürütme yetkilerinin TBMM’de toplanması, Cumhuriyet yönetimine geçileceğinin kesin bir göstergesidir.

^ Bütün yetkilerin TBMM’nin elinde toplanması demokrasiye terstir.

^ Meclis, gerekli gördüğü hallerde İstiklal Mahkemelerini kurarak yargı gücünü de kullanmıştır.

3) Hükümet kurmak zorunludur.

^ Yeni Türk Devleti’ne işlerlik kazandırmak amaçlanmıştır.

^ İstanbul Hükümeti’nin yerine başka bir hükümet kurulacağı belirtilmiştir.

4) Geçici kaydıyla bir hükümet başkanı tanımak veya padişah vekili atamak doğru değildir.

^ Meclisin, kararlarında bağımsız olması gerektiği ve sürekli olacağı vurgulanmıştır.

5) Hükümet işleri, Meclis içerisinden seçilecek bir heyet tarafından yürütülecektir. Meclis Başkanı bu heyetin de başkanıdır.

^ Bu kararla Meclis Hükümeti Sistemi kabul edilmiştir.

^ Bu karar aynı zamanda güçler birliğinin bir sonucudur.

^ Meclis Hükümeti sisteminden Kabine sistemine geçiş, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte olacaktır.

NOT: Meclisin açılması ve hükümetin kurulması ile Temsil Kurulu’nun görevi sona ermiştir.

6) Padişah ve halifenin geleceği, işgalcilerin baskısı bittikten sonra Meclis tarafından belirlenecektir.

^ Bu ilke ile meclis, saltanat makamının üzerinde yer almaktadır.

^ Ulusal egemenlik anlayışına ters olmasına rağmen böyle bir karar alınmasının nedeni;

ortamın böyle bir değişikliğe hazır olmaması ve halkın tepki gösterebileceği endişesidir.

NOT: İlk TBMM’nin yeni bir devlet düzenine geçilmesini sağlayıcı yönleri bulunmasına rağmen, bu yönleri ön plana çıkarılmamış, herkesin ortak tutkusu olan vatanın kurtarılmasına öncelik verilmiştir.

I. TBMM’NİN ÖZELLİKLERİ

i TBMM’nin açılmasıyla “Milli Egemenlik”ilkesi tam olarak ilk kez, gerçekleştirilmiştir. i Yeni bir devletin kurulmasını sağladığından “Kurucu Meclis sıfatını almıştır (Anayasa yapması bu duruma örnektir.). Ancak ulusal birlik ve beraberliği zedelememek için “olağanüstü yetkilere sahip meclistanımlaması yapılmıştır. i Yeni bir yönetim anlayışını ve egemenliğin kaynağını değiştirmeyi öngördüğü için “ihtilalci bir karakter taşımıştır. i Ulusal iradeyi vatanın geleceğine egemen kılmak istemesi, azınlıklara yer vermemesi, Misak-ı Milli’yi ve İstiklal Marşı’nı kabul etmesi “Ulusal bir meclis olduğunu gösterir. i Üyeleri seçimle belirlendiği için “Demokratik”, toplumun her kesiminden temsilcilere yer vermesi nedeniyle de “çoksesli bir meclistir. i Güçler birliği ilkesini benimsediği için “olağanüstü yetkilere sahip bir meclistir. i İstanbul’daki Mebusan Meclisi’nin devamı olmayıp tamamen halk egemenliği ilkesiyle kurulmuştur (Aynı zamanda Ayan Meclisi’nden de bu yönüyle ayrılır.). i Kurtuluş Savaşı’nı yönettiği için “savaşmeclisidir.

Yasalar önünde halkın eşitliği prensibini benimsediği için “halkçı bir meclistir. i Partileşme yoktur, gruplaşma vardır; Halk Zümresi (Bolşevikçiler), Islahat Grubu (Saltanatçılar), İstiklal Grubu (M. Kemal taraftarları), Müdafaa-i Hukuk Grubu (Mustafa Kemal tarafından kurulmuştur.), Tesanüd (Dayanışma)    Grubu    (Eski İttihatçılar), Yeşil Ordu (Çerkez Ethem yanlıları) ilk mecliste yer alan gruplardır.

-Teokratik bir meclistir; din ve şeriat işlerini yürütme görevini TBMM üstlenmiştir (1921 Anayasası’nın kabulü ile).

-Meclis Hükümeti Sistemi ni benimsemiştir; Meclis Başkanı Hükümetin de başkanıdır. Hükümet üyeleri (bakanlar) meclis içerisinden tek tek oylanarak seçilir, istenmeyen hükümet üyesi değiştirilebilir fakat hükümet düşmez. Bu sistemde Başbakan ve Cumhurbaşkanı gibi makamlar yoktur. TBMM bu makamların kendisidir.

– I. TBMM;

Düzenli orduyu kurmuştur (8 Kasım 1920).

Anayasayı yapmıştır (Teşkilat-ı Esasiye -1921).

Ülkeyi işgalden kurtarmıştır.

♦ Saltanatı kaldırmıştır (1 Kasım 1922).

Lozan’a heyet göndermiştir.

NOT-1: 25 Nisan 1920’de Mustafa Kemal’in başkanlığında 7 kişilik geçici bir icra heyeti “yürütme kurulu” oluşturulmuş, 3 Mayıs 1920’de “İcra Vekilleri Heyeti genişletilmiş ve Yeni TürkDevleti’nin ilk hükümeti kurulmuştur.

NOT-2: I. TBMM, Milli Mücadele yıllarında iyice yıprandığı için 1 Nisan 1923’te kendisini feshetmiş, yeni meclis 11 Ağustos 1923’te resmen göreve başlamıştır (1927’ye kadar).

^ I. TBMM’nin otoritesini güçlendirdiğininkanıtları;

^ Yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplaması

^ İstanbul Hükümeti’nin yaptığı ve yapacağı her türlü işlemi yok sayması ^ Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu kabul etmesi ^ İstiklal Mahkemeleri’ni kurması ^ Ayaklanmaları bastırması ^ Vergi oranlarını arttırması ^ Kurtuluş Savaşı’nı kazanması

NOT-3: Ceride-i Resmiye: İlk resmi gazetedir. 7 Şubat 1921’de ilk sayısı yayınlanmıştır. TBMM Hükümeti’nin yaptığı atamalar, genelgeler ve yasaları yayınlamıştır. 10 Eylül 1923’te “Resmi Ceride” adını almış, Cumhuriyet’in ilanından sonra “Türkiye Cumhuriyeti’nin Resmi Gazetesi’dir.” kaydıyla çıkmıştır.

^ I. TBMM’nin Çıkardığı Kanunlar

^ Ağnam (hayvan vergilerinin 4 katına çıkarılmasına dair) Kanunu (ilk kanun – 24 Nisan 1920)

^ Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920)

^ İstiklal Mahkemeleri Kanunu (11 Eylül 1920)

^ Firariler Hakkında Kanun (11 Eylül 1920)

^ Düzenli Ordu Kanunu (8 Kasım 1920)

^ Nisab-ı Müzakere Kanunu (Meclis içtüzüğü – 5 Eylül 1920)

^ Men-i Müskirat Kanunu (Milli Mücadele’ye mali kaynak sağlamak amacıyla içki ve tütün mamulleri yasaklanmıştır – 10 Eylül 1920)

^ Men-i İsrafat Kanunu (Her türlü israf yasaklanmıştır – 25 Kasım 1920)

^ Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (20 Ocak 1921)

^ İstiklal Marşı Hakkında Kanun (12 Mart 1921) ^ Başkomutanlık Kanunu (5 Ağustos 1921)

I. TBMM’YE KARŞI AYAKLANMALAR

Nedenleri:

^ Saltanat ve hilafetin otoritesini devam ettirme düşüncesi (Damat Ferit’in amacı)

^ Ulusal bilinci yok ederek TBMM’yi halktan uzaklaştırmak (İtilafların ve İstanbul Hükümeti’nin amacı)

^ Vatanı bölerek yeni devletler kurma düşüncesi (Rum ve Ermeni azınlıkların amacı)

^ Büyük bir devletin himayesine girme isteği (Bazı manda yanlılarının amacı)

^ Boğazları daha uzun süre elde tutma planı (İngilizlerin amacı)

^ Bazı Kuva-i Milliye birliklerinin disiplinsiz hareketleri

> Damat Ferit, Ulusal Hareketi engellemekiçin;

^ 4 Mayıs 1920’de Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarım idama mahkûm ettirmiş, resmi rütbe ve nişanlarının alınması emrini vermiştir. ^ Düşmanla işbirliği yaparak, irticayı harekete geçirmiş, TBMM’yi etkisiz ve yetkisiz duruma düşürmeye çalışmıştır.

^ Halifenin ve Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi’nin fetvasıyla ulusal hareketin lider kadrosunu din düşmanı ilan etmiştir.

^ İtilaf Devletleri’yle bir an önce bir barış antlaşması (Sevr) yaparak işgalleri resmileştirmek istemiştir.

Ayaklanmalar Dört Gruba Ayrılır;

A. Doğrudan İstanbul Hükümeti Tarafındançıkarılan Ayaklanmalar

1) Ahmet Anzavur Ayaklanması

^ Balıkesir ve çevresindeki Kuva-i Milliye güçlerini dağıtmak amacıyla, İngiliz desteğiyle; ordudan atılmış eski bir subay olan Ahmet Anzavur tarafından çıkarılmıştır.

^ Bu isyan Çerkez Ethem’e bağlı Kuva-i Seyyare ve Ali Fuat Paşa’ya bağlı mili güçler tarafından bastırılmıştır (16 Nisan 1920).

2) Kuva-i İnzibatiye (Halifelik Ordusu)Ayaklanması

^ Damat Ferit tarafından milli güçleri dağıtmak amacıyla İzmit ve çevresinde çıkartılan isyandır.

^ Bu isyan Ali Fuat Paşa’nın birlikleri tarafından bastırıldı. Birçok Kuva-i İnzibatiye eri milli güçlere katıldı (25 Nisan 1920).

NOT: Bu isyanlar İngilizlerin, Boğazları daha fazla elde tutmak amacıyla padişah ve hilafet makamını kullanarak İstanbul Hükümeti’ne çıkarttıkları isyanlardır.

B) İstanbul Hükümeti’nin ve İşgal GüçlerininKışkırtmaları Sonucu Çıkan Ayaklanmalar

^ Bu ayaklanmaların çıkmasında halkın dini duygularını istismar ederek Milli Mücadele’yi engellemek, İtilaf Devletleri’nin işgal ettikleri topraklara yerleşmesini sağlamak, İngilizlerin Boğazlar ve çevresini denetim altına almak ve azınlıklardan yararlanmak gibi nedenler etkili olmuştur.

^ Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı (Boğazlar için), Bozkır, Delibaş Mehmet (Konya – engeniş kapsamlı dini ayaklanma), Şeyh Eşref (Bayburt), Şeyh Recep (Sivas), Ali Batı (Mardin),    Koçgiri (Sivas    ve Erzincan),

Çapanoğulları (Yozgat), Çopur Musa (Afyon), Milli Aşiret (Urfa), Cemil Çeto (Batman    – Garzan) bu    ayaklanmaların

başlıcalarıdır.

C)    Önceden    Kuva-i Milliye    Yanlısı Olup

Sonradan Ayaklanma Çıkaranlar

^ Düzenli ordunun kuruluş aşamasında belirli bir disiplin ve otorite altına girmek istemeyen bazı Kuva-i Milliye şefleri tarafından çıkartılmıştır.

^ Bunların başlıcaları; Çerkez Ethem (Kütahya), Demirci Mehmet (Denizli) ve Yörük Ali (Manisa) ayaklanmalarıdır.

^ Bu isyanlar, I. İnönü Zaferi’nin kazanılmasının ardından 20 Ocak 1921’de kesin olarak bastırılmıştır.

D) Azınlıklar_Tarafından_Çıkarılan Ayaklanmalar

^ Osmanlı Devleti’nin iyice zayıflamasına paralel olarak Ermeniler Doğu Anadolu’da, Rumlar da Doğu Karadeniz’de bağımsız bir devlet kurabilmek amacıyla ayaklandılar.

^ Batı Anadolu’da ise işgalci Yunan ordusundan aldıkları destekle isyan etmiş olan Rumların bu isyanları Büyük Taarruz sonucunda sona ermiştir.

NOT: I. TBMM’ye karşı çıkan ayaklanmaların içerisinde en uzun süreli olanları azınlık ayaklanmalardır. Özellikle de Rumların isyanı düzenli ordunun kurulabilmesiyle 6 Şubat 1923’te bastırılabilmiştir.

TBMM’nin Ayaklanmalara Karşı AldığıÖnlemler

^ 29 Nisan 1920’de “Hıyanet-i VataniyeKanunu” (Vatana İhanet Yasası) çıkarıldı. Buna göre;

^ TBMM’ye sözle veya fiili olarak karşı çıkan herkes vatan haini kabul edilecektir.

^ İstanbul’dan gelen hiçbir evrak kabul edilmeyecek, edenler vatan haini sayılacaktır (Sevr’i imzalayanlar ve kabul edenler vatan haini ilan edilmiştir.).

^ Vatan hainlerini yargılamak amacıyla, Meclis içersinden salt çoğunluğun oyuyla 3 milletvekili seçilerek İstiklal Mahkemelerikuruldu (18 Eylül 1920).

^ İstanbul Hükümeti’nin fetvasına karşılık olarak Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi ve 150 din adamının imzasıyla karşı fetva hazırlandı.

^ Ankara’da açılan radyo (Anadolu Ajansı) ve gazete (Hâkimiyet-i Milliye) ile İstanbul Hükümeti’nin basın – yayın yoluyla yaptığı aleyhte propagandalara karşılık verildi.

^ Halkı bilinçlendirmek için “İrşad (Öğüt)Heyetleri kurulmuştur.

^ İleriki dönemde Kuva-i Milliye birlikleri kaldırılmış ve yerlerine Düzenli Ordu kurulmuştur.

ÖRNEK SORU

Kurtuluş Savaşı’nda, TBMM Hükümetinin yarı resmî yayın organı hâline gelen gazete aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hakimiyet-i Milliye

B) Peyam-ı Sabah

C) İrade-i Milliye

D) Yenigün

E) İkdam

(2009 – KPSS) Cevap:A

NOT-1: TBMM’nin Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu çıkanp    İstiklal Mahkemeleri’ni kurması,

ayaklanmaları önlediği gibi düzenli ordunun kurulmasını da    hızlandırmıştır.    Böylece

TBMM’nin Anadolu’daki gücü ve otoritesi artmıştır.

NOT-2: İstiklal Mahkemesi üyelerinin Meclis içerisinden seçilmesi TBMM’nin yargı yetkisini de kullandığını gösterir.

NOT-3: İstiklal Mahkemeleri ileriki dönemde, Tekalif-i Milliye Emirleri’nin uygulanışı sırasında, Şeyh Sait İsyanı sonucunda, Mustafa Kemal’e suikast girişimi nedeniyle ve Menemen İsyanı sonucunda tekrar kurulacaktır. Ancak 1924 Anayasası’nda yapılan değişiklikle 1949’da kaldırılmıştır.

Ayaklanmaların Sonuçları

^ Ayaklanmaları bastırmasındaki başarılarından dolayı, TBMM’nin halk üzerindeki gücü ve otoritesi arttı.

^ TBMM, elindeki insan ve malzeme gücünü ayaklanmaları bastırmak için kullandığından, düzenli ordunun kurulması ve Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşması gecikti.

^ İtilaf Devletleri ve Yunanlılar, TBMM’nin ayaklanmalarla uğraşmasından yararlanarak işgallerini genişlettiler (İngilizler Bandırma yakınlarına kadar, Yunanlılar ise Doğu Trakya, Bursa ve Uşak çizgisine kadar ilerlediler.).

NOT: Bu ayaklanmaların İstanbul Hükümeti’nce desteklenmesi “Ulusal Egemenlik”, İtilaflarca desteklenmesi “Ulusal Bağımsızlık”ı engellemeye yöneliktir.

ÖRNEK SORU

Aşağıdakilerden hangisinin, TBMM’nin varlığına yönelik tehditleri önleme amacı yoktur?

A) Düzenli ordunun oluşturulması

B) Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun çıkarılması

C) Meclis Hükümeti sisteminin benimsenmesi

D) Ayaklanmaların bastırılması

E) İstiklal Mahkemeleri’nin kurulması

(2003/KPSS) Cevap: C

ÖRNEK SORU

I. Menemen Olayı’nın bastırılması,

II. Yozgat Ayaklanması’nın bastırılması,

III. İnönü Savaşları’nın kazanılması,

Kuvay-ı Milliye yukarıdakilerin hangilerinde etkili    olmayı    başarmıştır?

A) Yalnız I    B) Yalnız II C) Yalnız III

D) I ve III E) I, II ve III

(2005/KPSS) Cevap: B

ÖRNEK SORU

Aşağıdaki ayaklanmalardan hangisi, Kurtuluş Savaşı’nda    çıkan ayaklanmalardan    biri değildir?

A) Menemen Ayaklanması

B) Delibaş Mehmet Ayaklanması

C) Çopur Musa Ayaklanması

D) Şeyh Recep Ayaklanması

E) Cemil Çeto Ayaklanması

(2006/KPSS Lisans) Cevap: A

ÖRNEK SORU

Hıyanet-i Vataniye Kanunu aşağıdakilerden hangisi için çıkartılmıştır?

A) Seçimlerin yapılması

B) TBMM’nin varlığının korunması

C) Saltanatın kaldırılması

D) Düzenli ordunun kurulması

E) Osmanlı hanedanının yurt dışına gönderilmesi

(2006/KPSS Önlisans) Cevap: B

ÖRNEK SORUTBMM’nin    açılmasından    sonra,

I. Mecliste gruplaşmaların oluşmaya başlaması,

II. Kuva-i Milliye birliklerinin ihtiyaçlarının Milli Savunma    Bakanlığınca    karşılanması,

III. Batı ve Güney Cepheleri’nin Genelkurmay Başkanlığı’na bağlanması

gelişmelerinden hangileri, askerî gücün belli bir otoriteye bağlı olmasının gerekliliği görüşünün uygulandığını gösterir?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III

D) I ve II    E)    II    ve    III

(2007/KPSS) Cevap: E

ÖRNEK SORU

Aşağıdakilerden hangisi TBMM’ye karşı başlatılan ayaklanmaların nedenlerinden biri değildir?

A) Seçim çalışmalarının başlaması

B) Azınlıkların devlet kurmak istemesi

C) İstanbul Hükümetince halkın dinî duygularının kötüye kullanılması

D) Osmanlı Devleti’nin zayıflığından yararlanarak bazı ailelerin otoriteyi ellerine geçirmesi

E) Bazı Kuva-i Milliye birliklerinin yeni orduya katılmaya ve devlet düzenine girmeye karşı olması

(2008/KPSS Lisans) Cevap: A

ÖRNEK SORU

Aşağıdakilerden hangisi, TBMM’ye karşı çıkarılan ayaklanmaların sonuçlarından biridir?

A) Ulusal kongrelerin toplanması

B) Ulusal mücadelenin zorlaşması

C) Azınlık ayaklanmalarının çıkması

D) Tekâlif-i Millîye Emirlerinin çıkarılması

E) Afganistan’la dostluk antlaşmasının imzalanması

(2008/KPSS Önlisans) Cevap: B

ÖRNEK SORU

İlk TBMM’de ülkenin düşman işgalinden kurtuluşuna kadar, milletvekillerinin siyasal parti ve grup hareketlerini yasaklayan hükümler getirilmeye çalışılmasındaki amacın aşağıdakilerden hangisi olduğu savunulabilir?

A) Anayasal düzene geçmek

B) Çok partili döneme geçişi geciktirmek

C) Meclisteki milletvekili sayısını değişmeyen hâle getirmek

D) Anadolu ve Rumeli’deki ulusalcı düşüncede olanları bir cemiyet altında birleştirmek

E) Ulusal birliğin parçalanmasını engellemek

(2008/KPSS Ortaöğretim)    Cevap:    E

SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI(10 AĞUSTOS 1920)

> Sevr’in I. Dünya Savaşı’nı bitiren diğer barış antlaşmalarına göre geç imzalanmasınınnedenleri şunlardır;

^ Mondros Ateşkesi’nin bir barış antlaşması gibi geniş ve işgal içeren maddeler taşıması,

^ İtilaf Devletleri arasında Osmanlı topraklarının paylaşımıyla ilgili anlaşmazlık yaşanması, (Rusya’nın savaştan çekilmesiyle bu devlete vaat edilen toprakların ne olacağı konusu),

^ Paris Konferansı’nda İzmir’in Yunanlılara verilmesinden dolayı İngiltere ve İtalya arasında çıkan anlaşmazlık ve İtalya’nın konferansı terk etmesi,

^ İtilaf Devletleri’nin ayaklanmalar yoluyla amaçlarına ulaşabilecekleri düşüncesi,

^ Anadolu’da Milli Mücadele’nin başlaması (en önemlisi)

Sevr’e Doğru Hazırlıklar

^ İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti ile yapılacak olan barış antlaşmasının şartlarını belirlemek üzere İtalya’nın San Remo kentinde bir konferans düzenlediler (18 – 26 Nisan 1920).

^ Bu konferansa Osmanlı Hükümeti adına katılan Tevfik Paşa önerilen taslağı kabul etmeyince İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti’ni antlaşmayı imzalamaya zorlamak için 23 Nisan 1920’de Yunan ordusunu Bursa – Uşak çizgisi yönünde ve Trakya’ya kadar ilerlettiler. Yunan ordusu kısa zamanda Batı Anadolu’yu da işgal etti. Hem Kuvai Milliye, hem de Osmanlı askerleri yenildi.

^ Bu gelişmeler üzerine daha fazla toprak kaybına uğramaktan ve Yunan ordusunun İstanbul’a gelebileceğinden çekinen Padişah Vahdettin ve Damat Ferit Hükümeti “Saltanat Şurası (Komisyonu)”nı derhal toplayarak barış taslağının kabul edilmesini kararlaştırdılar (22 Temmuz 1920).

^ Antlaşma; Osmanlı Hükümeti adına Osmanlı delegeleri Maarif Nazırı (Milli Eğitim Bakanı) Bağdatlı Hadi Paşa, Şuray-ı Devlet (Danıştay) Başkanı Rıza Tevfik Bey ve Bern Sefiri (Elçisi) Reşat Halis Beyler tarafından Paris’in Sevr kasabasında imzalandı (10 Ağustos 1920).

Antlaşmanın Maddeleri

A) Sınırlar:

^ Güneydoğu Anadolu, Çukurova, Lübnan ve Suriye Fransa’ya bırakılacaktır.

^ Doğu Trakya, Batı Anadolu ve Ege Adaları Yunanistan’a bırakılacaktır.

^ Arabistan ve Irak (Ortadoğu) İngiltere’ye bırakılacaktır.

^ Güneybatı Anadolu (Antalya, Konya, İç Batı Anadolu, Göller Bölgesi, Muğla), Rodos ve Oniki Ada İtalyanların egemenliğine girecektir.

^ Giresun, Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Çorum, Kayseri’nin doğusu, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Bolu, Zonguldak ve Bilecik Osmanlı Devleti’nin elinde kalacaktır.

NOT: Bu maddelerle Osmanlı Devleti’nin bütün stratejik noktaları İtilaf Devletleri arasında paylaşılmıştır.

B) Siyasi Hükümler:

^ İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak, ancak Osmanlı Devleti barış şartlarını ve azınlık haklarını koruyamazsa İstanbul da Türklerin elinden alınacaktır.

^ Boğazlar, aralarında Türk temsilci olmayan uluslar arası bir komisyon tarafından yönetilecek, tüm devletlerin gemilerine açık olacak (savaş zamanı dâhil) ve bu komisyonun ayrı bir bayrağı ve bütçesi olacak, geçişler paralı yapılacaktır.

^ Azınlıklara geniş haklar verilecektir.

^ Doğu Anadolu’dan başlayıp sınırları Karadeniz’e kadar ulaşacak, ABD mandasında bir Ermenistan ve buna bağlı özerk bir Kürdistan kurulacaktır.

NOT: Bu maddelerle Osmanlı Devleti’nin hukuki varlığı devam ettirilmiş, ancak siyasi yönden varlığı sona ermiştir.

C) Askeri Hükümler:

^ Osmanlı ülkesinde mecburi askerlik kalkacak ve askerlik paralı olacaktır.

^ Osmanlı ordusu 50.700 kişiye indirilecek ve ordu ağır silahlardan arındırılacaktır.

^ Ordudaki subayların % 70’i yabancı olacak, ordu sadece sınırları korumak ve iç asayişi sağlamak (jandarma görevi) için kullanılacaktır.

^ Deniz gücü sınırlı olacak, donanma 13 küçük gemiden oluşacaktır.

NOT: Bu maddelerle Osmanlı Devleti savunmasız hale getirilmiştir.

D) Ekonomik Hükümler:

^ Osmanlı maliyesinin kontrolü İtilaf Devletleri’nin oluşturduğu Mali Komisyon’a bırakılacaktır. Bu komisyonun izni olmadan iç ve dış borçlanma yapılmayacaktır.

^ Kapitülasyonlar yeniden yürürlüğe girecek ve bu kapitülasyonlardan bütün devletler yararlanacaktır.

^ Osmanlı Devleti savaş tazminatı ödeyecektir.

^ Osmanlı uyruğundaki herhangi bir kişi, İtilaf Devletleri’nin vatandaşlığına geçebilecek, vatandaşlığa geçtiği tarihten itibaren her türlü kapitülasyondan yararlanabilecek, askerlik yapmayacak, Osmanlı’ya vergi vermeyecek, tekrar    Osmanlı vatandaşlığına geçemeyecektir.

NOT: Bu maddelerle İtilaf Devletleri, Osmanlı ekonomik hayatında daha fazla etkinlik kazanmayı ve Türk ulusunu yasal yollarla yok etmeyi amaçlamışlardır.

Antlaşmanın Önemi:

^ Osmanlı Devleti’nin imzaladığı en sonantlaşmadır.

^ Osmanlı Devleti bu antlaşma ile fiilen sonaermiştir.

^ Sevr ölü doğmuş ve hiçbir zaman uygulanamamış bir antlaşmadır.

NOT: 1878’de imzalanan Ayestefanos Antlaşması ve Sevr Antlaşması’nın ortak özelliği; imzalandıkları halde yürürlüğe girmemiş olmalarıdır.

^ Osmanlı Anayasası’na (Kanun-u Esasi) göre padişah veya hükümetin imzaladığı bir antlaşma, Mebusan Meclisi’nde onaylanırsa resmen yürürlüğe girerdi.

^ 11 Nisan 1920’de Mebusan Meclisi dağıtıldığı için Sevr Antlaşması Meclis’te onaylanamamıştır. Bu nedenle antlaşmanınhukuki bir geçerliliği yoktur.

^ Sevr Antlaşması’nın yürürlüğe konamamasının en önemli nedeni; Milli Mücadele’nin başarıya ulaşmasıdır.

^ Bu antlaşma, ülkenin parçalanmasına neden olduğu için Misak-ı Milli’ye aykırıdır. Aynı zamanda padişah bu antlaşmayı onaylamakla halkın iradesine yani çoğunluğun görüşüne ters düşmüştür.

^ Osmanlı yönetiminin teslimiyetçi bir tutum sergilemesi, TBMM’ye katılımları arttırmış ve ulusal bilinci kamçılamıştır.

^ Wilson İlkeleri’ne (12. maddeye) rağmen, Türk ulusunun bağımsız yaşama hakları gasp edilmiştir. Bu nedenle Ulusal Kurtuluş Savaşı, Türk ulusunun haklarını koruyabilmesi için son ve tek çözüm haline gelmiştir.

Sevr Antlaşması’na Karşı Tepkiler ve SonrakiGelişmeler:

^ Antlaşmanın imzalanması İstanbul ve Anadolu’da tepkiyle karşılanınca Damat Ferit Hükümeti istifa etmiştir.

^ TBMM, antlaşmayı kabul etmediğini açıklarken; bu belgeyi imzalayanları ve Saltanat Şurası’nda onaylayanları, ayrıca uygulatmaya çalışanları vatan haini ilan etmiş ve Hıyanet-i Vataniye Yasası’na göre yargılanmalarını kararlaştırmıştır.

^ Sevr Antlaşması’ndan sonra Ermenistan ve Kürdistan devletlerini kurma çalışmaları da hızlanmıştır.

BİLECİK GÖRÜŞMESİ(5 ARALIK1920)

> TBMM adına Mustafa Kemal ile İstanbul yönetimi adına Tevfik Paşa Hükümeti’nden Ahmet izzet Paşa ve Salih Paşa arasında yapılmıştır.

> Görüşmelerden herhangi bir sonuç çıkmamış; İstanbul’dan gelenler zoraki Ankara’ya götürülmüşlerdir.

Bundan amaç; İstanbul yönetiminin Ulusal Harekete katıldığı izlenimini vermektir. Ankara’ya gelenlerin Mart 1921’de İstanbul’a dönmelerine izin verilmişse de Münir Bey (Ertegün) kendi isteği ile Ankara’da kalmıştır. Bu görüşmeler, TBMM’nin yasal (siyasi) varlığını tanıtması ve gücünü kanıtlaması açısından önemlidir.

Beğendin mi? Paylaş:)WhatsappYazdır

Yorum Yap